Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > KÜLTÜR & SANAT & BİLİM & EĞİTİM > Kültür

Kültür Diğer bölümlere uymayan konular


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Tesbih Ne Kadar Sürede ve Nasıl Renk Değiştirir
Cevaplar
4
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
38267
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 18.Eylül.2016, 01:30   #1
 
FıratınSuyu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
FıratınSuyu
Okuyucu
Kullanıcı Profili
Üye No:
Mesajlar: n/a
Teşekkür Grafikleri
Standart Tesbih Ne Kadar Sürede ve Nasıl Renk Değiştirir

Merhaba;

Tepihler hakkında bilgi veresim geldi tespihler diyarından

1-Tespih kesinllikle kıroluk belirtisi değildir.
2-Stres gidermede en az alkol ve sigara kadar etkisi büyüktür.

Türkiyede tespih üretim illeri Erzurum ve Urfa'dır. Erzurum Oltu Taşı Tespih olarak namını zaten yapmıştır. Urfa'ya gelince Urfa'lılar kendini bir türlü reklam edemez.
(sonradan ek: son 2-3 yılda Adana, Sivas ve Konya da büyük bir atağa geçti tesbih üretiminde)

-Çiğköfte Urfalılarındır Adıyamanlılar sahiplenmiştir.
-Kebap türleri Urfalılarındır Adanalılar ve Diyarbakırlılar sahiplenmiştir.
-Antep Fıstığındaki fıstık Urfalılarındır ama Antepliler sahiplenmiştir.
-Bölgede önemli tarihi eserler Urfa'dadır ama Mardinliler tarihi eserler üzerinden turistleri çeker.

Neyse bu kadar memleketçilik yeter konuya dönelim. Türkiye'deki tespih stoğunu genellikle Urfalılar sağlar. Sadece Urfa merkezde 100'e yakın tespih imalathaneleri vardır. Eskiden bisiklet çarkları ile üretirken şimdi ise dinamolarla biraz seriye bağladılar. Ama sonuç olarak yine her iki yöntemde de el emeği ve sanat devreye giriyor. Tespihlerde işçilik kolay olduğu için tespihdeki değeri beliren işçilik değil madenidir.

Bazı ünlü tespih türleri,

1-Kehribar(amber taşı)
Kehribarın da türleri vardır;

-Çam reçinesi kehribarı(Orjinal Kehribar) Fiyatı 1000 liradan başlayıp 10.000 liraya kadar gider. Kullandıkça elinizde çam kokusu bıraktırır. doğaldır.







-Sıkma Kehribar: Sarı renktedir. içinde bazı şeffaf lekeler vardır. Damar veya Hare de denir o lekelere. Kullandıkça renkleri vişne rengine ve turuncuya döner. Eğer vişne rengine dönerse en iyi madendir. En iyilerinin fiyatı maksimum 300 liradır ortalama 70 liradır. doğal değil kaliteli plastiktir. evet plastiğin de kalitelisi olur. Renk atmamış olanlarını 1.000 2.000 3.000 liraya satanlar var. E anlamayan adama iteliyorlar tabi. O tepihin maliyeti 50-100 liradır. Renk çeşitleri şu şekildedir;



(sonradan ek: hemen yukarıda eklediğim resimdeki tespih sahtedir. Geçen aynısı elime geçti. elime aldığım gibi anladım sahte olduğunu. gerçi bu resmi ilk konua eklerken taneler arasındaki kırmızı iplik deliğinden şüphelenmiştim ama. neyse kısaca bu tür tespihleri almayan sahtedir. bu resmin bir üstündeki orjinaldir ama)

Zar KehribarTuruncu ile sarı rengi arasındadır. Kullanıldıkça rengi sararır. Fiyatları 70-150 lira arasıdır. Sallama tespih değil çekme tespihidir. Kırılgandırlar. Doğal değil kaliteli plastiktir.






-Damla kehribar; sıkma kehribara benzer ama rengi daha açıktır. Bu zalımın fiyatı yüksektir. 100 ile 300 lira arasıdır. eğer maden çok eski ise fiyat 2000 lirayı bile bulur. Doğaldır.Arıların bal artığından oluşuyor galiba. Buna çam reçine kehribarı diyen de var.



