Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SF-Kütüphane > Kitap Özetleri ve Notlar > Notlar


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Marx neden yanılmıyor?
Cevaplar
189
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
13401
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 30.Mayıs.2017, 16:31   #176
 
Tripoli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tripoli
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 17.Aralık.2015
Üye No: 54383
Mesajlar: 304
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2
80 Mesajına 132 Teşekkür Aldı
Standart

Bulvar gazetelerinin haber bulamayınca fiks başvurduğu haberleri okuyup gaza gelenler oradan öğrenemez tabii de:

İngiliz kraliyetinin serveti ve mülklerinin kontrolü İngiliz devletinin elindedir. Bunların gelirleri de kraliyet ailesine değil hazineye girer, parlamento her yıl kraliyet ailesine ödenecek maaşı belirler. Evet, İngiliz kraliyet ailesinin yıllık geliri mülklerinden gelen kar değil (bu devlete gider) devletin kendilerine ödediği maaştır. Parlmento her yıl törenler, tanıtım, geziler ve kişisel maaşları olarak kraliyet ailesine ödenecek miktarı belirler.

Neden peki İngilizler maliyetinin her yıl kraliyet ailesine yüz milyonlarca sterlin ödeme yapmasını sorun etmez: Kraliyet ailesi İngiltere'nin en büyük turizm gelir kaynağıdır. Dünya televizyonlarının sadece kraliçenin çay davetlerinin yayın hakkı için İngiliz devletine ödediği telif ücreti, tüm kraliyet ailesine ödenen ücretin 2-3 katıdır. Dünya televizyonları her yıl İngiliz devletine kraliyet ailesinin yaşamı, törenleri, gezileri, partileri, davetleri için ortalama bir ülkenin total turizm geliri kadar telif ödemektedir.

Bugün İngiltere gezisi yapmak isteyen bir insanın bulabileceği bir tur paketi yoktur ki kraliyet ailesinin yaşadığı yerleri gezmeyi içermesin. Sırf kraliyet muhafızlarıyla fotoğraf çektirmek için milyonlarca insan gelir Londra'ya.
Tripoli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Tripoli Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 30.Mayıs.2017, 16:58   #177
 
cometa1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cometa1
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 16.Aralık.2016
Üye No: 55167
Mesajlar: 39
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 77
19 Mesajına 25 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
PARTIZAN Nickli Üyeden Alıntı
20 kadar şirket hanedan ve aile toplam 3.2 milyar hektar yani 40 Türkiye büyüklüğünde araziye sahip.

Dünyanın sahibi kim adlı çalışmayı yapan Kevin Cahill adlı araştırmacı gazeteciye bakarsanız, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth günümüzün en büyük toprak ağası.

2. Elizabeth 2,67 milyar hektar (=34 türkiye) büyüklüğündeki mülkü ile sadece teoride de olsa dünyanın kabaca yüzde 5'inin sahibi. Tabiî ki sadece büyük Britanya'nın ve Kuzey İrlanda'nın değil, Kanada'nın Avustralya'nın, Yeni Zelanda'nın yani kısaca 50 kadar ülkenin Kraliyet Ailesinin malı olduğunu kabul etmemiz şartıyla.

Cahill'in listesinde 24 toprak ağasından 12'si (ilk 7 sırayı işgal eden)kraliçe, kral yahut sultanlar . biri (16. Benedictus) Vatikan topraklarının ve Katolik Kilisesi'nin dünyanın çeşitli ülkelerinden sahip olduğu taşınmazların kağıt üzerinde sahibi olan Papa. Tabi ki bu listede gerçek baş döndürücü rakamlar, özel şirketlerin ve yatırımcılara ait (büyük bölümü Avustralya'da) olan toprakların boyutu. Sözde hanedan mülkünü saymasanız, dünyanın en büyük toprak sahibi ise 9.712.455 hektar ( yani Macaristan ya da 2,5 Konya büyüklüğündeki) araziye sahip olan Kidman Holding adlı yatırım şirketi.Kidman adı size tanıdık mı geldi? Doğrudur.Şirket, Avustralya Kralı Aktrist Nicola Kidman'ın ailesine ait

Sembolik aga
Partizan her yazıda bu kafa nasıl beceriyorsun banada anlatsan.
cometa1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 31.Mayıs.2017, 07:28   #178
 
Hasan Karataş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hasan Karataş
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Kasım.2009
Üye No: 26927
Mesajlar: 2,612
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,585
845 Mesajına 1,585 Teşekkür Aldı
Standart

Arkadaşımız çirkin laflar ederek tartışmadan çekildi. Arkadaşımızın tavrını anlayışla karşılamıyorum.

