Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > DEVRİMCİ TEORİ > Araştırma ve Çalışma Grupları


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
NOTLARIM
Cevaplar
9
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
1338
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01.Ocak.2019, 15:34   #1
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,803
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 501
397 Mesajına 1,049 Teşekkür Aldı
Standart NOTLARIM

Başlık altında,öznel olarak önemsediğim çeşitli konulardaki notlarımı paylaşıcağım, dileyen faydalanıp kullanabilir.

Ek:Sorusu olan arkadaşlar, Özel Mesaj yoluyla sorarsa sevinirim, sadece not olsun.Okuyacak insanlar, lüzumsuz/konu dışı sorularla muhattap olmazsa, yoğunlaşabilir ve daha verimli olur.
Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Nikolai Kibalchich Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 01.Ocak.2019, 17:05   #2
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,803
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 501
397 Mesajına 1,049 Teşekkür Aldı
Standart

Roma halkı (populus romanus) üç tribus'ta(büyük topluluk) toplanmıştı.Her tribus,10 curia' ya(fratri); her curia 10gens'e (klan) bölünmüştü.

Böylece populus romanus'u 3 tribus , 30 curia , 300 gens oluşturuyordu.

fratri:bir dizi klanın bir araya gelmesiyle oluşan büyük soy bazlı topluluk,egzogami(dışevlilik) yasası vardır.Topluluğu oluşturan iç klanlar arası iç büyüme esastır.

Siyasi haklar da dahil olmak üzere tüm yurttaşlık haklarından,sadece gens'lere üye olan yetişkin erkekler faydalabiliyordu( Antik greek'de hemen hemen aynı kural vardır.)

Her klanın kendi şefi her curia'nın kendi tapınağı ve curio denilen rahibi vardı.

gens > curia > tribus > Romus popularus.

Her romalının üç ismi vardı:Praenomen , nomen, cognomen.İlki şahsi isim, ikincisi mensup olduğu gens'in ismi, üçüncüsüde o gens'in içinde ait olduğu familia'nın ismi.

Gaius İulius Casear(Sezar) <İulius> gensinin, Caesar familia'sına mensup Gaius .


Bir efendinin koruması altında bulunup ona kölelik eden kişiye client(sığıntı yada yanaşma) deniyordu

Patronus( koruyucu roma kaynağına göre / bana göre efendi)

Pleb ve clientler mülk edinebilirdi lakin gens'lere üyeliklere olmadığı için politik haklardan mağrumlardı.

Kral(rex) - İmperium(yürütme erki/iktidarı)-

Seçimle işbaşına gelen kral,rahiplik yargıçlık komutanlık gibi görevleride üstlenmişti.

Kralı seçen meclis, tebaların curialar olarak katıldığı comitia curiataydı.

Bu meclisin yasama yetkisi vardır.

Kralın danışma meclisi senato(senatus), patres(babalar) olarak gens başkanlarından oluşur.

Senatonun comitia curiata kararlarını tartışıp onaylamasından kaynaklanan bir çeşit saygınlığa (auctoritas) sahip olduğudur.

Senatörlerin soyundan gelenlere patrici adı verilir.

Servius Tullius döneminde yurttaşlık soya değil 'konaklama ve mülkiyet' ilkesine bağlandı.Böylece patrici pleb farketmeksizin servet dilimleri baz alınıp beş sınıf ortaya çıkarıldı

Her sınıf toplumsal ve askeri örgütlenme birimleri olan centuria'lara bölündü.

Varlık edinmesi yasak olan bir sınıf bu centuria'lara giremeyenlere proletarii deniyordu.

Proles: Yalnızca çocuk üretmekte yetkindi.Prolesler Pleblerden sınıf olarak düşüktü, mülki hakkı yok/yasak.

Proles > proletarii

Tüm centuriaların tek oy hakkıyla katıldığı comotia centuriata adındaki yeni meclis zamanla savaş gibi büyük hadiselerin kararını verme yetkinliğine ulaştı.

Comitia centuriata en varlıklı sınıfların hizmetindeydi, çünkü bu sınıf içerdiği centuria sayısı nedeniyle oy çoğunluğu oluşturuyordu.

Kral tarquinus döneminde res publica-kamuya ait düzeni olarak yeni bir form getirildi.

Nexum:Pleblerin borçlarını ödeyemedikleri takdirde düştükleri pozisyon borç kölesi.

İmperium kabiliyetine sahip iki consul(Konsül) comitia centuriata tarafından bir yıllığına seçiliyordu.

Magistra:yüksek devlet görevlisi.

Quaestor: konsül yardımcısı

Censor: liste düzenleyicisi/ sosyal düzenleyici/ahlak bekçisi

Preator:yargı işleriyle ilgili.

Plebler zaman içinde politik kabiliyete kavuştular( sadece varlıklıları)

Secessio: Roma'dan ayrılıp başka kent kurma./ Pleblere verilen ''özgürlük--------Coercitio:Zor kullanmak

Zengin pleblerin patriciler ile evlenebilenlere verilen isim OPTİMATES.

Equites (atlılar)
Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Nikolai Kibalchich Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 01.Ocak.2019, 17:41   #3
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,803
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 501
397 Mesajına 1,049 Teşekkür Aldı
Standart

Principatus( birinci yurttaşın yönetimi) prenslik.

Dominus(efendi)- Dominatus(yurttaşların değilde uyrukların üzerinde hüküm süren efendinin yönetimi)

Dominus-natus(doğustan efendi)---- Deus(Tanrı)

latifundium:İnsan zaptedilip, başında asker bekletilerek zorla çalıştırılan büyük tarım arazisi.

Kolon: latifundiumların ızgara şeklinde bölünmesinden oluşur colunus çoğulu.

Kral ünvanları: rector(rehber), gubernator(yönetici), moderator(yönlendirici) pater patriae(yurtun babası).
---------------------- -------------------------------- -----------------------
Sadduki,Ferisi,Essen(Esseniler),Zealot(partizan) ms.1'de filistin'de bulunan yahudi cemaatler. Sadduiki ve ferisiler aristokratik özellikler taşıyan ayrıca itibarlı tüccar ve din adamlarına sahip iki cemaat.İki cemaatin farklı teolojik kavrayışları vardır.Esseniler ise vejeteryan beslenen komünler halinde şehirden uzak yaşayan bir topluluktur.Zealotler ise romaya vergi vermeyen,devlet otoritesini kabullenmeyen bir gruptur.

İsa'nın bir lakabı Zelot(aşırı partizandır)

451 Khalkedon(kadıköy) Konseyi, isanın tanrı ve insan olduğunu ilan edip diğer görüşleri sapkın ilan etti.
----------------------------------- -----------------------------
Civitas terrana(yeryüzü devleti)--- Civitas dei(tanrı devleti)

Evren, yunanca kosmos- latince mundus---Yunanca polis> latince civitas.

Auctoritas: iktidar ilkesi / prostestas: iktidarın kullanış biçimi.

feodal:feodalis sözcüğünden türemiş fiefler ile ilgili.Fiefler lortlardan vassallara verilmiştir

Manor=Köy (tarih ?)

Manor bir köydür tepesinde manor lortu denen senyör vardır.Kölelerinin mahsülüne el koyar.Manor topraklarına demesne( efendi toprağı) denir.Manoryal örgütlenme, Latifundium pratiğinin dağılması sonucu ortaya çıkmış zapturapt biçimidir

Demesne= (domaine/ reserve / serigneuraile)


Commendatio: Feodal anlaşma, genellikle köle olmayan kimsenin kendinden daha güçlü üstün olan bir diğerinin himayesi altına giren kişi ,korucuya itaat edip teba olmak.(Efendilerin zapt etme pratiğine verdikleri anlaşma ismi)

Beneficium(tımar)> fevum > feudum > fief (toprak üzerinde hak devri)

Laboratores(çalışanlar) --oratores(dua edenler)-- bellatores( savaşanlar)-- clericus( ruhban)---laicus(laik)
Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Nikolai Kibalchich Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 01.Ocak.2019, 17:57   #4
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,803
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 501
397 Mesajına 1,049 Teşekkür Aldı
Standart

phyle(klan)---- dynasteia(iktidar ailesi)--- hippies(atlılar)

isonomia(yasa önünde eşitlik)--- isegoria(konuşmada eşitlik---isokratia(iktidara eşit katılım).Perikles döneminde çıkan demokrasi kavramının,Solon tarafından içerik kazandırılıp yeni form kazandırılmış halidir. Ekklesia(meclis) alanında bu pratiklerin uygulanması antik demokrasinin, Solon dönemindeki koşuludur.

