Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Makaleler

Makaleler Makale bölümü


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Komünist Fabrika
Cevaplar
2
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
392
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 16.Ocak.2018, 19:54   #1
 
Silgikafa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Silgikafa
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 16.Ağustos.2007
Üye No: 1667
Mesajlar: 299
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6
14 Mesajına 25 Teşekkür Aldı
Standart Komünist Fabrika

Sermayeden Miras : Komünist Fabrika

Rekabet sivrileştikçe kemerler daha fazla sıkılmaya başladı. Geleneksel yöntem maliyetlerini aşağıya çekmek için ilk işçilerine daha sonra piyasaya saldırır sonunda çarşıyı peşine takar yani kalitesinden ödün verir fiyat kırardı. Fiyatı onun alış verişinde ki kendisi idi böylece kendisini ucuzlatarak daha cazip hale getirirdi. Rekabet alanında varolma çabası gösteren tüm piyasa aktörleri aynı alış veriş yöntemini izleyince geleneksel yöntemin varolma mücadelesi kendiliğinden en önemli müdahale olmaktan çıktı.

Özellikle üretim tarzlarının daha fazla kol gücünden daha fazla zihin gücüne yanaşması ile zihin gücünün kayıt altına alınması peşinde devasa arşiv oluşturdu. Arşivlerin kayıt altına alınması işlenmesi zamanı gelince otomatik olarak sürece dahil olması ve tüm bunların kol gücünden ziyade zihin gücüne ihtiyaç duyması ile yetiştirdiği kalifiye işçiyi kaybetmek, kaçırmak ve kaptırmak istemeyen sermaye sahipleri mali politikalarda daralma yaratmak için işçilerine saldırıyı dolaylılaştırdı. Dolaylı saldırı süreklileşti ve hissettirmeden gizliden sinsice kendisini sistem, düzen, otomasyon, robotik, profesyonel, tasarruflu, israfsız, bölüşümlü, departmanik vs... olarak tanıttı.

Saldırıyı vasıfsız işçilerine ilk dolaylı sonra doğrudan, kalifiye işçilerine ise sürekli dolaylı olarak uygulayan sermaye zihni isteyerek ama bilmeden muhteşem bir keşifte bulundu. Dolaylı saldırı üretim sahasından idari koridorlara, hizmet masalarından teneffüs bahçelerine kadar her yerde tüm kaynaklarının israfını minimuma indirdi. İsrafı önlemek tüm kaynakların en verimli halde kullanılması, lüzumsuz kaynak kullanımına sebep veren koşulları yıkmak, satılmak için üretilen ürüne değer katmayan tüm faaliyetleri ortadan kaldırmak gibi müdahaleler ile vücut buldu. Bu tasarım hem dönemsel krizlere hazırlıklı girilmesine hem piyasada sürekli varolma mücadelesi verilebileceğine hemde ani ama dönemsel mali düzenlemelerden sinsi ve sürekli tasarruflara yol açtı.

Sermaye aklı ara ara ve aniden ve doğrudan saldırdığı işçilerine artık sürekli ve hissettirmeden saldırıyor ve böylece toplu işten çıkarmalardansa zaman içinde kendiliğinden aslında tazminatsız kopuşlarla yoluna emin adımlarla ilerliyor.

Sermaye aklının idari koridorlardan üretim sahasına, hizmet masalarından teneffüs bahçelerine kadar her yeri yeniden tasarladığı ve süreklileştirdiği iyileştirmeler ile sahiplendiği ve koruduğu düzeni onun muhteşem keşfidir. Aslında muhteşem keşif tersine dünyada vücut bulmasa özünde değer ekonomisinin zihnini taşımasa gerçektende muhteşem keşif olacaktır. Çünkü özü itibari ile sömürüyü sinsice derinleştiren muhteşem keşif, kaynakların israfının önlenmesinin alışkanlığını şimdiden yaratmaktadır.

Gerçek insanlığın şimdiki tarih öncesi insanlıktan kazanması gereken bir alışkanlık varsa o da kesinlikle kaynakların verimli kullanımı alışkanlığı olmalıdır. Teknik bilim ne kadar gelişirse gelişsin daha az ağacın kesilmesini sağlamak, daha az karbon salınımı gerçekleştirmek, daha az emek ile daha fazla üretim yapmak, lüzumsuz olan yerine hep gerekli olanı icra etmek... bir fiziki taş parçası olarak dünyanın da yıpranma süresi vardır.

