Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SF-Kütüphane > Sosyalizm Süreli Yayınlar > İşci-Köylü


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi YÜRÜYÜŞ DERGİSİ VE PC’YE SOSYAL SOVENIZM ELESTIRISI
Cevaplar
21
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
1645
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11.Mart.2017, 04:35   #1
 
toprock - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
toprock
PARTIZAN
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Temmuz.2013
Üye No: 47160
Mesajlar: 83
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 51
26 Mesajına 37 Teşekkür Aldı
Standart YÜRÜYÜŞ DERGİSİ VE PC’YE SOSYAL SOVENIZM ELESTIRISI

ÖLÜ DİRİLİR AMA P/C’NİN SOSYAL ŞOVENİZMİ ÖLMEZ!

Bağımsızlık Demokrasi Sosyalizm için YÜRÜYÜŞ dergisinin 16 Ekim 2016 Tarihli 543. Sayısında ‘TKP/ML, HBDH’DEN AYRILDI İKTİDAR HEDEFİ OLMAYANLAR, DEVRİMCİ BİRLİKLER KURAMAZ’ başlıklı yazısında bir P/C klasiği ile karşımıza çıkmıştır. P/C’nin klasiklerinden birisi ‘gerçekle ilgilenmemektir’, bir başkası ‘sosyal şovenizmdir’, bir diğeri ‘kendine olan sevdasıdır’ ve elbette tabi ki ‘kargadan başka kuş tanımayan’ nobranlığıdır. Bir yazı ve eleştiri içine küçük burjuvaziye has tüm bu tutumları sindirmeyi ve hepsini birlikte var etmeyi yine başarmıştır.

Öncelikle P/C, TKP/ML’nin HBDH içinde yer alınmasını ve sonrasından ayrılmasını bir ‘ciddiyetsizlik’ olarak değerlendirerek işe koyulmuştur. Beş tane soru soruyor. ‘ 3 ay boyunca süren görüşmeler hakkında temsilcinizden rapor almak aklınıza gelmedi mi? Temsilciniz partinin görüşlerinin temsil etmiyorsa neden gönderdiniz? Süreç partinizi kumandasında ilerlemediyse kimin kumandasında ilerlemiştir? 6 ay sonra mı aklınız başınıza geldi?’ gibi soruları sorduktan sonra ‘Partinin kararı olmadan başka hangi kararlar alındı?’ diye bir ‘demogoji’ ustalarına rahmet okutacak ‘hayali soru’ sorup sonrada başlıyor kavgaya.
Ama ne kavga! Cezaevi Merkezi Platformundan çıkış kararına, Hasta Tutsaklara Özgürlük Platformuna, Ordan Devrimci 1 Mayıs Platformundan çekilme kararından ‘ilişkileri dondurma’ kararına kadar ne kadar eski defter varsa açıp ‘bunlarda mı partinin tam kumandasında olmadığı’ bir süreçte karar altına alındı diye soruyor.
Öncelikle P/C’ye eski defterleri açıp fırsat bulmuşken içini dökmenin pek hoş olmadığını hatırlatalım. Arkadaşlar eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı diye bir ata sözü var. Ama siz eski hesapları açmaktan çok büyük haz alıp, yeni bir gelişmeyi ve üstelik eski meselelerle hiç alakası olmayan meselelere bağlayarak keyifle ‘ZAFER’ halayı çekmeyi pek seviyorsunuz. Gülünç olduğunuz kadar, demogogsunuz. Bu halinizle sizin deyiminizle ‘sol cenahta’ soytarılıkla politik rant devşiren palyaço rolünü üstlenen bir durumdasınız.
Öncelikle bahsettiğiniz oluşum, platformlar ve alınan kararlardan hiç birinde HBDH meselesi gibi bir açıklama yapılmadığını hatırlatmak isteriz. Şimdi hiçbir benzerlik ve uzaktan yakından bir anımsatma olmayan kararlarla HBDH meselesinde ki çelişkilerle nasıl bir ilişki kurduğunuzu biz anlamakta zorlanıyoruz. Zaten sizin düşünce sistematiğinizi, dünyaya bakış açınızı, sorunlar arasındaki diyalektik ilişkiyi kurma biçimini ve polemik tarzınızı bizim anlamamız mümkün değildir. Sizin durumunuza uyan bir ata sözü biliyoruz: Dam üstünde saksağan vur beline kazmayı.