Demagog(halk önderi) Perikles'ten sonra gelen liderlerin iyi yönetememesi sonucu ortaya çıkan vasıfsızlık, halkın duyguları ile oynama,gevezelik gibi tüm niteliksizlerikleri bünyesinde toplayan liderlere verilen Demagog ismi, Perikles sonrası yöneticilerine atfedilen,olumsuz biçime bürünmüş anlamıyla günümüze gelmiştir.



impot moraliseteur: ıslah edici vergi/eğitici 1900'den sonra kolonilerde uygulanan fransız devlet yasası.

latince/avrupa dilleri : host(ev sahibi), hostile(düşmanca), hostage(rehine), hospitality(konuksever)

res: şey/yani/the---- res familia: mülkiyet, özellikle taşınabilir mülk.Bu mülkün dahiliyetinde köleler ve kadınlar mevcuttur.

famulus>familia: köle---- familia castrenis (kale kölesi)---- familia rustica(çiftlik kölesi)-- familia urbana( şehir kölesi)--familiares(ev kölesi)----familiaris( mülk ? )-----familiae emptor( sözlü olarak verilen mülk devir vasiyeti)

ENG (domestic slave) ev kölesi ENG(chattel slave) menkul köle , pazardan alınmış köle

impuditica in ingenuno crimen est, in servo necessitas in liberto officum :anal seksin nesnesi olmak özgür doğanlarda suçtur, köle için mecburdur, azat edilmiş için görevdir. MS 1'de ki Roma yasası.

Libertas : köle olmamak > özgür olmak .Koşullu özgürlük söz konusu kavram düşük.

Kölelikk ahlaki bağlardan ve bu bağlaı kurabilmekten yoksun bırakılmak anlamına geldiği için , özgürlük başkalarına ahlaki tahattütlerde bulunabilmek ve yerine getirmek anlamına geliyordu.

İngilizce Free(özgür) Friend( arkadaş)

Libertas : Antik roma'da azat edilen kölelerin dominion(hakimiyet alanı) urbanus'ta(şehir) dolaşabilme ve sosyal ilişki kurma esnekliği.

komai(köy) antik grek ----- villa(surlu köy) roma --- terra dominicata( efendi/bey yaşam/dirlik düzeni)

şovalye yada köylülerce işlenen toprak(manantes villani )---çift yeri/çiftlik köylüye ait( mansus)

mansus/manse /tenure / strip tenancy/ serf holding

Serf= toprak kölesi

Servus/çoğul servi > servant > service > slave

Garod: sağlamlaştırılmış etrafı çevrili,prens/tanrı tarafından inşa edilmiş yer (Slavca)

Garod(Slavca) / Acrapole(Yunanca) / Oppida (Galce) / Burgen (Almanca) Kraal (Muhtelif Afrika dili) / Gorod (Rusça)


Hşasra(hakimiyet/devlet (farsça) ---- Ksatra (devlet (sansktriçe) ---- Şahr (İdari bölge/büyük şehir( pehlevice ) ---- şahryar/ şahr-varaz /şahrbanu (hükümdar/kral (farsça) ---- Dahyauş (İdari bölge (eski farsça ) ---- Matu / Alu (idari bölge / babilce. ) ---- Medinâ (şehir /arapça ) ---- Tarh ( zorla ele geçirme / sansktriçe )


Her psikoposluk , katedralin bulunduğu kentin çevresindeki topraklardan oluşuyor ve onlarla sürekli bir ilişki içinde bulunuyor : CIVITAS (Psikoposun kenti)

Castellum , castrum , urbs , municipium ,burgus ortaçağ öncesi mevcut.Sonrası burg, borough, borgo.

Ortaçağ sonlarında kurulmuş bu kazalar günümüze iz kalmamıştır.Cüzzi kaynaklardan edilnilen bilgi ile zihinde bir imge oluşturacak olursak. Etrafı surla çevrili , daire biçiminde, hendekle çevrili, duvarlar ile kapatılmış. Tam ortasında kale/burç bulunan, sürekli olarak bir şovalye garnizonu (milites castranses) bir mekan.Bu garnizon kale kumandanının(castellanus) buyruğundaydı. Prensin bu kazalarının her birinde bir evi(domus)bulunuyordu.

Flandr: belçika fransa kesişimi bölge. Flandr'da denizden toprak elde edinilip iskan/ekim'e açılan toprak parçası (polder).


10. yüz yıldan sonra kalabalıklaşan kentler sebebiyle tacir/tüccar/lojistik/sermaye işi ile ilgilenen zümre kent dışına yerleşmeye başladı. Surlar ile çevrili yeni kent ( negotiatorum claustrum) /// tüccarlar kenti (urbs mercatorum) // dış kent (urbs exterior) // banliyö (forisburgus, suburbium). Gibi tanımlamaların hepsi aynı mekan formunu anlatır.Bölge değişikliği ve dil değişiklğinden kaynaklı isimlendirme değişiyor. Daha yeni metinlerde, feodal burg ya da eski burg (vetus burgus) diye geçiyor, yeni kent ise (novus burgus). Hollanda/İngiltere'de ise dış kent portus ile karşılanıyor.Güncelde port(liman)ENG---porte (kapı) FR.

Portus ile pazar ya da panayır yeri ayrımı çok açıktır.Pazar payanır yerleri satıcı ve alıcıların belirli aralıklarla bir araya geldiği yer iken portus, tüccarlar tarafından inşa edilmiş sürekliliği sağlanmış bir mekandır.

9-10. yüzyıllarda urbs-civitas-port aynı anlamda kullanılıyor. Portus'tan port kelimesi ürüyor.Bunlar etrafı çevrili yer anlamına gelirken, civitas yurttaş yahut devlet anlamındada kullanılıyordu.Bu dönem felemenkçesinde poort(kent)-- poorter(kentli) olarak kullanılıyordu.

Etrafı duvarlar ile çevrilmiş burgens'lerde yaşayanlara ''burjuva'' (burgenes) ismi verilmiştir. Bu sözcük ilk defa 1007 yılında Fransa'da , daha sonra ise 1056 yılında St Omer'de ortaya çıkmıştır.1066 yılında bu sözcüğü Moselle(FR)bölgesinde huy ile karşılandığı yoğun olarak görülmektedir.

Burjuva sözcüğünü kullananlar 'yeni kale-kent / tüccar kale-kent'inde oturanlar olmuştur.
Bu sözcük eski kale kent'te yaşayanları belirtmek için hiç bir zaman kullanılmamıştır.Bunlara ise castellani yada castrenses deniyordu.Yeni kale kentlerde burjuvalar harici, ticari işleri halletmek için burjuvaların belirlediği kişiler barınabilip çalışıyordu.Evini ipotek ederek kentli,gerekisinim duyduğu parayı çevirebilir sermayeyi elde ediyordu.Bugün kullandığımız tabir ile parayı faize yatırıyordu.Feodal sistemde toprağın kullanımı ile karşılaştırırsak , kent hukukuna göre, Almanca ( Weichbild/ Burgrecht) Fransızca (bourgage)
.
Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Nikolai Kibalchich Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 02.Ocak.2019, 01:01   #5
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,803
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 501
397 Mesajına 1,049 Teşekkür Aldı
Standart

Milli emniyet Gönüllü milis örgütü :Mussolinin ilk icraatidir. Muhafefeti, komünistleri bastırma faaliyeti yürütür.Milli örgütün başkomutanı Mussolinidir.Örgüt merkezi Roma'da dır.İtalya bölgelere ayrılıp her bölge başına bir general atanmıştır.Bölge komutanlarının emrinde,Console'ler(Binbaşı) komuta ettikleri Legioneler(alay) vardı.Bunlar coorte'lere (bölük) ve coorte'ler de manipolo'lara(manga) ayrılmıştı.

Squadra(takım) On bir genç ve bir takım başı.
Manipolo(Manga) üç takım
Centuria(bölük) Üç manga
Legione(alay) Üç tabur

Bu formasyon Faşyoların örgüt şemasını oluşturur.

Öncüler Milli Emniyet gönüllü milis örgütü subay ve milisler komutası altında eğitim görürlerdi.Manipolo'ya milis takımbaşı ya da eski bir Öncü takımbaşı ;Centuria'ya Milis mangabaşı yada eski Öncü takımbaşı;Coorte'ye milis yüzbaşısı(Centurrione) :Legione'a Milis binbaşısı (Sentore) komuta ederdi.Squadra'ya ise ya tecrübesini kanıtlamış ya da önce takım başı rütbesi almış bir Öncü komutan olur idi .


Opera Nazionale Dopolavaro(işten sonra milli kurumu) işten sonra saatleri öldürmeyi projelendirip yöneten faşist örgütlendirme biçimi.