Çekilmeye neden olan tartışma 157 nolu yazıda kullandığı şu cümle üzerinden başladı.

Marks-Engelsde Sivil Toplum kavramı ile, "Toplumsal Dünyanın İnşası" konusu bağlıdır. Borga

Bunun üzerine kendisini uyardım. Marks ve Engels’in toplumsal dünyanın inşası diye bir amaçlarının olmadığını ve kendilerinin devrimci olduklarını yazdım.

Sonra bunun üzerine 161 No lu kısa paragrafında Marks bu dertte değil mi diye soruyor ve kendisinin bu dertte olduğunu yazıyor.

Sence Marks bu mevzuda ve genel olarak toplumsal dünyanın inşasının derdinde değil mi. Ben bu dertteyim. Bu dertte olmayanın bu mevzularla işi ne. Esas Marksın böyle bir amacı yoktur demen tuhaf. Hepimizin amacı bu. Marksın yada herhangi birinin böyle bir amacı olmasa, ben onunla diyalektiğe dahil olmam. Borga

Bu yazısında kendisinin Marks ile diyalektiğe dahil olamayacağını yazmış. Diyalektiğe dahil olmamak ortak kavgada yer alamayacağı anlamına gelmektedir. Ben arkadaşın bu tavrının doğru olacağını yazdım. Zira bizler de arkadaşla ortak kavgada yer almayız. Zira biz toplumsal dünyanın inşasında yer almayız diyordum ve bunları 165 no lu yazımın son paragrafında belirttim.

Sonrasında Marks Engels’in toplumsal dünyanın inşası ile ilişkilendirilmemesi için kendisini uyardım ve Marks’ta toplumsal dünyanın inşasını bulamazsın dedim. Bunun üzerine arkadaşımız araştırmış ve Abraham Lincoln’a mektubunda toplumsal dünyanın inşasını bulmuş.

Lincoln kölecilik yerine ücretli emeğin, yani sınıf olarak işçi sınıfının önünün açılmasına yardım etmiş ve Marks bu konuda onun ileri adımlarını istemiştir. Marks, Amerika'da kölecilik yerine modern işçi sınıfının tarih sahnesinde yer almasını olumlu bir adım olarak görmüş ve bu bağlamda toplumsal dünyanın inşasına onay vermiştir. Marks kölecilik ve toplumsal dünya (kapitalizm) arasında tercih yapmış ve tercihini toplumsal dünya yani kapitalizmden yana kullanmıştır. Köleciliğe karşın, modern proletaryayı daha yüksek bir merhale olarak görmüştür.

Kapitalizm toplumsal bir biçimlenmedir. Komünizm toplumsal bir biçimlenme değildir. Yani toplumsal bir model değildir. Ekonomisi ve siyaseti yoktur. Komünizm, kişilerin ihtiyacına göre yaşadığı ve ihtiyaçların da gürül gürül akan yaşam pınarlarından karşılandığı, özgür bireyler topluluğudur. Bu anlamda komünizmde toplumsal dünyanın inşası söz konusu değildir.

Neyse arkadaşımız Marks’ın toplumsal dünyanın inşası ile ilgisini kanıtlayamadan tartışmadan çekildi. Ki kanıtlayamaz.
______________________________________________________
"Docendo discitur"
Hasan Karataş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.Haziran.2017, 19:47   #179
 
BORGA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BORGA
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Şubat.2011
Üye No: 34310
Mesajlar: 5,015
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,293
1,186 Mesajına 3,180 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Tripoli Nickli Üyeden Alıntı
Bulvar gazetelerinin haber bulamayınca fiks başvurduğu haberleri okuyup gaza gelenler oradan öğrenemez tabii de:

İngiliz kraliyetinin serveti ve mülklerinin kontrolü İngiliz devletinin elindedir. Bunların gelirleri de kraliyet ailesine değil hazineye girer, parlamento her yıl kraliyet ailesine ödenecek maaşı belirler. Evet, İngiliz kraliyet ailesinin yıllık geliri mülklerinden gelen kar değil (bu devlete gider) devletin kendilerine ödediği maaştır. Parlmento her yıl törenler, tanıtım, geziler ve kişisel maaşları olarak kraliyet ailesine ödenecek miktarı belirler.