-Ateşi Renkli Kehribarlar: En kalitesiz kehribarlardır. fiyatı 10 lira ile 80 lira arasıdır. Kırmızı, Mavi, Yeşil renkleri popülerdir. Başka renkler de vardır. Boğuk yeşil, kahverengi tonu gibi... Doğal değil orta halli plastiktir.








2-Oltu Taşı: Fiyatı 50-100 arası doğaldır.


3-Kuka;fiyatı 10-30 lira arasıdır. Doğaldır.



4-Tarçın; Kuka ile tarçını ayırt etmek zordur. Değerli olan Tarçındır. fiaytı 50-200 lira arası. Doğaldır.




Popüler madenler yukarıdakilerdir. Tabi daha fazla türleri vardır. İnci gibi..ama tespihte önemli ola renk atma olduğu için yukarıdakilerden bahsetmek yeterlidir.

Kısa tanımdan sonra detaya inelim. Tespihin orjinali nasıl anlaşılır, nasıl renk atar;
Verdiğim fiyatlar Urfa piyasa fiyatlarıdır. İnternette 50 lira dediğim tespih 200-500 liraya veriyorlar. Mesala şu an önümde ipi kopmuş mavi bir ateşi kehribar var. 30 liraya almıştım. İnternet 20 liralık bir gümüşümsü püskül takmış 190 liraya satıyorlar.

http://urun.gittigidiyor.com/antika-...sbih-233110567
Bir de şu etken var. 50 liralık tepihe 200 liralık altın veya gümüş işleyip fiyatı 1000 liraya çıkartma var. Benim verdiğim fiyatlar takısız işlemesiz saf fiyattır.

Devam edelim. En değerli tespih reçine kehribardır. çünkü taşı kimyasal değil orjinaldir. 40bin yıllık madenlerdir. Piyasası yüksektir ve kısıtlıdır. Çünkü elin gavuru da bunları kolye ve yüzüklerde kullanır. Tespiti çok zordur. Çünkü kimyasal plasitiklerle bunlara benzetilip korsan piyasası vardır. Misal ben bile 70 liralık tepihe 850 lira verip sağlam bir kazık yemiştim Oysa ki koklamıştım da. Meğerse adamlar çam kokusunu bile kimyasalla üretip tespihlere sürüyorlar. Damla kehribar ve reçine kehribar dışında kalan tüm kehribarlar kimysaldır. Kaliteli plastik diyelim biz bu madenlere.

Orjinal mi sahte mi nasıl anlarız?

Orjinal reçine ve damla kehribarın orjinallerini tespit etmek zordur. internette birkaç yöntem var ama en sağlam yol laboratuvar testidir Tabi sahteleri de kaliteli plastikten oluştuğu için bunların da fiyatı yüksek olabilir.

-Sıkma kehribarın sahtesini daha görmedim. çünkü benzetmek zordur.(sonradan ek,sahte sıkmalar piyasaya sızdı. 5-10 liraya satılan ucuz plastiklerdir. uzaktan sıkmaya benzer, usta kişi eline alınca anlar. sahtesi çok hafif kalır elde)

-sahte zar kehribarı da üretmek zor. Çünkü zar kehribar yukarıda saydıklarım arasında en ağırıdır.

-damla ve reçinelerin sahteleri üretiliyor demiştik zaten.

-ateşilerde de maden kalitesi var. iyi orta kötü olacak şekilde. sahtelerinden ayırdı kolaydır. sahtelerde fabrikasyon izi var. fabrikalarda kalıba döküldüğü için kalıp birleşme çizgisini farkettinizm mi tamamdır. bir de orjinal ateşiler saydam ve parlaktırlar.