Opera Nazionale Balilla(ballila milli kurumu) 6-14 yaş arası çocukların düşünce biçimini şekillendiren kurum.Burda eğitim gören gençler Balilla adını alırlardı.14-18 arası Öncü adı gelirdi.Bir yıl içinde 8 yaşınndan büyük italyan gençlerinin %75 örgüt mevcudiyetine girdi

Belediye seçimleri kaldırılıp,Belediyelere antik roma'da ki gibi podesta(atanmış emir kulu) valinin hizmetine amade edildi.

Latince fascis "1. demet, 2. eski Roma'da otorite simgesi olarak taşınan çubuk demetine sarılı balta" İtalyanca fascio "demet, sıkıca birbirine bağlı grup, çete.

İşçiler ve işverenler ayrı ayrı assosyasyon(dernek) kurmak mecburiyetindedir.

Fransızca associé "yoldaş, ortak, eş görevli". Bu sözcük Latince associare "birine eşlik etmek, biriyle yoldaşlık veya ortaklık etmek" fiilinden türetilmiştir. Latince fiil Latince sociare "yoldaşlık etmek".

Faşizmin temel organizasyon formu, tüm üretim faaliyetinin elemanlarını korporasyonlar(kitle örgütü/geniş/büyük örgüt) altında toplamaktır. Bunun için ara örgütlenmeler yani assosyasyonlar kurulur. Küçük tüccar ,arazi işleticisi, serbest meslekteiler bir örgüte dahil edilir.Üretim faaliyetindeki unsurlar profesyonel assosyaslarda toplanır. Milli faşist ülkü için kollaborasyon biçimindinde üretim yapılır.

Kollaborasyon(çatışmasızlık/işbirliği)

Faşist sendika organizasyonunun iki derecesi vardır.Birinci derece assosyasyonlar, belediye, il , birkaç il ,yada bütün ülkeyi kapsayan profesyonel kategorilerin işçi yada işverenlerin kadrolanma durumuna göre commune(belediye) , provensiyal (il) , rejiyonal(bölge) ve nasyonal(ulusal)olabilir.

İşçi ve çiftçi sendikaları provensiyal olması gerekir.Faaliyet sahası genişlerse rejiyonal olabilir

Birkaç asossyasyon bir araya gelip federasyon haline gelip örgütlenir(ikinci derece).,Birkaç federasyon bir araya gelip en büyük asossyasyon yani(konfederasyonu) oluşturur

Federasyon ve konfederasyonlar dar bir faaliyet alanına sahip iseler rejiyonal ,enterrejiyonal(birkaç bölge) yada provensiyal olur.Eğer ülke düzeyince birinci yada daha yüksek derecedeki assosyanları gruplandırmışlarsa nasyonal olurlar.Yasa işçilere ve işverenlere ilişkin karşılıklı altışar nasyonal konfederasyon tanır.
İşveren ///// İşçi Konfederasyonları
1 Endüstriciler 1 Endüstri memur ve işçileri
2 Çiftçiler 2 Çiftçilik memur ve işçileri
3 Tüccarlar 3 Ticaret işçileri
4 Deniz hava 4 İşçileri
5 Kara Nakliyat. 5 Kara işçileri
6 Kredi sigorta 6 Kredi sigorta işçileri

Sanatçılar kendi hesaplarına çalışırlar,ayrı asosyasyonlarda örgütlenirler. Bu assosyanlar ,İtalya Sanatçıları Özerk faşist federasyonu ismine sahiptirler.

Casa del Fascio(Faşyo Merkezi evi) Milano Faşyo'ların koordine mekanı.
Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Nikolai Kibalchich Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 02.Ocak.2019, 19:08   #6
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,803
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 501
397 Mesajına 1,049 Teşekkür Aldı
Standart

Sarazen/Saraken(Saracen) : Avrupalarının genel olarak ,müslüman araplara verdikleri ad.

Kabyle/kabilili :Berberilere verilen ad.

Karolenj döneminde, Judaeus(Yahudi) , Mercatator(tüccar) kelimeleri Avrupa ve Kuzey afrikada eş anlamlı olarak kullanılırdı.

Senyör toprağında yaşayanlar, hem zapt edilmiş, hem sömürülen, hem de yaşatılan yakalanmış kimselerdi.Vilain kelimesi hem bir mülkte(villa) yaşayan köylüye hemde serf için kullanılıyordu.Serflik tarımla uğraşan kimselere verilen genel isimdi.Coğrafi olarak, pek çok katmana bölünüp değişebilen bir tanımlamadır.Kilise genel olarak eski kent zaptı pratiğinden , daha farklı bir biçimde örgütleniyordu.İtibarlı din adamıları, büyük toprakları,sağlam ve kutsal surları vardı.Büyük lordların/düke/prens vd işlevlerini sürdürmeleri için gereken noter,kayıt gibi büro işleri kilise adı altında görülüyordu.Efendiler ,kölelerini , kilise tarafından okutulup büyütülmüş yetkin kimseler içinden seçiyordu. 9-11. yüzyıl arası.

Polyptycha: Genel olarak kayıt; fatura ,harcama ,girdi ,çıktı. Bu pratiklerin hepsini yapan kilise ve kilisenin eğittikleriydi.

Murabaha( faiz yolu ile para kazanma) kilise tarafından yasaklanmıştı, efendiler mülklerini kiliselere bağışlayarak zenginliklerinden(günahlarından) kurtulabiliyordu.Kilise voleyi vuruyordu!

commenda:gümrük uygulaması 10.yüzyıl------- enceintes(etrafı berkitilmiş alan) iskandinavca genel kullanım-----emporium(ticaret merkezi)----fondaco( ticaret hanı)-----mercatores opulentissimi(zengin tacir)------maitre (belediye reisi 13.yy)
----angarya(corvee)-----

Psikoposlar ve manastır görevlileri, geçimlerini kentlerinde(civitas) inşaa ettirdikleri mülklerden kira geliri olarak sağlıyordu.Üretim faaliyeti düşük olan bu civitas'lara ,köylülerin tanrı ve kral adına zapt edilmesi ,mahsülüne el konması vb gibi yollar ile iaşe ürün girişi sağlanıyordu.Feodal lordlarca şahsi olarak yaptırılar şatolar avrupada yaygın.Bu şatolar genel adıyla bourg ya da burg etrafı kapatılmış, hendekle çevrili mekanlardı.İki yerleşimdede büyük tahıl depoları vardı.Şatoların işlevi lordların askerleri için barınaktı,ayrıca asker üretimide sağlanıyordu!

Bu burg ve civitas'ların surlarının bakımı,hendeğin temizlenmesi gibi periyodik olarak yapılacak işlemleri etraftaki köylülere(vilain) zor ile yaptırılıyordu.Burglar dolduruldukça yeni burglar gerekiyordu.İskan izni Kilise tarafından verilmiş yeni fauborg(forisburgus) lar inşaa ediliyordu.Böylelikle civitas ve burg ile tezat oluşturan yeni bir yaşam ve mekan formasyonu ortaya çıkıyordu.Belgelere göre,10-11 yüzyıllar arası bu yeni mekanların adı portus diye geçiyor

İngiltere ve Flander'de port sakinleri kendilerini poorters ya da portmen diye adlandırıyorlardı, uzun süre bourgeois ve ya burgess kelimeleri ile eşanlamlı kullanılmışlardı ve gerçektende bu ilk ikisi bu yeni yerleşimleri daha iyi tanımlıyordu.11. yüzyılın bitiminden sonra bu yeni yerler bourgeois isimi ile anılmaya başlandı.Sebebi ise açıktı ,çok önceleri tüccar gruplarınında kendi birimlerini sur ya da daraba içine alarak burg oluşturmalarıydı.Anlam kayması doğaldır çünkü yeni burg eskisini kısa sürede gölgelemişti.12. yüzyılın başlarında çıkan yeni burg'lar eski yerleşimlerin hemen dibinde bitmişlerdi.Modern kentin, yerleşme biriminin fauborg'da ya da onun yerini belirleyen bourg'da doğmuş olduğunu söylemek isabetlidir.

yerinden yurdundan edilenler(deracines)

Deracines kelimesi yeni oluşmakta olan kente mensup bir topluluğu anlatıyor , tüccarlar(burjuvalar)'ın angarya işleri için kentlere kapattıkları eskinin komün toplulukarı bu kelime karşılıyor .Yeni kentlerin doğuşunda, Burgensis ve mercator kelimeleri eşanlamlı olarak kullanılıyordu,sosyal bir güruh onlar burjuvalar aynı zamanda hukuk/ yasal statü üretmeye giriştiler.

Stadluft macht frei (kentin havası insanı özgür kılar) alman kent sözü

11.yüzyılın başında just mercatorum(ticaret yasası) ortaya çıktı bölgesel çapta,işleyen ticarete bölgesel bir yasa gerekliydi.Bölgede bulunan kent mahkemeleri hem yetersiz hem her şehirin kendine has yasama/yürütme uygulamalarından dolayı tacirler için bir opsiyon oluşturmuyordu.