Neden peki İngilizler maliyetinin her yıl kraliyet ailesine yüz milyonlarca sterlin ödeme yapmasını sorun etmez: Kraliyet ailesi İngiltere'nin en büyük turizm gelir kaynağıdır. Dünya televizyonlarının sadece kraliçenin çay davetlerinin yayın hakkı için İngiliz devletine ödediği telif ücreti, tüm kraliyet ailesine ödenen ücretin 2-3 katıdır. Dünya televizyonları her yıl İngiliz devletine kraliyet ailesinin yaşamı, törenleri, gezileri, partileri, davetleri için ortalama bir ülkenin total turizm geliri kadar telif ödemektedir.

Bugün İngiltere gezisi yapmak isteyen bir insanın bulabileceği bir tur paketi yoktur ki kraliyet ailesinin yaşadığı yerleri gezmeyi içermesin. Sırf kraliyet muhafızlarıyla fotoğraf çektirmek için milyonlarca insan gelir Londra'ya.
İlerde turizm kaynağı olacaklar diye bunlara dokunmayan basiretli birileri varmış anlaşılan devlete egemen.

Kim ki bugüne ait medya kafasıyla size dünü anlatıyor o ya salaktır ya da sizi salaklaştırmak istiyor.
______________________________________________________
Ni Dieu, Ni Maitre !
Ne Tanrı, Ne Efendi !

rağmen yaşa

BOLŞEVÎZM WÊSERKEWE
Bolşevizm Tekrar Kazanacak !
BORGA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.Haziran.2017, 02:15   #180
 
Tripoli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tripoli
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 17.Aralık.2015
Üye No: 54383
Mesajlar: 304
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2
80 Mesajına 132 Teşekkür Aldı
Standart

Borga arkadaş, kaç yaşında adamsın, böyle bozulup ağzını bozacağına, bilmediğin konularda tartışmaya girme. Daha yaşına yakışan bir davranış olur.

Okumuşsun bir bulvar gazetesinin yine haber bulamadığında başvurduğu fiks haberlerden "Kraliyet ailesinin mal varlığı dudak uçuklatıyor" haberini, gelmiş bize burada argüman diye kullanmışsın. Biz de sana o mal varlığının kraliyet ailesinin değil devletin kontrolünde olduğunu, kraliyet ailesinin de her yıl parlamentonun belirlediği ödemeyi aldığını anlatmışız.

Böyle her tartışmada bozulup ağzını bozmak, tribünelre oynamaya çalışmak, yakışmıyor bu yaşta adama.
Tripoli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.Haziran.2017, 02:22   #181
 
Tripoli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tripoli
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 17.Aralık.2015
Üye No: 54383
Mesajlar: 304
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2
80 Mesajına 132 Teşekkür Aldı
Standart

Parlamenter monarşiyle yönetilen Avrupa ülkelerinde her şey zamanla oturmuştur. Dün birden bire olan bir şey yoktur. Dünden bugüne zaman içinde yavaş yavaş monarşiler siyasi yetkilerini ve siyasi alandaki varlıklarını parlamentoya terk edip, ülkenin temsili, ülkenin tanıtımı rollerini üstlenmiştir. Böyle bir konsensus oluşmuştur. Burjuva devrimlerini, Fransız Devrimi gibi büyük ve kanlı devrimler yerine Alman tipi dönüşüme yakın, zamana yayılan dönüşümle gerçekleştiren Avrupa ülkelerinde zaten bir çok şey köşeli net yasalarla değil, toplumsal konsensusla halledilmiştir. Kilisenin konumu, monarşinin konumu, parlamentonun konumu: Bunları düzenleyen Fransa'daki, seküler Arap ülkelerindeki gibi köşeli net kanunlar yoktur; Ama bu konularda ciddi bir sorun da yoktur. Hepsi zamanla oluşan konumlarına adapte olmuştur.
Tripoli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.Haziran.2017, 03:04   #182
 