-oltu taşının da kalite sırası vardır. iyisi biraz daha parlaktır. tabi adamlar parlatmak için zeytinyağına batırırlar oltu taşının en iyisi kırılgandır. 3-4 defa yere düşürün taneleri kırılırsa iyidir o tespih işlenmiş oltu taşları daha kırılgandır çünkü işleme sırasında çatlama oluşur.

kuka ve tarçınları boşverin ruhsuz tespihlerdir. yerde bulsam sırtımı eğme zahmetinden bile bulunmam

Tespih Nasıl ve Ne Kadar Sürede Renk Değiştirir?
Tespihler kullanıldıkça renk atar. Her hangi bir madde sıvı sürülmez.

Reçine Kehribar;
Hiç bu tespihleri kullanmadığım için renk değiştirir mi bilmiyorum.

Damla Kehribar;
bunlardan bir tanesini 7 ay kullandım ama renk attığını görmedim. atarsa da turuncuya kaçar.

Sıkma kehribar;
Bunun rengi vişne rengi ve turuncuya kaçar ama en az 4 yıl kullanmak gerek. Bunların renk atmış versiyonları değer kazanır. 100 liraya aldığın tespih 2000 ve 8000 liraya kadar çıkar.

Zar Kehribar;
Çok kolay renk değiştirir. Renk değişimi tanelerin şişik tarafından başlar. Zaten kullandıkça renk attığını görürsünüz. 2-3 ayda renk atmaya başlar.

Ateşi kehribarlar;
Ben daha bunların da renk attığını görmedim. atsa da ton renk atar. misal kırmızı ise pembe ya da mor renge döner. ama kullandıkça güzel bir parlaklık elde ederler. Özellikle mavi versiyonları.

Oltu Taşı:
İlk aldığınızda mat bir rengi vardır. Kullandıkça güzel bir parlaklık alır. Zar kehribarlar gibi 2-3 ayda renk atar.

Kuka ve tarçınlar da kullandıkça kuyu bir renk alır.

Özetle, renk atma olayı ilgili tespihte sıkma kehribar ön plana çıkar o da 5 yılda renk atmaya başlar.

İnternette çamaşır suyuna batırıp rengini değiştiriyorlar. Peki bunu nasıl yapacaz? Renk atma tanelerde başlar imame kolay kolay renk atmaz kısaca renk atmış tespihte imame ile taneler farklı tondadır.
=========================================

Hangi tespihi tavsiye ediyorsun diye soracaksanız? Zar Kehribar öneririm. Hem ağırdır elde ağırlığını hissedersiniz bir de çabuk renk atar. bunun yanında mavi kehribarları da tavsiye ederim. kullandıkça güzel bir parlaklık elde ederler.

---

Bir de faabrikasyon ürün cam tespihler var. Urfada 2 liraya satıyorlar. internette 20 lira. Cam olduğu için ipi hemen kopar. istanbulda üstgeçitlerde satıyorlar. taneleri birbirne vurduğunuzda cam gıcırdaması hissedersiniz.
https://urun.gittigidiyor.com/antika...elik-294721212

----

Urfadaki imalethanelerden bir görüntü. Tabi videonun ortasında dayını biri büyük bir tespihi zar kehribar diye gösteriyor ama zar değil o ateşidir. Dayıyı keklemişler. (sonradan ek: videoyu önce telefondan izlemiştim o büyük tespihi ateşi sandım ama bilgisayarda izleyince tepsihte damar-hare göründü. Osmanlı sıkmasına benziyor değeri en az 20bindir. zaten youtube'da yorumlardan birisi gerçek fiyatını anlamış, dayıya nasıl ulaşabilirim demiş)


  Alıntı ile Cevapla
Alt 18.Eylül.2016, 08:21   #2
 
BORGA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BORGA
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Şubat.2011
Üye No: 34310
Mesajlar: 5,015
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,293
1,186 Mesajına 3,180 Teşekkür Aldı
Standart

Tarçın değil, Narçıl. Hindistanda bir ağacın meyvesinin ufak ceviz büyüklüğündeki çekirdeklerinin iyice kurumuşundan yapılır. Yeni Dünyanın çekirdeğine benzer.

