Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Devrimci Gençlik Örgütleri > DÖB

DÖB Devrimci Öğrenci Birliği


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Devrim Mücadelesi Devrimci Yöntemlerle gelişir
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
1314
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 16.Haziran.2009, 23:22   #1
 
seyit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
seyit
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 27.Ağustos.2008
Üye No: 11945
Mesajlar: 195
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Standart Devrim Mücadelesi Devrimci Yöntemlerle gelişir

ÖĞRENCİ GENÇLİK MÜCADELESİ VE DÖB




Öğrenci gençlik mücadelesinin sınıf mücadelesindeki yeri ve önemi büyüktür. Çünkü yapısı gereği öğrenci gençlik öğrenmeye daha fazla yaktındır. Bilimsel sosyalizmi öğrenme ve kavramada daha hızlı ilerler. Bu topraklarda devrimci önderlerin büyük çoğunluğu yine öğrenci gençlik içerisinden çıkmıştır. Denizler buna iyi bir örnektir.
Bunlarla birlikte en son söyleyeceğimizi ilk başta söyleyelim. İçerisinde yaşadığımız kapitalist sistemin temel çelişkisi emek-sermaye çelişkisidir. Bu nedenle bu sistem içindeki tüm toplumsal çatışmaların, sınıflar mücadelesinin, işçi ve emekçilerin, öğrenci gençliğin tüm sorunlarının kökeninde emek-sermaye çelişkisi vardır. Çünkü temel ve belirleyici çelişki emek-sermaye çelişkisidir. Tüm bunları çözmenin biricik yolu ise emek-sermaye çelişkisini ortadan kaldırmaktır. Yani kapitalist sömürü düzenine bir devrim yoluyla son vermektir. Bu yapılmaksızın hiçbir köklü çözüme varılamaz. Sorun kendini yeniden üretir.
Sınıflı toplumlarda hiçbir şey sınıflar mücadelesinden ayrı düşünülemez. Egemen olan ideoloji egemen sınıf ideolojisi olduğu gibi, eğitim sistemi de egemen sınıf olan burjuva ideolojisinin bir parçası ve aracıdır. Burjuvazi kendi egemenliğini sürdürmek, garanti altına almak için her tür araca başvurur. Toplumu kendi istediği gibi yönetmek, ihtiyaç duyduğu düşünmeyen, sorgulamayan, pasif bir insan tipini yaratmak için kullandığı araçlardan birisi de eğitimdir... Egemen sınıf kendi ideolojisini çeşitli ekonomik, politik ve kurumsal yapılarla tüm topluma yansıttığı gibi, eğitim ve bilim alanında da yansıtır. Yani eğitim sınıflı toplumlarda sınıflar üstü bir şey değildir. Dolayısıyla sınıflar mücadelesinden de ayrı olarak ele anılamaz... Burjuvazi, tüm topluma televizyon, gazete gibi araçlarıyla sürekli bir “eğitim” verirken aynı zamanda daha okula başladığımız ilk günden egemenlik ideolojisi verilmeye başlanır. Burjuva değer yargıları aşılanır, öğretilir. Burada her şey burjuvazinin egemenliğinin sürekliliği içindir.