Abbas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abbas
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 30.Ağustos.2013
Üye No: 47440
Mesajlar: 1,334
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 3,704
859 Mesajına 2,300 Teşekkür Aldı
Standart

Gereksiz tartışma yapıp sinirlerim bozulmasın diye mesajımı sildim
______________________________________________________
BİLMEZ İNSAN KADRİNİ ALEMDE İNSAN OLMAYAN.
Abbas isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.Haziran.2017, 03:17   #183
 
BORGA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BORGA
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Şubat.2011
Üye No: 34310
Mesajlar: 5,015
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,293
1,186 Mesajına 3,180 Teşekkür Aldı
Standart

Devletin gastecilik mektebinde okudum, orda bile bulvar gazetesi tabiri kullanan olmadı. Anlatanlar biliyordu ki, tamamı bir bütünün parselleriydi. Şahsında, mevcudun içinden Kaliteliyi seçme AYAĞI var. Bu ayak, mevcut sistem tamamen kötü değildir demenin usullerinden biri.

UK krallığı tapu sahibidir. Mülkünün işletmesi kendi şirketlerine aittir yalnız gelirinin % 15 ini alır gerisini hazineye verirler. Üstelik bu bir kanun da değildir. Öyle yapıyorlar. Yani yüce gönüllüler. Ve yine üstelik bu eskiden de böyleydi. O vakitki yüzdeyi bilmiyorum. Sevgili soylularımızın genel tavrı böyledir.

Onların bu hallerini yüceltmek de goygoyculara düşüyor, goygoy başı da oldu bitti medyadır.

Velevki tartışmacı arkadaşlar bu durumları bilmiyor olsun. Şahsın da bunu farketmiş olsun. Yanlış olan şey, senin tarzınla düzeltilmez. Tavrın soyluluk kokuyor. Doğrudur, soyluluk bol parfümlüdür ve derdi olmayana, kini kostümünün yakasına dikili olana hoş kokar. Gel gör ki, tarih şuuru olana veya günlük muhasebesi olana bundan daha ağır ve ezici koku yoktur.

Paris Komünü yenilince, zincirli komünarların belden yukarısı çıplak edildi. O vaziyette sergilediler caddeler boyu. Proleter devrimin en çok çok kaybedeni kimler ise işte onlar hoş kokulu bedenleriyle ve cilalı boyalı tırnaklarıyla bedenlerimizi cırmaladılar. O vakitten beri dırnak boyası bana bunu annadır. Bebe yaşımda gominis gucağındaydım. Allahdan ki kini yakasına ilişik değil dimağına gömükmüş. Gohuluları, cilalıları nerde görsem farkederim, ister arz-ı endam, ister satır kelam eylesin.
______________________________________________________
Ni Dieu, Ni Maitre !
Ne Tanrı, Ne Efendi !

rağmen yaşa

BOLŞEVÎZM WÊSERKEWE
Bolşevizm Tekrar Kazanacak !
BORGA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.Haziran.2017, 04:55   #184
 
Tripoli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tripoli
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 17.Aralık.2015
Üye No: 54383
Mesajlar: 304
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2
80 Mesajına 132 Teşekkür Aldı
Standart

Sen şimdi niye böyle benim karşımda komplekse kapılıp, "Sen sosyetenin cilalı kaldırımla dans ederken, ben..." edebiyatına başladın ki?

Ne ispatlamaya çalışıyorsun? Niye hep sürekli tribünlere kendini ispatlamaya çalışıyorsun?

Senin şöyle ya da böyle olman mı dediklerini doğru/yanlış yapacak.

Kaç yaşında adamsın, biraz olgun davranmayı öğren.
Tripoli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.Haziran.2017, 11:30   #185
 
BORGA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BORGA
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Şubat.2011
Üye No: 34310
Mesajlar: 5,015
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,293
1,186 Mesajına 3,180 Teşekkür Aldı
Standart

Sen değil senin tillahın gelse yine beni kışkırtamaz. Nasıl olsa sorumluluğun yok. Kim olduğun da belli değil, sen düş ben de senle düşeyim öyle mi.