Tacilerin ayakları, henüz yolların tozuyla kaplı olduğu için piepowder( pied poudre) mahkemeleri denilen adliye binaları oluşmaya başladı.Çoğu kentte burg'lular arasından seçilen ve onları yargılamaya yetkili makam olan echevin mahkemeleri kuruldu.

Echevin(Fransa'da önceleri yargıç sonraları belediye görevlisi,Belçika'da belediye meclis üyesi)

Kale duvarlarının yapımı/onarımı maliyeti yüksek ve ağır bir işti.Bunun için mahkemelerce üretilen yeni yasalar ortaya çıktı, bir tanesi ad opus castri(kalelerin güçlendirilmesi için ceza).Sürekli inşa edilmesi gereken binaların tahsilatı burjuvaların ''keyfi olarak'' ürettiği yeni yasalar ile sağlanıyordu.Burg'lular arasından seçilen echevin'ler Avrupa'nın çoğu kentinde hem yargıç hem yönetici oldular.

Yeni burg'lar geliştikçe karayolları ve nehirler üzerindeki ticaret hacmi büyüyordu.Çeşitli geçiş yerleri(tutulmuş yollar/sınırlar/köprüler) 'nden gelen vergi tahsilatı çoğalıyor.Aynı zamanda tedavüldeki para miktarı arttığı için,darphane sahipleri(lorldlar) kentlerin kurulması ve gelişmesini şevkle destekliyorlardı.Lordların kentteki yaşamdan haberi dahi yoktu, özel kölelerinin bulunduğu şahsi şatolarında yaşıyorlardı.

Kent dışı yaşayan yani içeri sokulamamış, komünlere saldırılar 20.yüzyılın başına kadar avrupa'da devlet/lord/dük/prens destekli çetelerin yaptığı bir zulümdür.

Kentlilik sıfatının yasal statü kazanması, şovalye ilanlığı,rahiplerin yeni burg'larda statü edinmesi, hepsi birer hukuki bütünlük oluşturuyordu.Tüccarların kurduğu yeni burg'lar(portus) hukuk,sermaye,askeri alanda güç kazandıkça daha geniş alanları zapt ve iskan kabiliyetine kavuşuyordu.Böylece eski kentleri'de içine alarak daha güçlü kent haline geliyorlardı.

Güç ve zora rağmen, 12-15.yüzyıllar arası kentler Avrupa'nın tüm nüfusunun onda biri kadar nüfusa sahiptiler.

Ortaçağ büyük mülkeri 300 çiftlik alabilecek kadar büyüktü,10-40.000km kare arası mülkler bulunuyordu.Ancak bu toprak boyutunu,birbirinden ayrı ayrı zapt edilmiş alanların tümü oluşturuyordu. Toprak sahibinin villa'ları bu parçaların içine
serpilmişti.Mülkün merkezinde katedral/kilise mülk sahibinin şatosu(ikematgah) bulunuyordu.Ayrıca villa'ların ve tabiki şatonun güvenliği için sadece asker tutulan castle'ler bulunuyordu.Bu toprakların tümü Lordun belirlediği yargıçlarınn görev sürdüğü hukuki bir alandı.

servi quotidani,dagescalci(lordun serf kölesi)----ministeriales(lordun mahrem ev kölesi)---- villucus/major/maire/mayeur/ İngiltere'de seneschal/steward/bailiff olarak adlandırılan(lord mülkünün idari kölesi)


---------------------------------------------------------------

(yoksul köylü)cotarii bordarii (latince)--- cotters borders(ENG) ---bennak, kara, bekâr(osmanlı)

Senyörlerin yargılama yetkisi, kralın egemenlik gücüne göre bölgesel olarak değişiyordu.Her manor'un kahya ya da villucus'un başkanlığında köylülerden oluşan ve manor'un adetine göre, lorda da danışılırak costumal ya da weistümer denilen yazılı belgelerde açıklanan teamüle göre hüküm verilen mahkemeler vardı.Manor örgütlenmesi esâsen patriyarkaldir. Seigneur(yaşça büyük/bazen tanrı) zapt ettiği ve üstünde otoritesi bulunan familia'nın büyüğüdür/efendisidir.

shot/quartier/gewann (büyük tarlanın bir kısmı)--------örfi vergiler(banalites)
-----grangiarius(keşiş)------villa neuve(yeni tarım mekanları surla çevrili)-----geldungi/coteraux/brabaçons(paralı asker)

Serflerinin ölmesi halinde, lord shot'lara el koyuyor yada bir kısmını alıyordu.(corimedis, mort main, heriot)

12.yüzyıl başından itibaren artan bir sıklıkla görülen hötes/hotes (konuklar) terimi, zapt pratiğiyle ilgilidir.Dışarıdan gelen yabancı; lord'lardan alınmış yasal izin ile yeni toprak peşinde koşan kolonizatör göreviyle mükellef biriydi.


koyun ağıllları(vaccariae,bercariae)----bataklık(meerschen,broeken)

Bataklıklar lord/kont 'un imtiyaz beratıı tanıdığı höte'ler tarafından kurutuluyordu,ayrıca drenaj işlemleri gerçekleştiriyorlardı.Özellikle belçika/hollanda kıyılarında bu işlemler oluyordu.Buralara ville neuve deniyordu. Höte'lerin örgütlediği wateringues(drenaj işleriyle yükümlü grup)' lar suların akışını kanal bakımını,su sınırları, sınır vergisi gibi uygulamaların örgütleme işini yapıyorlardı.

Felemenkler kanal yapıcılığında ün kazanmış bir güruhtu, ve sağladığı itibar,sermaye,teknik birikim sebebiyle dilekleri yerlere nüfuz etmelerine olanak sağlıyorlardı.Bu drenaj işleriyle ilgili gruplar flaemisches Recht adında hukuk şemasını,nüfuz ettikleri yerlere dayatıyorlardı.Bu uygulama ajan faaliyeti olarak değerlendirilebilir, nüfuz edilen alanlarda nüfuz edenler köylüleri özgür kıldıklarını ticareti canlandırdıklarını,iskan(lord izinli) edilebilir yer olduklarını söylüyorlardı ancak vergi vb gibi yükümlülükler dahiliyetinde.Lordlarda flaemisches Rech kabulünün köylü azatlığıyla eş değer kabul ediyorlardı.

Bu yeni iskan hareketi Lordun pratikteki başarılı bir konseptle yönetiliyordu, ele geçirilip iskana açılan arazilere, görevi bu yerlere insan çekip burg'lara sokmak amacıyla görevli olan locatores(kolonizatör)'ler Lord'lardan pay alıyorlardı.Cüzzi bir miktar karşılığında cens(kira) miras yoluyla azalarakta olsa burga bağlı toprak elde edilebiliyordu.

Tüm bunlar olurken Orman,sapa yer ,dağ korunaklı coğrafi bölgelerdeki yaşayan komün gruplarına Lord destekli çetelerin saldırıları olduğunu unutmamak lazım,çünkü hukuka göre onlar yoktu. Var olmak, Lord hukukunun ve iskanının kabulünde vardı.

Naturalwirtschaft(doğal ekonomi/para öncesi)----- Geldwirtschaft(para iktisadı)----gynecea(manorda bulunan atölye)---------- mansi/hufen(villain toprağı çift yeri )--------kreditwirtschaftt(kredi)

Burjuvazi biriken mal varlığını, 13.yüzyılda toprak alarak/zapt ederek değerlendiriyordu.Buraları kırsal alanlarda etrafı surla çevrili alanlardı(censive)

Orta çağda kent kapılarının anahtarı Burgens'ler tarafından özel olarak seçilen burg muhafızlarında bulunuyordu.

Antik romadan kalan yollar yenilep geçiş vergileri/mekan vergileri gibi eski tahsil uygulamaları güncellenmişti (teloneum /bac-ı bazar / market toll)

Raubritter(yağmacı derebeyi)----- Nundinae(Panayır)--- custodes nundinarum(panayır muhafızı)--- pens(oboli)-----pfenning/penny---shilling----pfund/pound---dinar (denier denarii)------ commendator(borç veren)

Geçiş vergilerinin çokluğu tüccarlar için büyük bir sorundu ,Frairies / charites / compagnies /gildes / hanses ilk elden çıkma lonca örgütleriydi.

Lordlar kredi kurumu rolü oynuyorlardı, pskikopaslar bölge hakimi manastırdan borç alabiliyordu ancak, burglar ve manastırlar hazırı yiyince lordun kapısına dayanıyorlardı.Lord borcu alanın ,borcu ödemesini garanti etmek için,bir toprak parçasını rehin bıraktırıyordu ve krediyi açıyordu.Rehin edilen mülkün geliri ,anaparanın geri ödenmesine katkıda bulunuyorsa buna canlı rehin( vif gage), gelirler asıl borçtan düşülmeksizin krediyi verene gidiyorsa buna da ölü rehin ( mortgage ) deniyordu.