**********

Yeri gelmişken fabrikalarda örgütlenmeyi karşılıklı diyalog sürecine girip karşısındakini kandırıp örgütlemek yada onların ekonomik çıkarları peşinde koşup işçilerin gözünde süpermen yada öncü güç olup onları doğru yola sevk etmek sanan leninist fikirliler, uzun yıllardır peşinde koştukları fabrika örgütleme faaliyetlerinde ufak tefek bir kaç grev dışında pek bir başarı sağlayamadılar. Zaten bu grevlerin pek çoğuda işçilerin kendi öz gayretleri ile gerçekleşmiş süpermen leninist partiler sonradan yetişmiştir. Hatta bazen yetişememiş öncü parti arkada kalmış yada öncü parti önde olması gerekirken gazetelerinde ''yanınızdayız'' demiştir.

Leninist partilerin 'illa ki öncü benim' sevdası kendilerine zarar vermektedir. Çünkü sermaye zihninin muhteşem keşfi zaten kendi içinde işçilere öncü yaratmıştır. İşçilerin yarı yarıya kendisinden olan usta başısı yerini üretim mühendisine, arada sırada yanına gidip dertlerini anlattıkları patron babaları yerini profesyonel CEO'ya, beraber çalışıp çalışırken muhabbet ettikleri mesai arkadaşları ise yerini ''U'' tipi çalışma düzeni sebebi ile kapalı faunusa terketmiştir. İşçinin ona öncülük edecek mühendise ihtiyacı yoktur. Hele ki gün boyu başında biten mühendislerden kurtulma, kendi kararını kendi verip uygulama özgürlüğü mücadelesinde yani insanca varolma ve yaşama mücadelesinde hiç kimsenin dışarıdan aklına ihtiyacı yoktur. Ancak isteyen onun varolma mücadelesinde onun yanında olabilir buna bence hayır demeyecektir.

**********

Sermaye aklı muhteşem keşfini zorunlu ihtiyaçları sebebi ile buldu ve uyguluyor. Üretim tesislerini tüm birimleri ile neredeyse her an güncelliyor. Geleneksel yöntem yıkar yeniden yapardı. Her aşamasında daha sağlam temel atar üstüne bina çıkar sonra bir daha yıkar bir daha ve yine daha sağlam temel atar yine daha sağlam bina yapar sonra yine yıkar ve yine daha daha sağlam temel atardı. Muhteşem keşif ile daha sağlam temel atma derdi çözüldü. Çünkü temel portatifti sökülüp takılabiliyordu ve yeni parçalarda eklenebiliyordu. O halde yıkıp yeniden yapmaya gerek yoktu. Temele sürekli yeni parça ekle ve sağlamlaştır ve sürekli binayı yükselt.

MUHTŞEM KEŞİF : YALIN ÜRETİM YADA KOMÜNİST ÜRETİM TARZININ TARİH ÖNCESİ HALİ

Yalın üretim tarzını incelemeye koyulduğumuzda ilk esaslarına rastlarız. Yalın üretim en baştan kendisini esasları aracılığı ile açık eder. Esasların söylediği elbette doğrudan insana aykırıdır. Belli ki teknik mühendislik tasarımıdır. Ve bu mühendislik en başta da bahsettiğimiz gibi sömürünün daha sinsi daha gizli ve sürekli halidir. Çünkü bu teknik tasarım sermaye aklının ihtiyaçları çerçevesinde tasarımlaştırılmıştır.

Sermaye aklı kalifiye iş gücü dilemiş peşinden şirket içi sürekli eğitimler gelmiştir. Sermaye aklı profesyonel birimler istemiş ardından 10 parçaya ayrılmış birbirini zorlayan ama birbirinden bağımsız departman içi departmanlar yaratılmıştır.

Örneğin sermaye aklı yalın işgücünden gayri özel hayatı dahil doğumundan ölümüne kendi üretim tipine dair yalın olan insan talep etmektedir. Talebi yalın işgücü değil yalın insandır. Tüm hayatı boyunca profesyonel yaşayan seçtiği tek alanda uzmanlaşan yalın insan, doğal ki birbirinden ayrık çalışılan üretim tesislerinde zorluk çekmeyecek en kısa sürede sermayaye katkıda bulunacaktır.