Siz geçmişte işinize gelmeyen ne kadar kararımız varsa ‘şimdi fırsatı, şu kararları da itibarsızlaştıralım’ diyerek ucuz bir demagoji yapıyorsunuz. Sizin polemikleriniz de bırakalım bilimsel düşünme yöntemini ‘aristo mantığını’ dahi bulabilmek mümkün değildir. Olaylar arasında bağlantı kurma derdiniz genelde polemiklerinizde hiç olmuyor. Ama bazen de bu noktada kendinizi aşıyorsunuz. ‘P/C mantığı’ diye literatüre yeni kavramlar eklemeyi başardınız. Biz size bu noktada en fazla ‘P/C mantığını bile aştınız’ diyebiliyoruz. Evet kendinizi aşıyorsunuz. Özellikle HBDH’den ayrılma meselesi ile geçmişte alınan kararlar (dikkat hiç birinde geri adım atılmamıştır) arasında kurduğunuz ilişki iç dökme, alınmış kararları itibarsızlaştırma çabasından başka bir şeye tekabül etmiyor. İç dökmek psikolojik bir tedavi yöntemidir. Sanırız sizin ‘politik çizginizin ve küçük burjuva sınıf tutumunuzun’ ciddi bir psikolojik tedaviye ihtiyacı var. Bu vesileyle bu tedavinizin bir seansını gerçekleştirdiyseniz sadece “size ne mutlu” diye biliriz!
Krizi Eleştiri İçin Fırsata Çevirme Aymazlığı!
Ama gelelim HBDH meselesinde içine düştüğümüz duruma dair eleştirilerinize. Aslında HBDH’den çıkıldığına dair yapılan açıklamada sorularınıza sizin de anlayacağınız şekilde yanıtlar verilmiştir. Ancak siz verilen cevaplarla değil kendi sorularınızın içine gizlediğiniz cevaplarla meşgul olduğunuz için belli ki fark edememişiniz. Arkadaşlar ‘koşullardan kaynaklı partimiz bir bütün bilgilendirilememiş’ denmiş açıklamada. Bunun sizin tarafınızdan anlaşılmayan kısmı nedir? Sanırız ‘koşulların ne olduğunun bilgisine sahip olmamanızdır’. Peki bizim sorunumuz olan bu öznel ve nesnel koşulları sizle ya da kamuoyu ile paylaşmak zorunda mıyız biz? Sizi ikna edici şekilde tüm detayları aktarma zorunluluğu mu var. Üstelik illegal koşullarda mücadele yürüten, kendi iç sorunlarında örgüt disiplin ve kültürünün mutlak bağlayıcılığı olan bir partiden bahsediyoruz. Peki bu koşullarda bizden beklediğiniz nedir? Sorduğunuz soruların amacı nedir? ‘Koşullardan kaynaklı bilgilenemedik, kanallarımızı çalıştıramadık ve görüşmeleri yapan yoldaşımız kendi inisiyatifini kullanmıştır’ şeklinde ki bir açıklama neden size yeterli gelmiyor. Neden daha fazlasıyla ilgilenme ihtiyacı duyuyorsunuz. Siz devrimci örgütler arasındaki ilişkilerde verilen bilgilendirmenin her örgütün tasarrufu altında olduğunu bilmez misiniz? Biz kendi eksik ve yetersizliklerimiz ya da bugün açığa çıkmış haliyle örgüt içi sorunlarımızın yansıması olan gelişmeleri sizin istediğiniz düzeyde ve istediğiniz zamanda vermekle yükümlü müyüz?. Bu kültür acaba yeni inşa ettiğiniz bir şey mi? Evet bir kez daha soralım, siz kimsiniz hangi hakla bizim verdiğimiz bilginin ötesinde bir bilgi istiyorsunuz. Bunun yetmediği noktada ucuz, düşük ayar polemiklere kendinizi mahkum ederek bize saldırma ahlakını nerden alıyorsunuz. Karşınızda 45 yıldır mücadele yürüten, yüzlerce şehidi olan, devrimci bir programa sahip olan ve güvenilirliği ispatlanmış bir parti söz konusu. Onun paylaştığı bilgiyle yetinmek zorundasınız. O bilgiyi referans almak zorundasınız, doyurucu gelmediyse eğer açıklamalar aramızdaki dostluk ilişkisi temelinde en fazla bilgilenme talep edersiniz. Ama yapılmayacak tek şey var o da ‘ mal bulmuş mağribi gibi’ davranmamaktır. Biz söyleyelim Küçük burjuvazinin benmerkezci, intikamcı ve hırslı sınıfsal tutumundan besleniyorsunuz.