Bir bak bakalım uyanık, burası yazılı alan. Ne zaman ve hangi konulara yazıyormuşsun. Uçmuyor bunlar kalıyor. Kimliğim açık ama işin o kısmına değil yazı kısmına bakıyorum. Çünki burasının ekseni bu. Ben papucumu atsam ortaya senin gibi nicesini tartar, farkında değilim mi sanıyorsun.

Senin gibi nice ortalama algıya yatırım yapmaya kalkan gördü bu ortamlar. Yapabildiğiniz tek şey mahlas değiştirip tekrar yazmak.

Bilmiyorlar, zannediyorlar, bakmayın yazdıklarına işin yazı kısmı böyle... tüm bunlarla kimleri kastediyon ; devrimcileri. Aç bak yazdıklarına. Canım onlar geçmişte kaldı, kimse eski konuları okumuyor ! İşte kendince güvencen de bu.

Örgütün hayalisi, devrimcinin ölüsü ; senin gibi nicesinin bu düsturu ezberlendi. Biraz yaratıcı ol. Bak gettin CHP bile bunlardan iyi dedin.

Gidersin herhangi bir Birleşik Ortama, bakarsın, kimler temsilci yolluyor, kimlerin temsilcileri de geri yollanıyor. İşte oralarda nice kuş var senin gibi öter, bunu kim belirliyor. Oku bakayım aşağıdaki cümleyi :

Referanssız devrimcilik olmaz !
______________________________________________________
Ni Dieu, Ni Maitre !
Ne Tanrı, Ne Efendi !

rağmen yaşa

BOLŞEVÎZM WÊSERKEWE
Bolşevizm Tekrar Kazanacak !
BORGA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.Haziran.2017, 13:32   #186
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,192
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,444
2,079 Mesajına 5,906 Teşekkür Aldı
Standart

"UK krallığı tapu sahibidir. Mülkünün işletmesi kendi şirketlerine aittir" "BORGA"

Bir dostumla sohbet anında,dedi ki; malikane aldım,10 dekar üstünde eski bir şato.
-Hayırlı olsun ancak pahalı almışsın,arazisi üstünde devletiniz herhangi birşey yapmaya kalkarsa karşı koyamazsın.
Arkadaş biraz da kibirle,"mal benim,parasını verir yapar" deyince bende hayır o mal (Arsa) kralınızın deyiverdim.
-"Cahil cahil konuşma" dedi ve konu kapandı.

Bir süre geçtikten sonra başka biri, söz konusu arkadaşın arsasının 6 dekarına devlet el koymuş dedi.
-Git kendine söyle,o arsa zaten kralındı,üstündeki mülkte sadece kiracılık yapıyordu"
Söylenmiş O gün bu gün arkadaşım benimle konuşmaz çünki malının üstünde kiracı olduğunu kanıtlamışım

Avrupa'da krallıklar tüm ülkenin sahibidirler. Kapitalizm feodal sistemin bir takım yasalarını koruyarak günümüze kadar gelmiştir. Emlak vergisi adı altında alınan vergiler aslında yıllık "krala" (Bizde adı devlet) ödenen kiralardan başka şey değildir.

"Kral" istediği an sözümona mülkü sahibinden alır. ama öyle ama böyle alır.

Araç sahiplerine verilen ruhsatlar dahi bir çeşit kira kontratıdır,araçlar da "kralındır" yıllık vergileri,akaryatık vergileriyle kısa sürede binilen aracın fiyatının katını devlete pardon krala ödersin.


Gerisi teferruattır.