Yalın üretimin esaslarının ilk maddesi yalın insandır. O halde Yalın üretim tarzı kendini daha ilk ilkesinde açık etmiştir.

Yalın üretimin bir diğer esası Yalın düşünmektir. Yalın üretimin yalın düşünen insanlara şifrelediği değer ekonomisinin kuralları gereği ve kendi esas amacı az harç çok köfte misali karlı düşünmektir. Karlı düşünmek ise kaynakları derinlemesine kullanmaktır. Kaynaklar insandır, ağaçtır, petroldür, ipektir, altındır,kömürdür. Yalın düşünce insan kaynağı ile petrol kaynağı arasında kardan başka fark görmeyen düşüncenin en yalın halidir aslında...

Yalın üretim tarzının esasları kendini en baştan açık eder. Tersine dönmüş akla mugayir dünyanın kendisi daha en başta yalın üretim tarzının esaslarında çırılçıplak ortadadır. Lakin yalın üretim tarzının üretim, idari ve hizmet departmanlarında ki organizasyonunu yalın esaslar sağlamaz. Yalın esaslar ancak genel çerçeveyi sunmuş ve niyeti belli etmiştir. Yalın esaslar sahalarda ki organizasyonu yalın araçlara bırakmış, yalın araçlar ise yalın esaslara sadık kalma sözü ile görevi ondan devralmıştır.

Gerçekte sermaye aklının ihtiyaçları ve niyetleri ile yazılmış maddelerdir; yalın esaslar. Ancak yalın araçlar doğal bir süreçtir. Sermaye aklının niyetlerini aşmıştır ve hatta daha da aşacaktır.

Esaslar ilk incelendiğinde derin sömürünün gizlendiği süslü kelimeler ile karşılanılsa da kaldırılıp bir kenara atılacak şey değildir; Yalın üretim tarzı... çünkü yalın araçlar yalın esasları gölgede bırakabilecek kadar muhteşem doğal bir keşiftir.

Yalın Araçlar

Yalın üretim tarzının sahada ki uygulanışı kendi araçlarını yaratmıştır. Yalın tarz sahada bu araçlar sayesinde varolabilmekte ve güncellenmektedir. Genel olarak 5 ana başılıkta incelenebilecek bu araçlar üretim alanının organizasyonundan hizmet masalarının yerine kadar tüm süreçlerde arşivlenmiştir.

Yalın araçlar hem genel hemde ayrıntılı bir standardizasyon sunar. Neyin nerede ne kadar olması gerektiğinden neyin neden orada olduğuna kadar hemen her şeyi hesap eder. Standartlaştırır, düzenler ve bildirir. Yalın araçlar kaynak israfının düşmanıdır.

Birinci Yalın Araç : Organizasyon, Kalabalıklarda Kaybolma

En iyi organizasyon peşinen standardizasyon gerekirir. Organize olabilmek için standartların oluşturulması belirlenmesi ve uygulanması gerekmektedir. Bir iş üretilirken o işin hangi standartlar yada hangi standart toleranslar arasında yapılması gerektiği en başından belli olmalıdır. Yalın organizasyon aracı ilk bu standartları belirler. Bu kuralları, prosedürleri getirir. Ancak sadece bu değildir. Çıktının standardizasyonu için girdinin standart olması ve girdiyi çıktı hale getiren tüm aşamaların belli tolere aralıklarında kalması gerekmektedir. O halde yalın organizasyon tüm süreçlerin standardizasyonunu organize eder.

Süreçlerin organize olabilmesi için süreçlerin işlem basamakları, tanımlamaları, sıralamaları, maksimum ve minimum insan müdahalesi sınırları, zamanı ve elbette sonucu en başta belirli olmak zorundadır. Deneyerek, yanılarak, tecrübe, bilgi ve teknolojik imkanlarla standart hale getirlimiş süreçlerden şaşma yaşanırsa çıkacak olan sonucu doğrudan etkileyeceğinden daha çıktı alınmadan farkedilebilir. Süreçlerden şaşma, çıktının standardından şaşma olacağından çıktı alınmadan geriye dönülür ve kaynakların israfı olabildiğince azaltılır.