Sıkma Kehribar bilgileri de yanlış. Vakti zamanında bir Almanın işlediği bir tür doğal plastiktir. Ama kehribarın en pahalısıdır. Sahtesi çoktur, bilenler yutmaz çünki nasıl kontrol edileceği usullere bağlanmıştır. Diğer adı Osmanlı Sıkması, Osmanlı Kehribarıdır. Doğal Kehribar da kıymetlidir ama sıkmanın yanında lafı olmaz. Mazide Alman bundan epey bişey işlemiş. Büyük çadır düğmeleri hala bulunabilmektedir. Bunlar uygun kesimle tesbihe ve ağızlığa döndürülür. Sıkma Kehribarı tekrar üretmek için epey uğraştım, yaklaştım ama beceremedim. Bir yıl beklemişinin, zımpara üzerine bıraktığı pudra, Sıkma Kehribarın aynısı olmadı yani o testi geçemedim. En zoru, ucunu yakınca, göze sürme çekmeye müsait olmalı ve aynı hoşlukta kokmalı kısmıydı. Bir tür fenol plastik.

Kusura bakma, tesbih özel ilgi alanım.

-----

Sonradan farkettim Kukaya ağır konuşmuşsun.

Kuka da meyve çekirdeği, narçıldan bir hayli büyük ama içi boş. Bir çeşit elips. Kukanın iri tanelisi kıymetlidir. yani 12 mm ve yukarısı. Sallama tesbih genellikle 9 mm olur. Kuka sonuçta kabuk. Ceviz kabuğunun kalınını düşün. Yüzlerce kuka kesersin. Binlerce tane işlersin. Ne çap çıkıyorsa odur. Bunlar taslaktır. Yakın çapları kendi kutusuna atarsın. Yakın çap içinden aynı deseni verenleri seçmeye çalışırsın. Yüzlerce daneden bir tesbih çıkaramazsın. Sabırla işlemeye devan edersin. bir tesbihlik deseni yakaladığın zaman, en küçük danenin çapına göre hepsini işlersin. İmameyi çaktırmadan araya kaynatırsın. Çünki kukadan imame çıkarmak zordur, iri imame imkansıza yakındır, çünki onda da hem malzeme hem de desen sorunu vardır. Ayrıca kukada delik çok olur ve imameyi vurur. Onu kukayı un edip, uğraşa didine giderirsin. Bir de sıradan, kuka mı he vallaha kuka tipi tesbihler vardır, desen tutmaz. Kilosu 6-7 dolardır. Kaçak gelir, resmi çıkışı yasak. Kiloda 7 ila 10 arası çekirdek olur. Her çekirdekten 3 tane eğri kabuk çıkar. Şanslıysan 9 değilsen 3 dane elde edersin.

Narçıla da yüklenmişsin. Süt beyaz mermer gibidir içi. Zamanla renk atanı da olur atmayanı da. Atmayanı inci gibidir. Şaşırırsın. Ama inciden güzeldir, kıyamaz, tesbih yerine hatunlara süs yaparlar. Kimisi desenli olarak sararır ama serttleşir ve zamanla daha da koyulaşır. Narin kullanımlıdır, iplik deliği kolay büyütür.

Deliği büyük olan tesbih kıymetsizdir. İyi tesbihin deliği 0,40 mm olur. Bu çapta bir çelik tele geçirerek işlemişsin demektir. Bilmeyen daha dokunur dokunmaz 0,40 lık mil kırılır. O milin üstünde ve bir parmağını destek-yuva yaparak tornalayacaksın. Bu yüzden zor iştir. En basit malzemeden dahi 0,40 delikli tesbih işle yine 200 dolardan fazladır. İsterse abonoz, şimşir, gül olsun farketmez. Kötü ustalar kıymetli malzemeden tesbih işler, danenin yüzüne işleme yapar. Çünki 0,60 mm altında iş yapmak harbiden sabır ve ustalık ister.
______________________________________________________
Ni Dieu, Ni Maitre !
Ne Tanrı, Ne Efendi !

rağmen yaşa

BOLŞEVÎZM WÊSERKEWE
Bolşevizm Tekrar Kazanacak !
BORGA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.Eylül.2016, 10:34   #3
 