______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Apé Che Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 3 Kisi:
Alt 07.Haziran.2017, 03:41   #187
 
Abbas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Abbas
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 30.Ağustos.2013
Üye No: 47440
Mesajlar: 1,334
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 3,704
859 Mesajına 2,300 Teşekkür Aldı
Standart

Avrupada ki monarşilerin sembolik mi yoksa vicdanlaramı kaldığı konusuna hiç girmeden monarşilerde dahil avrupa ülkeleri ile aramızdaki 100 yıllık uçurumu ve kalitesizliği, kokuşmuşluğu,satılmışlığı,şerefsizliği anlatayım
İnşaatta ilk kırıcı delicinin kullanımı 1938 dir. Bosch firmasının ürettiği ve bu sayede şantiye işlerini hızlandıran alet. O tarihte burada eskilerin bileceği bir elinle yandan kolunu devamlı çevirmek suretiyle iş gören ilkel bir alet var. O da betonda işe yaramaz
Avrupada sanatkar çıkar burada işgüzar çıkar
Duvar ustası varya hani tuğla ören. Buradan bir duvar ustası avrupada iş yapmış olsa yaptığı iş kabul görmez. Ya bırak git derler yada eğitime alıp nasıl yapacağını öğretirler. Sıvacı da öyle işini tam yapamaz. Sıfır hatalı iş yapman gerekir orada. Ona görede ücretini alırsın
Burada sıfır hatalı iş olmaz. Çünkü burada kimse işini tam ve eksiksiz yapmaz. Doktorlar bile...
Teknik olarak 100 yıl geride olduğumuzu geçelim
Burada malzeme bile üretilemez. Atıyorum burada üretilen bir klamensi kullanmışsan bir süre sonra arıza yapar. Çünkü kaliteli klamens vidası üretmekten acizdir burası. Vida gevşer.
Normalde 15-20 bin lira arası ücret almalıyım. Benim yaptığım işi avrupada yapanlar bu ücreti alıyor. İki tür emek harcıyorum. Kafa ve kol emeği üstelik riskede giriyorum. Yarı yarıyada bilim adamı sayılırım. Burada azınla kuş tutsan 1800 lira. Burası daha fazlasını veremez. Bizim hakkımız olan paralar nereye gidiyor. Kimler yiyor. Ve sıfır hatayla iş neden yapılamıyor onu açıklıyayım
İşin ihale kısmında siyasetçi ve bürokrat takımı indirir. İşin hakkı belli olsada en az fiyat veren şirketlerden biri ihaleyi üstlenir. İhaleyi üstlenen firmanın normal şartlarda iflas etmesi lazım. Ama yüklenici firma ihaleyi daha düşük fiyata taşerona vererek suya sabuna dokunmadan kâr elde eder. Taşeronda başka bir taşerona daha düşük fiyata işi verir o da kâr eder. Taşeronun taşeronu bu işten zararsız çıkması lazım. Önce gazete veya internete iş ilanı verirler. Gerekli ekip bu şekilde tamamlanır. (para kazanılmayan pis kimsenin yapmak istemediği işler için torpil gerekmez) Ekip asgari ücretin hafif üstünde bir maaşla işe başlar. Sıra malzemede, politikacılar ve şirketler parayı indirdiği için zararına alınan işi kar ederek tamamlamak gerekir. Bu yüzden dandik ve ucuz malzeme kullanması gerekir. Malzemenin miktarı çok fazla o yüzden kaliteli malzeme alırsa iflas söz konusu olduğu için, dandik malzemede kendisine engel çıkartıcak kontrol mühendisine zarfın inmesi lazım hatta gece eğlenmeye götürüp koynuna kadın bile sokarlar. Kontrol mühendisinin tek kelimesi bütün işi bozacağı için onu sağlama alırlar. Geriye ne kaldı ustalar. Ustaları zaten asgari ücretin hafiften fazlası bugünün 1800 lirasına iş almışlar. Ustaların başına paronun çıkarlarını kollayacak formen lazım. O na da arkadaşlarını satması karşılığı 50 veya 100 lira fazla maaş verirler. Amacı işlerin hızlı yürümesini sağlamak ve işçiyi patrona gambazlamaktır. Bütün kar suya sabuna dokanmayanlara gittiği için sanatkarı düşük ücrete çalıştırırlar. Sonra bir bakmışsın duvar yamuk,sıva bozuk,tesisat çürük. Kimse sanatkara bu neden böyle oldu diye soramaz burda. Aldığım ücretin hakkını fazlasıyla verdim der. Köfteler başka yere inmiş, ustanın cebine bişey girmemiş o kadar iş bile çok.
Yani diyeceğim burada en pis ve riskli işi yapanlar en az ücreti alır
Monarşi olsun olması avrupada en pis işi yapan en çok ücretide alır. Hiç olmazsa emeğe göre ücret var.
Almanya c,başkanının kardeşi kanalizasyonda çalışıyor. Burda c.başkanının ailesinden biri bu işleri yapmaz. Çeşmenin başını tutmuşlar. Dolan testi kendilerinin ve yandaşlarının.
Aslında bilal kömür madeninde çalışsa fena olmazdı
Şaapmışım monarşisini ben alacağım paraya bakarım. O monarşiyle yönetilen ülkelerin birinde doğmuş olsam insan gibi yaşıyordum şimdi.