İş yapma süreçlerinin tahlili ile standart hale getirilmesinin önünde iş yapılan alanında standartlar ile organize edilmesi gerekmektedir. İnsan kaynağının çalışma alanında ki her lüzumsuz hareketi gerçekte kayıp olarak değerlendirilirse o halde işçinin her hareketi hem kendi yorgunluğu hemde zaman kaybı olacaktır.

İşçinin alyan takımı araması, kalıp araması, en çok kullandığı malzemenin kullandığı alandan uzak olması sürekli o malzeme için gidip gelmesi, ayar yaptığı alanın dar olması onu zorlaması... tüm bunlar çalışma alanının standart bir organizasyonu olmadığını söyler. Geleneksel yöntem işçiye kullanacağı ekipmanları zimmetler kaybolursa da bağırır çağırır hesap sorar fakat yalın yöntem işçinin kullandığı ekipmanları çalışma alanında kullanılma şekliyle organize eder yer belirler standart bir hale sokar ve takip eder alışkalık haline getirir.

Çalışma alanında ki organizasyon ilk olarak tüm ekipmanların sınıflandırılması daha sonra da düzenlenmesi ile gerçekleşir. Sınıflandırılıp düzenlenen çalışma alanı artık basit bir standart yakaladığı için tüm lüzumsuz ekipmanlar, malzemeler ve süreçler tespit edilebilir hale gelir. O halde gereksiz istafa yola açan tüm karışıklık yapan şeyler ortadan kaldırabilir.

Örneğin birbirine dolanan kablolarda hangi kablonun bizim aradığımız kablo olduğunu göremeyiz fakat yan yana birbirine dolanmamış halde duran kablolarda rahatça aradığımız kabloyu alabiliriz. Bu sebeple çalışma alanının sınıflandırılıp düzenlenmesi ile gereksiz israflar kendini açık edecek ve elenip gitmek için zamanını bekleyecektir. Bu işlemde sınıflandır düzenle ve sonra sil işlemi olacaktır.
Sınıflandırılıp düzenlenen sonrada gereksizlerden elenen çalışma alanı tanımlanır ve kullanacak işçiye teslim edilir. Zaten çalışma alanının doğrudan çalışanı da bu süreçtedir.

Yalın organizasyon çalışma alanının ve çalışma süreçlerinin standardizasyonun organizesidir. Böylece organize olan saha artık israfın görünebildiği ve yok edilmek için beklediği bir alan olacaktır.

İkinci Yalın Araç : Sürekli İyileştir; Kendini Açık Eden İsrafı Yoket


Süreçleri tanımlayıp düzenledikten sonra açık olan kaynak israflarını yok etmek için fikirlere ihtiyaç duyulacaktır. Çünkü uzun zamandır geleneksel yöntemler ile çalışanlar şimdi yeniyi ya reddedecek yada geleneksele uyarlayacaktır. Ortaya melez bir üretim tarzı doğurtmamak için sürekli takip ve iyileştirmeler ile süreçleri sürekli kontrol altında tutarak ve sürekli koşulları daha iyi hale getirerek yalın üretim tarzı kendisini güncelleyecektir. Kendisini sürekli aktif tutamayan herhangi bir yalın araç, zamanla kendisi de geleneksel israf yaratan bir tarza bürünecektir.

Örneğin yeri belli edilip işçiye teslim edilen bir ekipman kaybolduğunda hesap soran bir tarz geleneksel, fakat neden kayboldu yada kaybolmaması için ne yapılmalı sorusunu soran ise yalın araç olacaktır.

7 tonluk kamyona 2 ton yükleyene bu kadar mal için bu araba çıkar mı sorusu soran geleneksel yöntem, neden 2 tonluk bir aracım yok sorusunu sorup petrolden tasarruf etmeyi planlayan ise yalın araç olacaktır.

18 saat mesai yapınca çok ürettiğini zanneden geleneksel yöntem, neden sürekli mesai yapmak zounda kalıyorum sorusunu sorup zamanın aktif kullanımını planlayan ve çalışanların zamanlarından ve emeklerinden tasarruf etmeyi düzenleyen ise yalın araç olacaktır.