Zenda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Zenda
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 20.Temmuz.2015
Üye No: 52724
Bulunduğu yer: Diyarbakır
Mesajlar: 90
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 141
57 Mesajına 118 Teşekkür Aldı
Standart

Ciger kebabı Amed bölgesine mal olmuş.
Adana kebap adanalılarındır.
Büryan bitlisindir.
Diğer genel kebap çeşitlerinin anavatanı yoktur.
Bulgur gibi çorba gibi universaldır.
Çiğköfte sizin mi Adıyamanlıların mı bilmem ama ben Urfalıların olduğunu tahmin ediyorum.
İbrahim Halilla'nın ateşe atıldığı gün bulunmuş diye mevzusu da var.
Belkide çiğköfteye sahip çıkmak için kafadan atılmış bir mesele. Adıyamanlılarla aranıza girmiyim.
Zenda isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.Eylül.2016, 23:25   #4
 
ÇAYAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ÇAYAN
ADALI
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 07.Ağustos.2014
Üye No: 50852
Mesajlar: 125
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 298
95 Mesajına 261 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Zenda Nickli Üyeden Alıntı
Ciger kebabı Amed bölgesine mal olmuş.
Adana kebap adanalılarındır.
Büryan bitlisindir.
Diğer genel kebap çeşitlerinin anavatanı yoktur.
Bulgur gibi çorba gibi universaldır.
Çiğköfte sizin mi Adıyamanlıların mı bilmem ama ben Urfalıların olduğunu tahmin ediyorum.
İbrahim Halilla'nın ateşe atıldığı gün bulunmuş diye mevzusu da var.
Belkide çiğköfteye sahip çıkmak için kafadan atılmış bir mesele. Adıyamanlılarla aranıza girmiyim.

Merhaba Zenda arkadaş.

Bildiğim kadarıyla adana kebap suriye'den birecik'e yanlış hatırlamıyorsam 16. veya 17. yüzyılda göç eden Araplar tarafından getirilmiştir. Zamanla yine Araplar tarafından Adana'ya doğru yayılmıştır. Zaten Adana ve Urfa Kebabın tek farkının acı olması da ortak kökenin ispatı gibidir.

Sevgi ve saygılarımla...
______________________________________________________
"Bırakın doğruları gelecek söylesin ve herkesi eserlerine ve başarılarına göre değerlendirsin. Bugün onların olsun; ama uğrunda çok uğraştığım gelecek benimdir." - Nikola TESLA"
ÇAYAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.Eylül.2016, 23:32   #5
 
ÇAYAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ÇAYAN
ADALI
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 07.Ağustos.2014
Üye No: 50852
Mesajlar: 125
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 298
95 Mesajına 261 Teşekkür Aldı
Standart

Merhaba arkadaşlar.

Aklınıza gelmeyen bir tesbih türü daha var ki hepinize alındım doğrusu(!) Hapishanenin vazgeçilmezi zeytin tesbih. Tüm yediğin zeytinlerin çekirdekleri özenle saklanır, tek tek bunlar duvara, betona sürtülerek daha kullanışlı hale getirilir. Sivri ve sert tarafları yontulmuş olur. Bu işlem sırasında rengi de açılır, hafif krem rengine çalar. Özenle delinip ipe dizilerek el emeği, göz nuru tesbih bitirilir. Tamamen kendi emeğiniz ve mahpusluk ürününüz olduğu için değerine paha biçilemez. Sonrasında mahpusluğun en keyifli anları olan voltada vazgeçilmez arkadaşınız olur. Zamanla rengi daha da beyazlar ve sürekli parmaklarınızda taze zeytin kokusu bırakır. Tamamen doğaldır

Sevgi ve saygılarımla...
______________________________________________________
"Bırakın doğruları gelecek söylesin ve herkesi eserlerine ve başarılarına göre değerlendirsin. Bugün onların olsun; ama uğrunda çok uğraştığım gelecek benimdir." - Nikola TESLA"
ÇAYAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com