______________________________________________________
BİLMEZ İNSAN KADRİNİ ALEMDE İNSAN OLMAYAN.
Abbas isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Abbas Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 07.Haziran.2017, 06:17   #188
 
Tripoli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tripoli
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 17.Aralık.2015
Üye No: 54383
Mesajlar: 304
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2
80 Mesajına 132 Teşekkür Aldı
Standart

Borga arkadaş, kurtul şu kompleksten, sürekli kendini ispatlamaya çalışmaktan.

İnandırıcılığının olmadığının bugüne kadar ayrımına varamamış olman üzücü. Sürekli böyle muğlak, yuvarlak ifadelerle sanki burada birileri senin ne büyük bir devrimci lider olduğunu biliyormuş da başkaları bilmiyormuş intibası yaratmaya çalışıyorsun ama, maalesef, çok sırıtıyor.

Biraz yazdıklarına güvenmeyi öğren. Yazdıklarının kendi niteliğiyle değil de "Büyük devrimci önder Borga'nın kelamları" olarak kabul görmesini beklemekten vazgeç artık.

Devrimcilerin kimi dost, kimi düşman kabul edecekleri onların bileceği iştir. Bir eylem, bir grev, bir direniş, bir dayanışma etkinliği vs olduğunda "şu gelmesin, şu destek vermesin, şunun desteğini kabul etmiyoruz" gibi tavırlar olduğunda bilir, görürüz.

Senin de varsa bildiğin mevcut böyle bir tavır, onu da gösterirsin bakın şu eylemde, şu direnişte vs diye. Bu da bu kadar basittir.

Koca HDP'nin %13 oy aldığı İstanbul'da liderinin tutuklanmasını protesto etmek için yaptığı baskın açıklamalarına 50 kişiyi toplayabildiği bir gerçeklikte, kızıl klavyeli internet radikallerinin her gün "reformistler", "legalistler"la hesaplaşması, ne kadar devrimci olduğunu en güvenli yolla ispat çabasından ibaret. Bu açıdan KP ve türevleriyle bir fark yok.

Sen tutuklanan, işten, okuldan atılan insanlarlın yanında her gün hesaplaştığın ÖDP'liler, CHP'liler vs kadar ol da sonra onlar üzerinden radikallik taslamaya devam edersin.

Diyorum ya Nasrettin Hoca'nın kedi ve kıyma olayı gibi.
Tripoli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.Haziran.2017, 02:52   #189
 
H.Doludizgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
H.Doludizgin
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Ekim.2014
Üye No: 51273
Mesajlar: 780
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 416
413 Mesajına 791 Teşekkür Aldı
Standart

Merhaba

Anlatilan konu, anlasilan, yaptirim degeri bilinemedigi icin bu tarz konusmalari (Tripoli-Komüncü`nün yazdiklari) okumamizi zorunlu kiliyor.

Nedir Burjuva -demokrasisi?

Bunun inceligi üzerinden konusalim.Bu bilinmedikce, sözümona siyasi bölünmelerin anlamini da kavrayamayacagiz!

Bu bilinmedikce, Fransiz Ihtilali ile Sovyet Ekim Devrimini de anlayamayacagiz!

Bu kavranmadikca, hayat mücadelerimizin meyveleri hep ayni topraga düserek cürüyecek ve hala Devrim diye seslenenlerin , buna ses ve emek verenlerin cezalandirilmalarini normal gören asalaklarin varliklari devam edecek!

Bu kavram karmasasi
, netlik ile bulusup bizlere SAF VE TEMIZ halde kazanilmadikca, bizler ne dinden kurtulabilecegiz ne de kücük- burjuva ile burjuvazinin arasindaki sinif farkini kavrayabilecegiz!