Soru soran ve koşulları rahatlaştırmayı planlayan ve sınırlı kaynakların israfına savaş açan sürekli iyileştiren yalın aracın en mühim başlığıdır. Geleneksel ile arasında ki en büyük farkıdır.

Üçüncü Yalın Araç : Zamanında Üretim, Stoğa Hayır

Geleneksel yöntem hiç durmadan üretim yapmayı planlar. Onun için makinelerin dönmesi sürekli kar yaratır. Makine bozuk döner yada hatalı döner... önemli değildir önemli olan dönmesidir. Geleneksel yönteme göre sipariş olsun olmasın stopğa üretilen ürün nasılsa satılacağından sürekli makineyi çalıştırıp üretmek sonra üretilenleri sağda solda bekletip zamanı gelince satmak sorun değildir. Geleneksel yönteme göre bu israf değildir, bu kaynakların verimsiz kullanılması değildir.

El değmeden üretim denilince salt temiz üretime referans verildiğini sanan geleneksel yöntem sağda solda bekletilen stok ürünlerin kalabalıkta oradan oraya çekilmesini itilip kakılmasını çizilme, devrilme, zarar görme, tozlanma, kirlenme risklerini akıl etmez. Üretilen her ürünün ne kadar çok el değerse o kadar hatalı olacağını ve israfa yol açacağını el değmeden üretimin esas konusu olduğunu bilmez, düşünemez. O sadece üretir ama ürünün bekledikçe değer kaybettiğini sınırlı kaynakların israfına yol açtığını önemsemez.

Bir yalın araç olan 'zamanında üretim' sipariş varsa üret yoksa üretme der. Çünkü aldığı sipariş kadar mal çıkarabileğini fazlasını bekleteceğini ve her bekleme süresinin gerçekte değer yaratmayan bir süreç olduğunu bilir. Ortamı kalabalıklaştırdığını, kalabalıklaşan ortamın standartları zorladığını düşünür. Gittikçe kalabalıklaşan ortamın arama ve bulma gibi lüzumsuz faaliyetleri arttıracağını bilir. Her lüzumsuz faaliyetin moral bozduğunu morali bozulan ortamın morali gereği ürün üreteceğini tasavvur edebilir.

Geleneksel yöntem ileri işlem görecek ürünleri geri işlemde şişirip ileri işlemi sıkıştırabileceğini düşünürken, yalın araç geri ile ileri işlemi hatlar ile birbirine bağlayıp geri-ileri kavramlarını yok eder. Lüzumsuz ve israfi ara stoğu eler. Örneğin kumaşın basıldıktan sonra dikiş nakışa gitmesini teknolojik yatırımı ile hem basıp hem de aynı zamanda diker, ara stoğu kaldırıp yerine direk hammadde-ürün ilişkisini koyar. Geleneksel kafa bunu düşünemediği için zamanında üretime dair teknolojik buluşu kendisi icat edemez ancak daha sonra görüp şaşırıp transfer eder.

Geleneksel yöntem stok zihni ile çalıştığı için kendi içinde de stok dağları yaratır. Her biriminde ayrı ayrı stok dağları vardır. Çünkü üretim tarzında bir organizasyon standardı yoktur. Fakat Yalın araç zamanında üretimi tüm birimlerinde uygular, stok dağları yoktur. Siparişi kadar hammaddesi vardır. Yani stoklu çalışıp örneğin değerli bir hammadde olan kağıtlarını raflarda çürümeye teslim etmez.

Örneğin bir matbaanın ambarında birbirinden ayrı 250 adet malzeme ve yardımcı malzeme vardır. Geleneksel zihin birbirinden farklı 250 adet ürünü amansız üretimi gereği sürekli şişik tutar. Bu kaynak israfıdır. Yalın araçlar ile yönetilen bir matbaa ise ne kadar iş yapacağını bildiğinden amansız üretim yapmadığından 250 adet ürününden yetecek kadar bulundurur. Kaynakları verimli kullanır, raf ömürlerini geçirmez, beklemekten bozulan, çokluğundan dolayı bir yere sığdırılamayıp oradan oraya taşınmaktan kırılıp dökülen malzemeleri çöpe göndermez, israf etmez.