Deniz sigortacılığı ilk defa italyan kentlerinde görülmüştür.
Hiçbir yasal durumla bağlanmayan cambitores(kambiyocular) ortaçağın büyük vurguncularıydı.Kambiyocular kentlere, paralarını satarak ve itibar kazanarak nüfuz edebiliyorlardı , böylece kent yönetimlerinde hak sahibi oluyorlardı.

Atrebatum...Servetle .... dolu
Kazanca tamah eden,faizden haz duyanların kenti !

otiosi,huiseux,lediggangers(rantiye)-----------metier/jurandee(FR)-- arte(IT)--amt/innung/zunft(GRMN)---craft-gild(ENG) = Esnaf LONCASI
----mayor/castellan(kent yöneticisi)--- amt( ayrıca işlev olarak kullanılıyor)

Collegia / artes: romada zanaatkârlerin bulunduğu ve yetiştirildiği kurum.

Knechte usta / compagnons kalfa / lehrligen çırak

Scandivan kantoor / German Kontor /French comptoir / Latin computāre >calculate > compute

Kantore'ler Hansa ticaret birliğinin avrupa(rusya dahil) çapında kurdukları ticaretl ofisleri giriş ve çıkışlar tutulu, nüfuzlu itibarlı insanların dahil olabildiği ve ticarete girişebildiği yerler.




-----------------------------------------------------
-----------------------------------------------------
Komünalizm(Communalism) İsim babası , Fransız Adolphe Gustave Lefrançois 'dır.
Uluslararası işçi sendikaları, Jura federasyonu ve Paris Komün üyesidir ayrıca komünde rol üstlenmiştir. Kendisine sorulan anarşistmisiniz sorusuna karşılık '' kesinlikle hayır ,ben bir communalist'im'' demiştir.

------------------------------------------------------
-----------------------------------------------------
Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Nikolai Kibalchich Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 04.Ocak.2019, 02:45   #7
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,803
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 501
397 Mesajına 1,049 Teşekkür Aldı
Standart

Almanca kökenli faide : klan, familia vb'leri arasında çıkan çatışma akrabanın aldığı intikam 11-12.yy

serf > vassal > <(şovalye)< >senyör > kont/lord > kral

hommage: Biat etme töreni /almanca (Mannschaft). Tören sonunda biat etmiş tebalar(senyörler) ortaya çıkıyordu.

Hommage'e sonradan eklenen bir ritüel incil ve kutsal nesneler üzerine edilen bir yeminle vassal senyörüne biat ediyordu.Ritüelin adı ''iman'' ( treue, eskiden hulde GRMN)

Merovenj Galyası 'nda da yöneticinin astını ''bakımı altına alması'' (suscipere).Böylece yönetici kendini koruyucunusunun ''emrine veren/ teslim eden olarak astının patron'u oluyordu.Kabullenilen yükümlülükler gündelik dilde '' hizmet'' ( servitium): Klasik latincede (Roma dönemi) bu kelimenin anlamı köleliktir.Roma'da özgürlüğe zıt düşmeyen pratikler officia / officium (resmi görev ) idi.

Mundium / munderburdum / mitium (GRMN) ,Efendinin zapt pratiğine verilen tanımlar.

Kral hiyerarşisinde biriktirilen tebalardan , seçkin yetenekli krala bağlı adamlar (leude) grubu vardı.

Kralın muhafız alayı (Truste )----- gasinudus ( arkadaş )----- (gisind GRMN / comes latince )--Germenlerin talana çıkan grupları için kullandıkları kelime, Roma'da ise bu kelime comes tir. Krallıkların her türlü talanını yöneten paralı askerler

Truste'ler, efendilerinin bağışladığı ip,kazık gibi güzelliklerden kurtulanlardan oluşan bir gruptu.Ayrıca yeni zapt edilmişlerde bu gruba dahil ediliyordu.Bu kişilere hizmetleri karşılığı küçük bir toprak bağışlanıyordu (vassus , vassalus) sözleşmenin adı buydu (kelt kökenli kelime)

Vassal kelimesinin anlamı, halk latincesine geçtiği sıralarda daha mütevaziydi, genç oğlan anlamına geliyordu, orta çağ boyunca varlet (uşak/ hizmetli) küçültülmesinde devam edecektir.Tıpkı latincedeki ev kölesi anlamına gelen puer kelimesinin anlam kaydırılmasıyla genç oğlan anlamına gelmesi gibi !! Birçok puer truste'lere alınarak ''şereflendiriliyordu''.


Efendinin bir adamı barındırıp , yemesi içirmesi , giyinme , savaş donanımını sağlaması ya da kendi yiyeceğini üretebileceği kadar toprak vermesi Fransızca hüküm süren bölgelerde chaser deniyordu. Tam olarak kendi özel eliye donatmak (casa)

Precarium bağış yapandan kaynaklanan bir dua(preces) ya da beneficium/bienfait iyi görev gibi anlaşılabilir.Halbuki bu kelmiler efendinin tamamen keyfi olarak kölesine verdiği ve keyfi olarak geri alabildiği toprak temlik sözleşme ilişkisinin isimlendirmeleriydi,yasal bir bağlayıcılığı yoktu.

Başlangıçta eşdeğer kullanılan precarium ve beneficium kelimeri zaman içinde başka semantiklere bürünmüştür. Precarium >> kira hukukuna dönüşmüştür.
Beneficium kelimeli daha kaypak ama şerefliydi(yazarın notu).Bir dua çağrışımı imgeletmeyen benefecium, senyör ocağına bağlanan kişiler ve özellikle vassallere hizmetleri karışığı yapılan geçici temlikler anlamına geliyordu.

Vassal'in hizmeti de krala ait olmaktadır. Bu mal(toprak/hizmet) kilisenin gözünde hukuki olarak precerariumdur. Vassal ise bunu kraldan beneficium olarak almıştır.

Latince pecus kelimesi yerel ağızlarda menkul mallar ve bu malların en yaygın biçimi davar varlığını karşılıyordu. Vieh(GRMN) hala davar anlamında kullanılıyor.

Galce, romanca bu kelimeyi germenlerden alarak fief haline getirmiştir (provence(FR) dilinde feu) menkul malların ifadesi . ''Anlaştığımız fiyatı senden şukadar lira ve şukadar sou değerinde feus olarak aldık. Efendinin zaptettiklerine dağıttı mallar feos'dur. Halk dilinde fief denilen beneficium. Noterler kelime semantiğini değiştirmede gayretli kişilerdi.Noteler sadece kiliseler ve kralın adamları tarafından işletiliyordu.


beneficium > fief > feodum(latince) > lehn (ödünç alınan mal)


Temlikler,kira karşılığı tenliklerin tersine, ücret olma nitelikleriyle berlileniyordlardı.Bu ücret karşılığında toprak tasarrufunun hakkını elinde tutmaya fief.

13.yy'da Vassal fieflerinin , anlamlarını farklılaştırmaya çalışan hukukçular buna franc(serbest ) sıfatını ekleyerek yapıyorlardı.Tamamen özgür insanı yüklenebilecek yükümlülükler bütünü olarak anlaşılmalıdır.Kelime fransızca kullanım tarzını benimseyen diğer diller de, uzun süre ücret anlamını korumuş; hatta toprak bağışı biçiminde olmayan ücret tarzlarınıda kapyasak şekilde kullanılmıştır.13.yy İtalya'da bazı yargıçlar maaşlarını fio adında almaktaydı.

Günümüzde doktor vizitesi ve avukat ücreti ( fee) İngiltere.

14.yy fief(lehn) şövalye maaşı / S.a.k.s.o.nların Aynası kitabı

vassal provendier(efendinin kendi yanında besleme vassalı)----- vassal chase(kendine temlik edilen toprak ile geçinen vassal )------chasement (barınak,fief)------vassus dominicus ( kral vassali)-----alleu(ırsi aktarımlı kısmi özgür toprak mülkü)----- investiture( fief kazanılmasında sözleşme töreni)------honneur(şeref) kuzey fransada fief ile eş anlamlı 12-13.yy------ vavasseur/ vassus vassorum( vassalın vasalı)

Danimarka kontlarına teba yapılmış kişiler, dreng( başlangıçta oğlan vassal gibi) aslında vassal.