Ama zamanı ve yeri gelmişken bu sorunun nedenlerine dair daha açık bir izah verelim. Arkadaşlar sorun partimiz içinde yaşanan bir örgütsel krizin sonucudur. Bu örgütsel kriz, kimi organ ve yoldaşlarımız arasında ki bağ kopukluğunun, yetki sorununda yaşanan meselenin bir sonucudur. Partinin soruna 6 ay sonra açıklık getirmesi ve alınan kararı geri çekmesi ise sizin oldukça yabancı olduğunuz parti içi işleyişin, parti iradesine demokratik bir şekilde baş vurma zorunluluğunun bir sonucudur. Bu neviden kararlar partimizin içinden geçtiği sürecin özelliklerinden kaynaklı tüm Partiye açılması, tartışılması ve oylamaya tabi tutularak sonuç elde edilmesi gereken zorunlu bir yöntem ve hukuk işleyişindendir. Ki bir partinin, örgütün başına çok nadir gelecek oldukça özgün olan bir meseledir. Bir dizi sorunun çakışmasından ileri gelmiş ve üremiş bir sorundan bahsediyoruz. Yedi aylık bir tartışmanın illegal savaşçı ve şehirden gerillaya, yurt dışından hapishanelere kadar örgütlü bir parti için ancak mümkün olacağını da tahmin etmeniz lazım. Kuşkusuz her örgütün gücü, olanakları ve yöntemi bu tartışmanın sonuçlanma hızını belirler. Ve evet bizim gücümüz, olanaklarımız ve izlediğimiz yöntemde sorunu 7 ay gibi bir sürede tartışıp sonuçlandırmamızı mümkün kıldı. Bu yüzden de bize hesap sorma hakkınız olduğunu düşünmüyorsunuzdur herhalde?
‘Solla ilişkilerde yarın size kim nasıl güvenecek?’ diye soruyorsunuz. Bu bizim sorunumuz değil, güvenmek isteyenin ya da artık güvenmeyecek olanın sorunu. Biz ciddiyetle yaklaşıp gerekli bilgilendirmeyi yaparız, 45 yıllık kanla-canla mücadele ile kesintisiz sürdürülmüş devrimci mücadelemizin bizim referansımız olduğunu bilerek her hareket bir değerlendirme yapmalıdır. Oldukça özgün bir sorundan kaynaklı oluşan tablo yüzünden bir güvensizlik geliştirme durumu varsa bu noktada bu tavrı geliştiren eleştirilmelidir. Sorunun oluşmasında, yeterli düzeyde hızlı hareket etme noktasındaki olanak eksikliğimizden kaynaklı sorunlarımızı ise çözmek bizim devrimci görevlerimizden birisidir. Ancak devrimi örgütleme ve kitlelere önderlik etme de genel olarak yaşadığımız sorunlardan bağımsız değildir bu durum. Fakat P/C buradan eleştirmemektedir, zira benzer eksiklikler tüm devrimci-yurtsever harekette vardır. P/C bir iç sorunun neden olduğu krizi fırsata dönüştürerek eleştirmektedir. Devrimciler esaslı ve geliştirici sorunlarla polemik yapmalı ve geliştirme ve ilerletme amacı taşımalıdır. Bu örnekte olduğu gibi zayıf düştüğün, zaaf ve kriz içinde olduğun durumda “tekme atmaya çalışmak” şeklinde bir polemik tarzından uzak durmalıdır. Ama P/C bu yöntemi çok sık kullanan bir siyasi-ideolojik şekilleneşe malesef gün be gün daha fazla savrulmaktadır.
Sosyal Şovenizmde Israr İlkede ve Devrimde Israr Değildir!