Zamanında üretim, el değmeden üretimin temelidir. Zamanında üretim saha içi malzeme tedariğinin israfsız gerçekleşmesidir.

Dördüncü Yalın Araç : Kalite Güvence, Kontrol Değil Güvence

İş yapma organizasyonu ile süreçlerin standartlaştırılması ve süreçlerde ki standarttan sapmanın çıktıyı doğrudan etkileyeceğini yazmıştım. O halde doğrudan çıktıyı kontrol etmek her şey olup bittikten sonraki kontroldür ve bozukların ayrılması ile yine israfa yol açar. Sipariş sahibine temiz mal gider fakat çöpe de mal gider. Çöpe giden mal yer kürenin malıdır. Süreçlerin iyileştirilmesi düzenlenmesi ve standartlaştırılması, standardın güvence altına alınması yalın faaliyettir.

Geleneksel yöntem süreçlere eğilmeden sürecin sonuna polis yetiştirip bozukları ayıklatır. Yani herşey olup bitmiştir.

Yalın kalite, hatalı ürün üretmenin önüne daha işlem süreçlerinde geçer. Ve her anormalliği kayıt edip yeniden günceller. Ve asla anormalliklerde üretime devam etmez.

Beşinci Yalın Araç : Toplam Bakım, Bozulmadan Önce

Sürekli üretim yaparak stok dağları yaratan yöntem, gereksiz üretim yaptığını gerekli üretime geçtiği sırada makinesi arıza yapınca anlar. Ama aklı başına gelmez çünkü buna alışmıştır. Böyle görmüş böyle yetişmiştir. Zamanında üretim yapmaz ve makinesine bakım zamanı yaratamaz, sürekli iyileştirici düşüncesi yoktur makinesini revize etmeyi akıl edemez hep aldığı gibi kullanır ''Almanlar'' onun için düşünmüştür. Ortamı organize ederek kirli bölgeleri tespit edip tozun çapağın farkına varamaz. Pisliklerin birikip hata önleyici sensörleri tıkadığını bunun bir anormallik olduğunu kalite güvence ağı ile kayıt altına almaz. Tüm bunlar gereği temizlik, bakım ve muayene planları oluşturmaz. O hep üretir, amansızca kaynakları israf eder.

**********

Peşin olarak yalın üretim tarzının esaslarını reddersek ama yalın üretim tarzının araçlarını incelersek komünist üretim tarzının tersine dünyada ki hali ile karşılaşırız. Yukarıda kısaca belirttiğim üzere yalın üretim tarzı israfa karşı duruş alışkanlığı kazandırıyor. Sürekli ve hunharca üretime karşı talep kadar üretimi hedefliyor ve bu çerçevede organize oluyor. Kahin değilim ama ben komünist üretim tarzında da talep kadar üretim yapılacağını ve lüzumsuz stoklardan kaçınılacağını, bunun yanında yalın üretim tarzının kaynak israfına karşı teknoloji sevdasını komünist üretim tarzında da bulabileceğimizi düşünüyorum. Tüm bunların yanında komünist üretim tarzında çalışanların çalışma sürelerinin olabildiğince kısalmasının temelinin, yalın üretimde çalışma alanın organizasyonu ile gereksiz faaliyetlerden kaçma ve yine gereksiz üretimin elenmesi ile atıldığını zannediyorum.

Tersine dünyada insana ait üretim tarzı tahayyül etmek saçmalık olur. Ancak ben yalın üretim tarzının gereksiz işçi hareketlerinden kaçınarak komünist üretim tarzında minimum çalışma süresinin temelini atacağını, kaynak israfına karşı çözümleri ile komünist üretim tarzına tecrübe edebiliceğini, stoksuz ve kalitesiz çalışmaya karşı fikirleri ile de komünist üretim tarzına düşünceler aktarabileceğini düşünüyorum.

saygılarımla,
silgikafa
Silgikafa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Silgikafa Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 18.Ocak.2018, 09:45   #2
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,612
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,584
845 Mesajına 1,585 Teşekkür Aldı
Standart

Görünen biçimiyle tarif ettiğiniz komünist fabrika, bilişimsel teknolojik devrim sonrası fabrikalı üretim tarzıdır.

