Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Bizden Makaleler


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Üst Akıl Erdoğan'ı Gönderecek!
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
469
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 25.Şubat.2017, 14:27   #1
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,612
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,584
845 Mesajına 1,585 Teşekkür Aldı
Standart Üst Akıl Erdoğan'ı Gönderecek!

Erdoğan tarzı başkanlık sistemi, demokrasinin tasfiyesi üzerinden, inşa edilmesi tasarlanmıştır. Bu tarz, Trump öncesi dünyanın, Türkiye koşullarına uygun görünen ve devletin kendisini korumaya aldığı bir tarzdı. Gerçekte Türkiye devletinin dış basınca karşı direniş çağıydı.

Demokrasinin tasfiyesi, Türkiye devletinin tercihi değil, dış basıncın bir dayatmasıdır. Şayet Türkiye kendisini korumaya almamış olsaydı, bugün Türkiye ekonomisi diye bir şey kalmazdı.

Dünya pazarı, bütünselliğini yitirmektedir. Devletler, yeniden iç pazarlara yönelmektedir. İlk adım ABD tarafından atılmıştır. ABD tarzı, dışarıdan sermayelerin akması ile birlikte içerdeki sermayelerin dinamizm elde etmesidir. Yani burada esas olan dışarıdan sermayelerin akışıdır.

Eskinin dev emperyalisti, dünya üzerindeki sermayeleri, kendi iç pazarına çekerek, devletine ve ekonomisine ömür elde etmiştir. ABD bunu geniş imkânları sayesinde başarmaktadır. Her emperyal devlet ABD ile ayni imkânlara sahip değildir. AB ve Japonya arz fazlası devletlerdir. Onlar ABD gibi iç pazarlarında talep yaratamazlar. Dolayısıyla dış pazarlara muhtaçlar. Şayet iç pazarlar, gümrük duvarları ile kapanırsa AB ve Japonya’nın eli kolu bağlanacaktır.

Eskinin emperyalistleri, sermaye fazlası demokrasilerdir. Sermayeler eksildikçe, demokrasiler eksilecektir. ABD’nin sermaye eksilmesi Trump’ı getirmiştir. AB ve Japonya’da benzerlerini getirecektir. ABD ye sermaye akması, Trump’ın diktasını yumuşak tutacaktır. Yani demokrasi, nispeten devam edecektir. Dış pazarlara girmekte zorlanacak olan emperyalist ülkelerde ise demokrasilerde kırılmalar göreceğiz. Gümrük duvarları, sermaye akışını sekteye uğratacaktır.

Sermaye egemen toplumlarda, sermayenin merkeze çekilme eğilimi ve buna bağlı olarak da demokrasinin Tepeye çekilme eğilimi vardır. Demokrasi toplum içerisinden tepeye doğru çekildikçe orada terör ve cehalet tezahür eder. Demokrasi toplumun içerisinden kaybolursa orada komünizm tezahür eder. Emek egemen toplumların komünizme evrilmeleri, demokrasilerin toplumların içinde kaybolmaları ile ilgilidir. Avrupa demokrasisi dünyanın en geniş demokrasisi olarak bilinir ama orası bir türlü komünizme yakınlaşmaz. Çünkü sermaye egemen bir toplumdur ve demokrasi toplumun tepesinden taşan sermaye ile yayılmıştır.

Bugün Türkiye sermaye egemen bir toplumdur. Türkiye’de sermaye öznel etkiler nedeniyle merkeze çekilmiş ve demokrasi de tepe de tezahür etmiştir. Yani nesnel sürecin etkileri değil, özel olarak devlet müdahaleleri ile sermaye merkeze çekilmiştir. Dolayısıyla, öznel etkiler geri çekildiğinde, demokrasinin yeniden aşağıda zuhur etmesi mümkündür. O nedenle üretim ekonomisi diyorlar ve o nedenle yeniden fabrika ve tarım üretimini teşvik ediyorlar. Bu doğru bir çözüm değildir. Yeni bir yanlışla ve yine öznel etkileri devreye alıyorlar. Ekonomi, kendi nesnel zemini ile buluşursa bu mümkündür. Bunun nasıl olacağını zamanla konuşacağız. Bu bir devrim meselesidir. Bundan dolayı, hayır oylarının kazanmasını devrim başlangıcı olarak niteliyorum.

Sermaye egemen Türkiye devleti iç dinamizme geri dönebilir mi? Türkiye devleti çözümü çok zor bir ikilemle karşı karşıya kalmıştır. O nedenle net kararlılık gösteremez. Öncelikle ürkek adımlarla Erdoğan ile yollarını ayıracaktır. Ardından deneysel pratiklerle nesnel dinamizme geçmeye çalışacaktır. Türkiye devleti gerçek bir açmazla karşı karşıyadır. Bu açmazın varacağı yer devrimdir. Türkiye devletinin devrime ihtiyacı vardır. Türkiye devleti kendi içinde devrim yapabilir mi? Çok tartışma isteyen bir konudur. Günümüz sosyalist teorisyenlerinin bir kısmının devrim anlayışlarının böylesi durumdan kaynaklandığını düşünüyorum. Muhtemelen devrim denilince devletin içine girmeyi ve devletin açmazına çözüm üretmeyi anlıyorlar. Ben yine de bu konunun açık işlenilmesi ve tartışılmasından yanayım.

Bu durum geçmişin devrim ve karşıdevrim ikilemine hiç benzemiyor.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com