Cumhuriyeti-Monarsiden ayiran temel kistaslari ve su an ayni toprak üzerinde bir birlerini mesrulastiran zemini de anlayamayacagiz!

Konusmamiz gereken AYRINTILAR oldugunu buradaki yazilar altini kalin cize cize anlatiyorlar!

Tripoli...

Laf yetistirecegine (ki sende bu yetenek bile yok-yazdiklarin, yazi bile degil; icini bos biraktigin ve harf salatasi ile bir bulmaca cesidi denemesi var...Temeli olmadigi icin beni hangi kapiya cikaracagi belirsiz bir anlatim bicimi) yasadigin Almanya devletinde Demokrasiyi belirleyen temel hukuk kurallarini hic okudun mu?

Okumadigin kesin..

Simdi bu hukuku; yasadigi ülkede ögrenemeyen bir kisinin kalkip AKP`nin 1 Haziran secimlerini iptal etmesini ve Kasim Ayinda yeniden secim ilan ederek- hedefe alinan siyasi parti ve örgütlere zaiat verdirirken, bu bir kac ay icinde kitle psikolojisini nasil tahrip edebilecegini hangi gerekcelere dayandirarak anlatabilirsin ki?

Oturdugun alani bilmiyorsun ve baska alanda hayati ile mücadeleyi gögüsleyenlere - nasil tavsiyelerde bulunabiliyorsun ki?

Konusmalarimiz, bizim adalet anlayisimizi da anlatir.
Konusmalarimiz, bizim kendimizi nasil gelistirdigimizi ve sorumlulugu ne kadar ciddi olarak üzerimize aldigimizi belirtir.

Bu konuda yapabilecegin bir sey varsa ki o senin isigin olur ve bildigin gibi her isik önce bulundugu cevresini aydinlatir.

Bizim aliskanlik haline getirdigimiz tartismalardan kacinalim cünkü bu tür konusma ve yargilama bizi SINIF MÜCADELESINDEN alikoyuyor ve önümüzü görmemizi bulaniklastiriyor. Bu bulanik görmemiz sonucudur ki Kürt halki, bedellerini kürt olarak ödüyor ve daha yeni yeni bazi siyasi partiler ellerinde bulunan olanaklarla kürtlerin yaninda yer aldilar ve alacaklar.

Türkiye`de hep gecmis elestirisi üzerinden siyasi propaganda yapildi; hala bu propaganda biciminde israr edenler var...


Bunlar asilmali...
H.Doludizgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.Haziran.2017, 05:03   #190
 
Tripoli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tripoli
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 17.Aralık.2015
Üye No: 54383
Mesajlar: 304
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2
80 Mesajına 132 Teşekkür Aldı
Standart



60 yaşındaki bir CHP milletvekili Veli Saçılık'a destek olurken sırtından gaz kapsülüyle vurulup yaralandı. Bakıyorum işten atılan, tutuklanan insanlara destek olmak için yapılan etkinliklere, eylemlere, CHP'li milletvekilleri ve yöneticiler hep en önde.

Doğal olarak insanın aklına şu soru geliyor di mi: Peki sabah akşam internette CHP'ye, "legalistlere", "reformistlere" vs salvolarak yaparak ne kadar radikal olduğunu ispatlamaya çalışanlar nerede?

İki, devrimci düşünceleri, aidiyetleri yüzünden tutuklanan, işten, okuldan atılan insanlara sahip çıkmak için CHP'liler kadar sokakta olmadan hangi yüzle her gün onlara salvo yaparak devrimcilik kotanı doldurabiliyorsun?

Böyle bir tane forum daha var onu da yeni keşfettim, orada da kafayı ÖDP'ye takmışlar, bütün gündemleri "Bugün pis ÖDP ne dedi?", "Bugün pis ÖDP'liler ne yaptı?"... Yukarıda saydığım etkinliklerin hepsine ÖDP'liler katılıyor, yöneticileriyle, liderleriyle...

Peki dert ne, amaç ne? Onlar da mı çekilsin sokaktan, onu mu istiyorsunuz? Sabah akşam onu bunu tekfir etmenizin amacı o mu?

İnsanda kösele gibi surat olmaz lazım!
Tripoli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com