Kral ve şeflerin etrafındaki zapt çetelerinin adı gasindi(GRMN).Bunlara toprak veriliyordu,tebalıktan çıkarlarsa toprak tasarrufları geri alınıyordu. Beneficium İtalya ve Frank ülkesinde ithal edilen maldı.Kısa süre sonra bu kavram yerine fief kullanılmaya aşlandı,Oysa lombard dili bu kelimeye menkul mal diyordu.9.yy'dan sonra Galya-Frank dilinden gelen vassal yavaşçana gasindus'un yerine geçmeye başladı. Gasindus dar bir anlamda efendinin evinde beslenen kişi anlamı kazandı.

empyteose( toprak dağıtım sözleşmesi roma)---- lehnrecht/ landrecht(fief hukuku)

Kralın etrafındakileri niteleyen kelimer ; ( silahlı adamlar) gesith / gesella), salon arkadaşı(thegn) yunanca( teknon) ilk anlamları genç çocuk. // Knight , knecht ,( knut (İskandinavca) ilk anlamları köle , sonraları housecarl(ev delikanlısı).Senyöre/efendiye/şövalyeye (hlaford)>günümüzde lord. Tam anlamı ekmek veren idi, ekmek yiyiciler yani köleler ise ( hlafoetan ).

Craidos şeflerin/efendilerin ''besleme'' askerleri.


----------------------------
Sermaye gibi iktidarda biriktirilir.
----------------------------

8-9.yy'da vassallerin beneficium'ları onur olarak adlandırmak yaygın bir hadiseydi.Sonra bu onur kelimesi, fieflerin basit bir eşanlamlısı haline geldi.

Parage(sülale) adıyla anılan kuralda , bir familia en büyük oğul senyöre tabi (teslim) oluyor.Teba olan oğul tüm angaryayı tek başına yapıyor, diğer familia üyelerirle arasında hiyerarşik bağın revizyonu böyle atılıyor, akrabalık hükümsüz kılınıyor.

relief(geri alma)---- rachat(geri satın alma)--- mainmorte(miras hakkını satın alma)---------

Almanyada senyörlerin küçük fieflerine uygulanan relief ,İngilterede tüm hiyerarşi ilişkisine uygulanıyordu, böylece krallar vurgun yapıyorlardı.

Tüm hiyerarşik yapı içinde üste mutlak biat (lige) deniliyor.

Almancada bu kelime ledig(özgür senyör) / ledichman(mutlak adam)------ sağlam adam( solui) latince

Auxerre pazarında kontluk tekelinde bulunan ağırlık ölçüsü kontun lige'i deniyordu . Kocasının ölümüyle evlilik bağlarından sıyrılan kadın lige dulluk' a sahip oluyordu.

İlk lige'ler efendilerinden çok sayıda toprak, şato ve komuta yetkisi edinmişti.

Biçme(taille) birinin mahsülünün bir parçasına elkoymak olan bu sözcük daha sonra modern vergiye dönüşecek.



Biatın sona erdirilme törenleri gelişiyor bu zaman içinde değişime uğrayıp sözleşmee fesih (defi) uygulamasına dönüyor.Fakat ortada statü değişikliği olmuyor vassal ve senyörün kopan ilişkisinde fiefler senyörün mülküne geçiyor buna fiefe el koyma (commise deniyor).

vassal kelimesi ile eşanlamlı kullanılan dru( keltçe dost---- ihtiyar(senyör,herr)---delikanlılar (vassi thegns, knights)

Senyörün evinde besledği şovalyeler (messine)> ev bekarları.

Karolejnler döneminde senyörün zapt pratikleri yazılı hale getiriliyor bunlar censier ve terrier adını alıyor.

Senyörler bu censier lerle tekel kuruyorlar, mahsül,şarap bira satış hakkını üstlenme, üretme için hayvan sağlama, ekmek fırını ve ürün öğütme için değirmen kullanma gibi zorunlu araçların hepsi senyör tekelindeki araçlarla yapılmak zorunluluğundaydı.Bunlara genel olarak banalite deniliyordu.Germen dilinde emretme yetkisi ''ban''.Fransa'da banalite''ler yüksek adalet(haute justice) sahibi senyörler tarafından uygulanıyordu.

Zapt edilmiş köylülerin taille(yardım/biçme)(aslında senyörün emir ve vergi pratiği) bu yardım ve sonunda armağan olarak adlandırılacak senyörün keyfi yasasından başka birşey değildi. Yalvarma(bede) tolir(almak) gibi isimlerle adlandırıldığı oluyordu.

Bir şekilde hiyerarşi ilişkisine bağlanmış ahali, dime(ürettiğinin 10/1kilisenin el koyması) biçme!!(taille) ve banaliteye tabi kılınmıştı.

Roma hukukuna göre colonus özgür insan (doğduğu toprağın kölesi).Günlük dilde ise ''efendinin adamı''.

Hukuki anlamda efendiler azat işleminde çok cömert gözüküyorlar lakin cömertliğin sebebi, maddi kayıp olmaması.Azatlı ''kendi arzusuyla girebileceği'' emir durumu hariç otoritelerle bağı kalmıyordu.Bir başka durum ise azatlının yeni patroununa yada kiliseye karşı, ''karşılıksız ödev ahlakıyla'' yükümlü olmasına dayanıyor. Manumis(azatlı)'nın yeni patronu chevage(kelle vergisi) denen icadı ''kuş gibi özgür'' kişiye dayatıyordu.Bu vergi azat edilmişin ailesinden ölen birisi varsa patrona mülk geçmesi gibi kurallar içeriyor.

Irsi kölelik çocuğun anasının karnında başlıyor, ahali buna homme de corps( bedeniyle adam) tanımlaması yapıştırıyor.

Köle olupta senyöre itaat karşılığı azade olunan kişilere culvert deniyor.Collibertustan üreyen bu kelime azade anlamına gelmekte.Statüleri ise emre giren(commende) yada koruma adamları (gens d'avouerie) oluyordu.İtaatin karşılığı özgürlük!!

Mainmorte : Senyörün ölen sefin ardından , familianın malına(aç bırakmama ilkesiyle) el koymasının ismi.Irsıyetin devamını sağlayacak erkek kalmadıysa, hepsine el konuyor.

Muntmen ırsi olarak'' koruma altına giren''(köleliği ırsi devam eden) çocuklara verilen tanımlama commende(emri altına giren)'den türemiştir.

İngilterede köleler(theows) sınırları belirlenmiş/berkitilmiş tarlalarda çalıştırılıyordu.

Norman bölgesinde bondmen(bağımlı adamlar) nativi/niefs(doğuştan adamlar) ırsi olarak senyörün köleleriydi.
-------------
Frankpledge (frith borh) ( özgür insanların karşılıklı kefaleti) bu organizasyon niefs'lerin ve theows'ların kaçmasını engellemek kaçanları geri getirmek için devletin örgütlediği çete-zapt uygulaması.Tüm ingiliz bölgesi bu uygulamaya tabiydi, onluklar halinde bölünmüş bölgelerden kral otoritesine karşı suç işleyecek(kaçacak) olursa onluk grubun hepsi suçlu sayılıyordu.Bu yüzden kaçanları yakalayıp ''adalate'' teslim etme ahlaki bir durumdu. Başlangıçta silahlı adamlar,rahipler,hizmetliler franpledge sisteminin dışındaydı ,zaman içinde senyörlükte yaşayan herkes statü farkına bakılmaksızın bu sisteme tabi kılındı.
-------------
Frank /özgür---- frith/barış, koruma-----pledge/rehin ------ borh/rehin

Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07.Ocak.2019, 22:17   #8
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,803
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 501
397 Mesajına 1,049 Teşekkür Aldı
Standart

weistum(haklar orantısı); senyör tarafından iskan izni verilmiş essarteurs(toprak açıcı)lerin kurduğu villeneuve(yeni kent/köy)' leri yasa ile vergiye bağlama hadisesi, ayrıca teba olmamış komün topluluklarıda zor ve zapt yoluyla bu sözleşmelere bağlanıyordu.Örfi adet (banalite) yazılı hale getirme durumu yazısız halkları tarihsiz halkta yapıyordu mazi unutturma, yeni anlam ve yeni kelimeler ile ''mazisi'' olan (yani efendi tarafından icat edilmiş mazi) yazılı örfi adetler(banalite).

charte de coutume / charte de franchise(FR)---- poblacione/fuero(SPN)-----statuti(IT) = yazılı örfi sözleşme.

Keyfi olan,biçme(taille) ilişkisi abonne( tutar ve süre olarak vergi) ye dönüşüyor.

Frank krallığı, Roma familia kökeni bulunanları edelinge/nobibe/adelenc (soylu) olarak kendine bağlıyordu.Bu insanlar soyluydu çünlü diğerlerinden daha pahalı doğmuştu!