Kapitalist bir toplumda öğrenci, yaşamını devam ettirecek bilgileri öğrenmek, tüm toplum için yararlı bir insan olmak için okula gitmez. Aksine yaşamını devam ettirecek parayı kazanmak, çok para kazandıracak bir meslek edinmek için gider. Yani okumak için değil karnını doyurmak için vardır okul onun için... Burjuvazi de meslek liseleri, üniversiteler vs. aracılığıyla ihtiyaç duyduğu emek gücünü buradan karşılar. Sermayenin neye ihtiyacı varsa o meslek öne çıkar. Özellikle meslek liseleri sermayenin ihtiyaç duyduğu vasıflı iş gücünü karşılamaya yöneliktir.
Burada DÖB'ün Öğrenci Gençlik Mücadelesine Devrimci Yaklaşım broşüründe R Lowe'den aktardığı bölüme yer vermek yerinde olacak:
Alt sınıflar üzerlerine düşecek görevleri yerine getirebilecek biçimde eğitilmelidirler. Daha yüksek kültürün zenginliklerini değerlendirebilmelerine ve saygı göstermelerine yetecek bir öğrenim görmelidirler. Üst sınıflar ise tümüyle değişik, alt sınıfların önünde saygıyla eğilecekleri, kendilerine daha yüksek bir yetişme düzeyi sağlayacak bir eğitime yönelmelidir”
İşte egemen sınıf için eğitim böyle bir araçtır. Buna en bariz örnek olarak OKS ve ÖSS sınavlarını verebiliriz. Öğrenciler daha ilk okulda yarışa koşturulurlar OKS sınavı için. Bu sınavı başarıyla geçenler daha güzel bir lisede eğitimine devam ederler. Burada yarış daha vahimdir öğrenci açısından. Yıllarca sınavlara şartlandırılmışlardır. Öğrencinin tek varlığı sınavları başarıyla geçmektir. Bu eleme sürecini başarıyla geçmek için başka bir çaresi yoktur. Liseyle birlikte öğrencinin gelecek kaygıları da başlar. Bu sefer daha fazla paralar kendini, çünkü önünde milyonlarca öğrencinin girdiği fakat çok azının üniversite okuyabildiği bir sınav süreci vardır: ÖSS... Burada sermaye sınıfı için açılan bir rant kapısı daha vardır; dershaneler! Okullarda verilen eğitim sınavları başarıyla geçmek için yeterli değildir, öyleyse dışarıdan yani dershaneden ders alınmalı. Böylece zaten kıt kanaat geçinen bir emekçi çocuğunu okutmak için bu sistemde adeta iliklerine kadar sömürülür. Niçin? Burjuvazi daha fazla kâr etsin diye.. Söz konusu olan burada yine burjuvazinin elde ettiği kârdır. Her şey bunun üzerine kuruludur. Burada söz konusu tek bir şey vardır; burjuvazinin bu işten ne kadar kâr ettiği...
Öğrenci gençliğe böyle bir hayat sunuluyor sermaye sınıfı tarafından. Peki bizler buna karşı ne yapacağız? Nasıl bir mücadele yolu izleyeceğiz? Bütün bu sorunlardan nasıl kurtulabiliriz? Özerk demokratik bir üniversitede okumak için ne yapmalıyız? Eğitim ücretsiz hale getirilebilir mi?
Kuşkusuz ki bu soruların hepsinin çözümü devrimci mücadele içerisinde... Öğrenci gençliğin olsun, işçi ve emekçilerin olsun tüm sorunlarını kökten çözmenin biricik yolu vardır! O da temeli özel mülkiyete dayanan kapitalist sistemi yıkmak, yerine işçi ve emekçilerin iktidarını, proletarya diktatörlüğünü kurmaktır. Bizi kökten çözüme, sosyalizme götüren yol; proleter devrim yoludur.