Komünist fabrikanın önceline gidelim. Yani Bil. Tek. Devrimin nedenleri üzerinde duralım. 1 Sosyalizm ve kapitalizm arasındaki rekabet, 2 tekellerin kendi arasındaki rekabet, 3 kapitalizmin iç dinamiği, yani işçi sınıfı ile burjuvazi arasındaki kavganın sonucudur.

Bu devrim üzerinde neden duruyoruz? Bu devrim klasik biçimiyle fabrikalı üretim tarzını yok etmiştir. Eski devasa fabrika yerine OSB içerisine kolaylıkla sığabilecek yüzlerce fabrika binaları yapılmaktadır.

Sosyalist ülkeler, kapitalizm için bir tehdit miydi? Kapitalist ülke proleterlerinin devrimci dinamizmi, kapitalist üretim tarzını tehdit etmekteydi. O sosyalizm dünya işçi sınıfının bir çekim merkeziydi. Bu tehdit, kapitalist üretimin dikey ilerleyişini manipüle etmekteydi. Genişletilmiş üretim, ivedilikle işçi sınıfından kurtulmalıydı. O sosyalizm, gerçekte orta çapta gelişmiş kapitalist ülke proleterleri için bir cazibe merkeziydi.

Tekellerin rekabeti bu devrimi tetikler mi? Etkisi yoktur diyemeyiz. Ancak, sosyalizm ve kapitalizmin rekabeti kadar net konuşmasak da tekeller 2. Paylaşım sonrası, hem hammadde kaynakları ve hem de pazarlardaki hareket serbestliği sayesinde tekeller irileşmiş ve yeni açılımlar için birbirlerini zorlar hale gelmişti.

2.paylaşım savaşı sonrası, Keynes’in ekonomi politiği sermaye birikimine müthiş bir ivme getirmiştir. Emperyalist ülkelerdeki, yüksek iş gücü değerleri, yüksek artık değerlerin gerçekleşmesini getiriyordu. Bu dünya da bir ilkti. Yüksek tüketim, yüksek artık değerler yaratıyordu. Artık değer yasası, normalin ötesine geçmişti. Emperyalist ülkelerin işçileri ayni zamanda altın yumurtluyordu.

Demek ki bilişimsel teknolojik devrim için nesnel koşullar olgunlaşmıştı. Bu devrim komünist fabrikayı getirmişti.

Sermaye sadece komünist fabrikayı getirmemişti. Emperyalist ülkelerdeki yüksek yaşam seviyesi ve bireylerin yaşam gereçlerine kolay erişimi de komünizmi çağrıştırıyordu. Çağrıştırmadan da öte, eski sosyalizm sermaye komünizmin yanında sönük kalıyordu. Marks’ın sözünü ettiği yaşam pınarları gürül gürül akıyordu. Tam burada aklımıza Kautsky geliyordu. Sermaye egemen tarz, komünizmi getirmişti. Tam burada aklımıza şu soru geliyor. Kautsky’nin sosyalizmi, Lenin’in sosyalizmini yenmiş miydi?

Şunu anlamak istiyorum: Sermayenin komünist mirası ne kadar komünist ya da sermayeden komünist miras almak mümkün mü?

Komünist fabrikanın kaynak israfının önlenmesinin alışkanlık hale getirmesi, tersine dünyada olmasa muhteşem bir keşiftir. Bu fabrikalar tersine dünyada satış departman ve idare binaları ile tam bir israf kaynağı gibi durmaktalar. Dediğiniz gibi tersine dünyada olmamış olsaydı gereksiz istihdam olmayacak ve israfta olmayacaktı. Satış departmanları stok için üretimi teşvik etmektedir. Bir örnek vereceğim. Fabrika kapasitesi 10 ton, satış miktarı 5 ton diyelim. Burada üretim 5 tonda kalmak istemez. Sabit giderler, ikinci 5 ton üretime (ham madde ve yardımcı maddeler dışında) ek giderler getirmeyecektir. O nedenle satış teknikleri, kampanyalı satışlarla kapasiteye erişmeyi amaçlayacaktır. Piyasaya zoraki sokulan mallar yeni israflara neden olacağı gibi kapasitenin kullanılmaması da ayrıca bir israftır.