Chappel des nobles( soylular şapeli) bu binanın içinde avamlar için ayrı bir kilise mevcut.Capella nolibium( daha soylular manastırıi)

Şatoların etrafında bulunan hendeğin ilerisinde, doğal yada insan eliyle yapılma tümseklerin üstüne, sur ve kuleler yapılıyor, bu taştan yapılar köleler tarafından yapılıyordu. Bunlara Bastidore( latince inşaa ettiren) ismi veriliyor

Bu zengin bastidore adamlar, kapı kemerleri , burçlar , kuleler, inip kalkalan köprüler yapmaktan büyük mutluluk duyuyordu, bu inşaa pratiği hertürlü efendi sınıfı arasında popülerdi


Çeşitli soylu yarışmalarına verilen isim (tournois)

Cour(avlu) Baronların toplantı yaptıkları avlu. Zaman içinde courtoisie(saraylı) anlamına evrilecek bu davranış kurallarını betimleyecekti

Bir şovalyenin parasını yerlere saçması, diri diri atlarını yakması yemekleri ziyan etmesi, gibi davranışları uygulayarak elde ettiği prestij onun servetini ,ahlakını '' soylu'' yapıyordu, bunlara'' gentilhomme'' deniyordu iyi gens'ten gelen ırsi güruhu tanımlıyor.

non militia, sed malitia / şovalyelik zelimliğe denktir.

Savonette â vilain (köylüler için kokulu sabun) küçümseyici ifade, aslında ''soylu'' olmayanlara devlet görevlerini satın alma yoluyla '' soylu'' hale gelmelerini sağlayan ''soylulaştırma'' belgeleri.


Soyluluk katisurette herhangi bir işte çalışmamakla tanımlanıyor.

Her fief sahibi kral talimatıyla kılıç kuşanmak zorundaydı.Krallığın zaptedemediği topraklardaki ahali , her türlü zor ile silahsızlandırılıyor.

Kılıç kuşanıp belli bir toprağı zaptetmiş kişiler toprak kurulu üyesi oluyor.Bu üyelerde kontluk şovalyeleriyle adlandırılıyor.Krala biat etmiş ve silahlanmış efendi ırsi olarak mülkiyetini veledine bırakabiliyor.Ayrıca ırsi amblem logo vb taşıma hakkına sahip oluyorlar ve bunlar soylular oluyor.

Bir şovalye bayrağı altına ne kadar adam toplarsa buna banneret( ayrı birlik oluşturucak kadar adamı olan fief sahibi) deniyor.Bunlar doğrudan krala çalışıyor ve biat ediyorsa captal veya baron adı veriliyor.Hukuki terminolojide pair(kralın en büyük vassali)

Oluşan 'soylular' sınıfı( ırsi güruh ) kendilerine tuttukları kronikçi veya şairler tarafından Magnat(ulu) ,poestatz(güçlü, muktedir), demeines(efendi) olarak adlandırılıyor, bu üretilmiş tanımlamalar yazılı ve sözlü biçimlerde ''sanatçılar'' tarafından yaygınlaştırılıyordu.

fürsten(laik birinci aristokratlar) / latincesi principes-------serf şovalye (ministerial)------ bayle/bauermeister/reeve(senyörün toprağını işleyen köle başı )

Senyörün kalesinde görevli kilerci(senechal) , ahır yöneticisi başseyis( marechal) , içki dağıtıcısı( bouteiller) , mabeynci(chambellan) genel olarak hizmetle yükümlü kölelik( dienstmanner)

Kiliseye, manastıra bir laik efendi tarafınadan atanan rahip yetki belgesi(investiture) almaktaydı.

voirie/viguerie/vicaria (naip) ----jugeur( yargıç)----missi/missus dominici(kral müfettişi)---shire( ingilterede efendilerin oluşturduğu kontrol alanları)---

Bu missus'lar zamanla kontlara dönüşücekler.

Birçok kontluğu içindeki kaleleri manastırları biat yoluyla tek elde toplayanlar kendilerine archicomte( baş kont) marki/duca(uç beyi) isimlerini yakıştırıyorlar.

Efendilerin şatoları gerçek anlamla tahkim edilmiş askeri kamplardı,Şatonun içindeki burg efendi ikametgahı olarak kullanılmaktaymış.Şatoların etrafı genellike bir iç , bir dış bazen daha fazla sur sırasıyla berkitilmişti.Bu surların içinde askeri kölelerin,kölelerin,zanaatkar kölelerin barınmaları için kulubeler vardı.Buralara yüksek yargı alanı olan, şato toprağı(chatelleine ) deniyordu.


Kilisenin toprakların gözü olan aristokrasi ,üçkağıtla güzellike,olmazsa zorla bu topraklara el koyuyordu.El koymayı yasal statüye taşıdı. Kilisede kalan ama krala ve yargı sistemine tabi olan toprakların kontrülünü, kilisenin yeminlileri( advocatus) lar türedi. Advocatus'ların ''ban'' yetkisi( bir işi zorla yaptırma ) vardı.

______________________________________________________
Ni Dieu Ni Maitre , Ni Cité Ni State !
Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.Ocak.2019, 00:37   #9
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,803
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 501
397 Mesajına 1,049 Teşekkür Aldı
Standart

Kent devleti fahişe gibi çekicidir. APO

Ulusu pazar etrafında örgütlenen bir birlik ve toplumsal form olarak görmek yanılgıdır.Bu tanımlama burjuvazinin kendini ve ulus devletini meşrulaştırmasıdır.Ne yazıkki sosyalistler de bu tezi esas almışlardır.Halbuki etnisite tarihin en özgür ve canlı birimidir.

Eğer uluslaşma etnisitenin,halkların bireylerin birbirleriyle sıkı ilişki ve ortak çıkarlar etrafında örgütlenmesiyse, toplumun konfederal biçimde genişliğine ve derinliğine tümüyle örgütlenmesi o toplumu demokratik ulus haline getirir.Uluslaşma bu biçimiyle daha kapsamlı ve yoğun hale gelmiş olur.Demokrasiyi eşitliği adalet ve imkanları paylaşan demokratik ulus haline gelmiş olur.

Ortaya konan demokratik özerklik projesi etnisite ve coğrafi sınıra dayanmıyor.Bizim demokratik özerlik anlayışımızda tek etnisite ve coğrafya anlayışı yok.

İnşa edilmesi gereken, evrensel tikel yaşam gerçekleridir.

Bunun için en uygun çerçevenin demokratik komünal ve konfederatif(devlet konfederalizm ve federasyonunda bahsetmiyorum) bir yapılanma olacağı açıktır.Çünkü nekadar farklı birlik veya komün varsa, hepsine ana komün veya konfederasyon çerçevesinde yer vardır.Kapalı ve katı kimlik sıfatını asla takmadan, bağımsızlık taslamadan evrensellik tikellik ana felsefesi esas alınarak, basitten karmaşığa doğru çok geniş ağlara ve yapılanmalara gitmek son derece mümkün ve gereklidir.Dolayısıyla '' Ortadoğu Demokratik Komünü'' her alandaki komünler komünü siyasi oluşumu olarak önerilebilir.

Demokratik komünaliteyi homojen bir toplum eşitlikçiliği olarak değil , tek bir kişiden milyonlarca kişiye kadar nicelik kazanıp, erkek topluluğuna ,spor ve sanattan, endüstriye ,entellektüelerden çobanlara,kabileden şirketlere, aileden uluslara ,köyden kentlere,yerelden küresele, klandan küresel topluma kadar her türlü toplum olarak tanımlıyorum.

Ahlaki ve politik toplum, yerel yaşanan bir olgudur.

Demokratik özerlik için demokratik toplum örgütlülüğü gereklidir. Örgütlenme formasyonu(Demokratik konfederalizm)

Demokratik özerklik bedense, demokratik ulus ruhtur birbirlerini bu şekilde tamamlarlar.Birbirlerinden ayrılamazlar,beden olmazsa ruh, ruh olmazsa beden olmaz.Demokratik ulus olmazsa demokratik özerklik olmaz.

Demokratik konfederalizm çeşitli toplulukların (dini ,etnisite cemaat, entellektüel hareket ekonomik birim) kendilerini özerkçe yapılandırıp örgütlenme biçimidir.Konfderalizm yatay,dikey farklı siyasi oluşumlara mevcut toplumun karmaşık yapısı nedeniyle zorunlu olarak açıktır.

Demokratik Özerkliğin bağımsızlık kavramıyla ilişkisi ve farklılığını ortaya koymak önemli ve öğreticidir.Bağımsızlık kavramı çekici ve büyüleyicidir.Toplumların bağımsız ve iradi örgütlenmesi,durumunu tutuşunu anlatır. Diğer yönüyle ayrılma kopmak ve farklı yaşamak olarak insan beyninde algı oluşturmaktadır.

Bağımsızlık kavramının ilkini kabullenirken ikincil anlamını reddetmek gereklidir.

Demokratik Özerklik, demokratik ulus ruhunun devlet karşısında kazandığı statünün adı olmaktadır.