DEVRİM MÜCADELESİ DEVRİMCİ YÖNTEMLERLE GELİŞİR


Öğrenci gençlik sadece kendi sorunlarını değil, sistemin kendisini sorgulamakla da yükümlüdür. Bizler öncelikle şunu çok iyi bilmeliyiz; eğer gerçek bir kurtuluş istiyorsak sadece okul sınırları içerisine hapsolmuş bir mücadele değil, aynı zamanda işçi ve emekçilerin iktidar kavgasının yanında yer alan bir mücadele tarzı izlemeliyiz.
Bugün bu mücadele tarzını sadece teoride değil aynı zamanda devrimci pratik içinde de gösteren tek öğrenci örgütlülüğü Devrimci Öğrenci Birliği'dir. DÖB'ün devrimci pratiği, öğrenci gençlik hareketini işçi sınıfının iktidar mücadelesinde güçlü bir cepheye dönüştürmeye yöneliktir. Bu bizlerin öğrenci sorunlarına uzak, akademik mücadeleyi reddeden bir bakış açısına sahip olduğumuz anlamına gelmez. Aksine DÖB hiçbir mücadele araç ve biçimini peşinen ne reddeder nede kabul eder. Tüm devrimci pratiğimiz somut durumun somut tahlili üzerinedir. Yalnız burada dikkatleri çekmek istediğimiz bir konu var; akademik mücadele. Devrimci öğrenciler akademik mücadeleye nasıl bakmalı? Bunu mücadelenin neresine yerleştirmeli? Öncelikle akademik mücadelenin özünü iyi kavramak ve görmek gerekiyor. Özünde akademik mücadele okullardaki hak alma mücadelesidir. Okul sınırlarını aşmayan bir mücadeledir. Yani özünde sistem içi bir nitelik taşır. Özellikle devrimci durumun giderek olgunlaştığı ve iç savaşın giderek keskinleştiği, yönetenlerin eski yöntemlerle yönetemediği, yönetilenlerin eskisi gibi yönetilmek istemediği yerlerde kapitalist sistem hiçbir akademik soruna çözüm üretecek durumda olmaz, olamaz. Çünkü sermaye sınıfının varlığını sürdürebilmesi için her alanda egemenliğe, kendi otoritesine ihtiyacı vardır. Bundan dolayı da özgürlüğün düşmanıdır.
Elbette devrimci öğrenci kitlesinin akademik taleplerle de olsa yaptığı eylemlere katılmak gereklidir. Kitlelere özellikle içinde yaşadığımız koşullarda en etkili bilinç taşıma aracı eylemdir. Ancak eylemlere katılırken bile devrimci öğrenci kitlesine sürekli olarak öğrencilerin mücadelesinin zafere ulaşması için gücümüzü proletaryanın gücüyle birleştirmemiz gerektiği, sadece akademik mücadelenin bizleri çözüme götürmeyeceği anlatılmalıdır. Bizler bunu iyi propaganda ettiğimiz taktirde herkes görecektir ki tam ve kesin kurtuluş politik mücadelededir.
DÖB öğrenci gençliğe asla akademik mücadele temelinde gitmez. Bugün Devrimci Öğrenci Birliği'nin temel mücadele şiarı “Politik Özgürlük Kazanılmadan Akademik Özgürlük Kazanılamaz”dır. Bu mücadele anlayışını öğrenci gençlik arasında propaganda eder ve temel mücadele tarzı bu yöndedir.
Böylece aynı zamanda DÖB'ün mücadele anlayışını açıklamış olduk. Peki DÖB nedir, nasıl DÖB'lü olunur?
DÖB adında da anlaşıldığı gibi öğrenci gençliğin en ileri sınıf bilincine sahip, devrimci amaçları olan ve bu amaçlar uğruna mücadeleyi yaşamının bir parçası, işçi sınıfına, emekçi halka ve ülkesine karşı sorumluluğun gereği sayan öncü öğrencilerin birliğidir. DÖB 1969 yılının Ocak ayında Denizlerin öncülüğünde kurulmuştur. DÖB'lü olmak için anti-faşist, anti-şovenist, anti-kapitalist ve anti-emperyalist olmak yeterlidir.
Şimdi önümüzde yeni bir süreç var. Okullar açılıyor... Bir kez daha tüm devrimci öğrencileri tüm çaba ve enerjileriyle devrimi, devrimci mücadeleyi yükseltmeye ve DÖB saflarında örgütlenmeye çağırıyoruz.
Unutmayalım: “Kapital iktidarda kaldıkça; değil yalnız toprak, değil yalnız insan emeği, değil yalnız insan kişiliği, değil yalnız vicdan, değil yalnız aşk, değil yalnız bilim, her şey, her şey kaçınılmaz olarak alınıp satılacaktır.” (Lenin)
______________________________________________________
"...Evet beyler! Yalnızca bizi çağırmakta değil, istediğinizyere, hatta bataklığa bile gitmekte özgürsünüz. Aslında bize göre sizin gerçek yeriniz bataklıktır, oraya ulaşmanız için size her türlü yardımı yapmaya da hazırız. Yeter ki ellerimizi bırakın, yakamıza yapışmayın ve o büyük özgürlük sözcüğünü kirletmeyin, çünkü biz de dilediğimiz yeregitmekte "özgürüz", yalnızca bataklığa karşı değil, yüzlerini bataklığa doğru çevirenlere karşı da savaşmakta özgürüz! " Lenin
seyit isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com