Leninist partilerin işçileri anlamadığını söylemişsiniz. Doğrudur. Ancak konuyla çok doğrudan ilişkisini göremedim. İşçi burada yani “komünist fabrikada” burjuva ötesi koşulların içine düşmüştür. Oysa işçi burjuva üretim ile sınırlıdır. İşçinin kafası, durumu ile çelişkilidir. Leninist kafa bu durumu anlayamaz.

Yalın üretim ile söylediklerinizi tabi ki anlamlı buluyorum. İşin doğrusu distopik bir dünyada komünist yaşamı tahayyül etmek ruhumuza keyif vermiştir. Yalın üretimin esasları ve yalın üretimin araçları bir adım ötesinde dediğiniz gibi komünist üretimi göstermektedir.

Bütün bu dediklerinizin ötesinde beni kuşkuya düşüren bir işleyiş bulunmaktadır. Sermaye aklın, insan aklının yerine geçeceğine ihtimal vermiyorum. Bugünkü işleyiş sermaye aklın tezahürüdür. Sermaye insana miras bırakmaz. İnsana yabancıdır. Eski sosyalizm sermayenin önünü açmak zorunda kalmıştır. Ya da sermaye o sosyalizmin elinden tutarak kendisine gelecek aramıştır. Sermaye ile yürüyen birliktelik öyle bir aşamaya gelir ki en sonu, sermaye, sosyalizme çıkış yolunu göstermiştir.

Bugüne dek kat edilen yol veya birikim, sermaye yoğun faaliyetin içinden gelmiyor. Emek yoğun faaliyetin müthiş mirası sermayenin eline geçmiştir. Bir örnek, ABD deki kölelerin kapitalist üretimin içine çekilmesi ile üretilen sermaye miktarı binlerce ton altınla ölçülecek düzeydedir. Mirasın sermaye faaliyet ile geldiğini söylemek eski insana haksızlıktır. Ki bugün sermaye yoğun faaliyeti görüyoruz ve nasıl bir miras bıraktığını görüyoruz. Afrika’nın önü açılmıyor. Ortadoğu yıkılıyor. İnsanlık fiziki olarak hem yanlış besin ve yanlış sağlık politikaları ile tehlikelere sürüklenirken, zihinsel olarak da aklını yitirmektedir. Sermayenin geliştirmiş olduğu en nitelikli yaşam merkezlerinde bile insan aklının müthiş bir erozyonla karşı karşıya olduğunu görmekteyiz.

Sermaye egemen mekanizmalar, emeğin birikimini hoyratça tüketmeden insan yaşamından çekilmez.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hasan Karataş Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 01.Şubat.2018, 01:55   #3
 
Silgikafa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Silgikafa
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 16.Ağustos.2007
Üye No: 1667
Mesajlar: 299
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6
14 Mesajına 25 Teşekkür Aldı
Standart

Değerli Hasan bey,

Bu yazıyı biraz deneme olarak görürseniz sevinirim. Hem foruma çeşitlilik katsın istedim hemde geleceğe dair ''hayal-bilim'' olarak ne söyleyebiliriz onu tartmaya çalıştım. Bence yapılanın aksine komünistler siyasetçi değildir olmamalıdır. Ancak gelin görün ki politik olaylara o kadar ilgiliyiz ki komünizmi hiç konuşamıyoruz tartışamıyoruz bilakis daha çok siyasetçiler gibi hareket ediyoruz. Siyaset bujuvadolojidir, komünizme yabancıdır, neyse...

Bu yazıyı ben bir kaç sene önce yazmıştım bir kaç düzeltme ile tekrar foruma astım.

Komünist fabrika adlı bu yazıyı ben yazmama rağmen şuan baktığımda eleştirilecek çok yeri var gibi... daha doğrusu bana biraz mekanik geldi. Ve yalın araç ve yalın üretim tarzı ayrımını çok net ayrı tutmam lazımmış fakat bir kaç yerde vurgulamaya çalışmama rağmen becerememişim.

Komünizmin yani toplumsal kurtuluş teorisinin sermayeden değil de bir önceki sistem olan sermaye sisteminin genel işleyişinden bazı şeyleri miras alacağı konusu eleştiriye muhakkak açıktır. Çünkü zaten miras alacağı ''şey'' aslında öz olarak farklı olacağından belki tam miras değilde bir öykünme olabilir.

saygılarımla,
Silgikafa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Silgikafa Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com