Marx ve Engels ulusu bir burjuva sınıf yaratımı olarak değerlendirmişlerdir.Burjuva sınıfının gerçekleştirdiği iktidarı ele geçirme operasyonlarını birer demokratik devrim olarak nitelendirmiş bunun sonucunda ise ulusların özgürleşerek demokratik bir karakter kazandıklarını savunmuşlardır.Ulusu bu biçimyle ele almak baştan ulusu onlara teslim etmek,onların insafına terk etmek anlamına geliyor.Ulusu asla bir toplum biçimi olmayan kapitalizmin temel toplum formu olarak ele alarak kapitalizmin meşrulaşmasına soldan en büyük katkıyı sunmuşlardır.Önderlik bu konumlarını '' kapitalizmin sol mezhebi'' şeklinde tanımladı.

Doğadaki her varoluş gibi toplumsal varoluşunda kendini tanımlama ihtiyacı kaçınılmazıdr.Bugüne kadar toplumlar kendini bir kimlik etrafında tanımlamışladır.
Özgürlük Sosyolojisi(3.cilt) adlı savunmada demokratik ulus anlatımı, ahlaki ve politik toplum kapsamında aynı veya benzer dil ve kültür gruplarının demokratik siyaset temelinde demokratik topluma dönüştürülmesiyle gerçekleştirilir.Tüm farklılıklar konfederal toplum formunda ahlaki ve politik toplum birimi olarak yer alır.Dil, kültür vb zenginliklerini demokratik ulusa aktarır.Yeni ulusta mezhebin,inancın ,ideolojinin egemenliğine yer yoktur.

En zengin sentez gönüllüce gerçekleştirilendir.

Ulus, kabile bilinci+ dini inanç + ortak siyasi irade ve ortak pazar etrafında şekillenen toplumsal kimlik olarak ortaya çıkmıştır.Ulusun gelişmesine yol açan tüm bileşenler incelendiğinde bu oluşumda ne devletin,ne de kapitalizmin(veya devletçi sistemin) bir zorunluluk olmadığı açık bir biçimde görülmektedir.Aksine ulus en fazla devlet dışı alan ve yapılar içerinde kendi özgür oluşum koşullarına kavuşmaktadır.

Kısım kısım alıntıdır.

Abdullah Öcalan / Mustafa Karasu / Duran kalkan
______________________________________________________
Ni Dieu Ni Maitre , Ni Cité Ni State !
Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20.Ocak.2019, 21:26   #10
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,803
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 501
397 Mesajına 1,049 Teşekkür Aldı
Standart

Toprak ve Özgürlük( Zemlja i Volja) bölünmesi, Phlekhanov ve çevresi köylüler arasında kültürel çalışma, propaganda,politik serbestliğin verilmesi için mücadele öneriyor terörist yöntemlere karşı çıkıyor.Diğer kanat terörist yöntemlerin kullanılmasında ısrarcı,II Alexander'in öldürülmesine karar verilence parti içi uzlaşma ortadan kalkıyor ve sonunda parti bölünüyor. .

Cherni Peredyel ( kara bölünme) Phlekhanov çevresi.Diğer grup Narodnaya Volya(halkın iradesi) volya hem özgürlük hem irade anlamına geliyor.

Narodnaya Volya Parti Programı. / 1879-80 arası olması lazım.

Bizler temel inancımızla sosyalistler ve Narodnikleriz.Sadece sosyalist ilkeler doğrultusunda insanlğın özgürlük, eşitlik,kardeşlik,genel maddi refah,bireysel kişiliğin gelişmesi ve devamlı gelişim elde edilebileceğine inanıyoruz.

Biz şu anda halkın politik ve ekonomik kölelik içinde olduğunu görüyoruz.

Var olan otokrat taşkınlığın, çıplak kaba kuvvet yoluyla ordusu polisi ve memurları kullanarak sürdürüldüğünü görüyoruz; tıpkı eskiden Cengiz Han'ın Moğol zulmünü sürdürmek için yaptığı gibi.

Aynı zamanda baskı ve zulümlerie rağmen bazı halk geleneklerinin hala canlı olduğunu görüyoruz; halkın toprak sahibi olma hakkı,yöresel ve mahalli özerklik, federal ilkeler, konuşma ve inanç özgürlüğü. Bu gelenekler geniş kapsamlı gelişmeler getirebilir...

Ulusun mevcut hükümetin boyundurluğundan kurtarmak, siyasi devrimi gerçekleştirmek ve egemnlik gücünü halka teslim etmek bizim görevimizdir.

''Halkın İradesi'', bağımsız ulusal oylamayla seçilecek bir kurucu meclin ortaya çıkmasıyla sağlanabilir...

İdeal yöntem bu olmamasına rağmen, en elverişli yol olarak gözükmektedir.

Bir parti olarak gelecek seçim kampanyası boyunca ve nihayetinde Kurucu Meclis'de dahil olmak üzere devrim hareketi başlayana kadar aralıksız, olarak propaganda yapma niyetinde olduğumuz bir programımız bulunmaktadır.Programımız aşağıdaki hususları içermektedir.

I. Büyük ölçüde yöresel bir özerklik

II. Mir'in bir ekonomik ve idari birim olarak bağımsızlığı

III. Toprağın halk verilmesi

IV. Bütün fabrikaların işçilere verilmesi

V. Vicdan ,konuşma, basın, toplantı, seçim propagandası özgürlüğü.vb

VI. Mevcut ordunun yedek askerlere dönüştürülmesi.

--

Yukarıdaki amaçlar doğrultusunda faaliyetlerimiz aşağıdaki şekilde gelişmelidir.

a) Propaganda : Demokratik sosyalist devrim düşüncesini yaygınlaştırmak ve meşrulaştırmak

b) Terörist Eylem : Yönetime mensup en önemli kişileri ortadan kaldırmak , partiyi casuslardan korumak, resmi taşkınlık ve zalimliklere bağlı ceza vermek.Bu genel bir amaç olarak, yönetimi zayıflatacak ve moralini bozacak, yönetimle mücadele fırsatının kanıtı olacak.Partinin nihai başarısına olan genel inancı güçlendirecek ve son olarak mücadele ruhunu besleyecek.

c) Gizli grupların organizasyonu bir komuta merkezi emrinde yapılacaktır.

d) Yönetim ordu toplum ve kitle içindeki etkin yerlerle bağlantı temas kurulması.

e) Devrimin organizasyonu ve başarılı bir şekilde yerine getirilmesi

f) Kurucu Meclisin seçimle oluşturulması''

----------------------------------------------------------------------------------------

Narodnaya Volya'dan '' Partinin Hazırlayıcı Görevleri'' adlı makale.

Hükümetin, devrimi beklemeksizin kendi arzusuyla halka boyun eğmeye karar vermesi muhtemeldir.Bu, eski rejimin doğal ölümü olarak tanımlanabilir.Ancak her durumda Parti,devrimi hazırlmak ve gerçekleştirmek için adım atmalıdır.Belki de genel bir ayaklanma, başarısız bir savaş devletin iflası, uluslararası bir kriz vb gibi özellikle elverişli bir durumu seçmek mümkün olabilir

Fakat parti dıştan gelen elverişli bir duruma bel bağlamamalıdır.Parti en elverişsiz durumda hareket edebilecek bir halde olmalıdır.

Parti kendi başına, hemde başarıyla hareket etmek fırsatını yaratabilmelidir.Örneğin fırsat mevcut yönetimde kilit mevkiler tutan bir düzine verya pek çok kişinin aynı anda suikasıtyla yaratılabilir.Bu alt kademediki memurlararasında paniğe neden olacak ve aynı zamanda kitleyide heyecanlandıracaktır. Partinin savaşçı güçleri de daha sonra başlıca yönetim odaklarına saldırarak ele geçirecek ve Parti, fabrika işçilerinin büyük kitlesini harekete geçirecektir vs...Parti aynı ve zamanda yabancı güçlerin hükümet lehine müdahale tehlikesine karşı dikkatli olmalıdır.

Bu yüzden aşağıdakiler Partinin hazırlayıcı görevinin ana hatlarıdır.

I. Bir isyan başlatmayı sağlayacak merkezi bir saldırı örgütü oluşturulması.

II. Bu isyanı destekleyecek alt taşra örgütlerinin oluşturulması.

III. Şehirlerdeki fabrika işçilerinin faal desteklerini sağlamak için önlemler

IV. Silahlı Kuvvetlerden aktif destek sağlamak ya da en azından hükümete verilecek herhangi bir yardımı etkisiz kılmak için önlemler.

V. Aydınların dayanışma ve işbirliğini kazanmak için önlemler.

VI. Yabancı ülkerdeki kamuoyunun desteğini kazanmak için önlemler.



______________________________________________________
Ni Dieu Ni Maitre , Ni Cité Ni State !
Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com