P/C mantığının HBDH üzerinde geliştirdiği politik eleştiriler ise onun kadim hastalığı olan SOSYAL-ŞOVENİZMDEN mustariptir. KÜRT GÖRDÜĞÜ YERDE EMPERYALİZMLE İŞBİRLİĞİ GÖREN bir yaklaşımdan P/C anlaşılıyor ki hiç kurtulamayacaktır. Yine Kürt Hareketi ile ortak hareket etmeyi içinden geçtiğimiz tarihsel koşulda nerdeyse “EN ZEHİRLİ VE PROBLEMLİ” tutum olarak da tanımlayacak noktaya gelmiştir. Kürt hareketiyle kurulan her ittifakta devrimci örgüt ve partileri “kuyrukçulukla” suçlamak ezber ettiği kavramlardan birisidir.
P/C Partinin gerekçelerden sadece biri olan HBDH’nin “cephe” örgütlenmesi niteliğine dair eleştirel tutumu ayrılma gerekçesini yeterli bulmuyor. Tam P/C’ye şenlik kıvamında bir gerekçeyle HBDH’ye yöneliyor. “Hayır; HBDH ne bir “cephe” örgütlenmesidir ne de çeşitli örgütlerin bir araya gelip oluşturdukları “eylem birliği”dir… HBDH, Kürt Milliyetçi Hareket’in çıkarları neyi gerektiriyorsa o temelde kullanılan bir araçtır. HBDH programında yazılanlar ne olursa olsun. Hangi büyük laflar edilirse edilsin… HBDH 9 örgütün bir araya gelip oluşturduğu bir Cephe örgütü ya da eylem birliği değildir. HBDH, Kürt milliyetçi hareketin oligarşiye karşı “Türkiye solundaki şu kadar örgütü ben yönlendiriyorum, benimle uzlaşmazsan, masaya oturmazsan Türkiye’nin dört bir yanında istediğimi yaparım” diye tehdit aracı olarak kullanmak istediği bir araçtır… Ancak, ÖLÜYÜ DİRİLTEMEZSİNİZ. HBDH’yi oluşturan örgütlerin kendilerine hayırları kalmamıştır. İdeolojik olarak ölmüşlerdir. Sol, Kürt milliyetçi harekete dayanarak kendilerini var etmeye çalışmaktadır. Oysa dayanmaya çalıştıkları Kürt milliyetçi hareket ideolojik ve siyasal olarak çoktan emperyalizmin güdümüne girmiş fiilen emperyalizmin kara gücü olmuştur.” Diyerek HBDH karşıtlığını açıklıyor. P/C aklına güvenmeye ve kendi oluşturduğu teoriyle boğuşmaya aşık bir yapıya sahip. Öncelikle herhangi bir oluşumun herhangi bir bileşeni elbette kendi siyasi-ideolojik ve örgütsel hesap ve çıkarlarını gözetecektir. Ona uygun olarak ittifak politikasını ve ona uygun örgütlenmesini savunacak ve yaratacaktır. HBDH özgülünde de bu böyle olmaya mecburdur. Bu oluşumda Kürt Hareketinin başat ve belirleyen güç olması gerçekliği, bu harekete karşı tutum almaya götürecek bir gerekçe olamaz. Partimizin gerekçesi böyle değildir. Herhangi bir küçük-burjuva devrimci hareketin güç ve olanaklarının etkili olması durumu böylesi oluşumlarda Komünistler açısından yer almayı getirir mi? Bizim açımızdan getirmez. Kürt Hareketinin güçlü olmasıyla, ulusal temelde değil sosyal temelde mücadele yürüten bir örgütün güçlü olması arasında Komünistler açısından esaslı bir fark yoktur. Komünistler Parti-Ordu-Cephe silahını ideolojik ve politik olarak ve de örgütsel olarak devrimin esaslı silahı olarak görür. Cephe örgütlenmesine kendi ideolojik-politik önderliğini esasa oturtacak şekilde yaklaşır. Bunun dışında oluşmuş bir Cephe örgütlenmesinde ittifak güçlerinden hangisinin önderlik edeceği meselesi oldukça talidir. Ancak Cephe için bunu anlamak zordur. Zira onun nezdinde Kürt Ulusal Hareketin önderliği ile Herhangi bir devrimci hareketin önderliği arasında nitel bir fark vardır. Neden? Çünkü P/C Ezen Ulusla ezilen ulus arasındaki ilişkiyi ve ezilen ulusun hak ve özgürlüklerine yönelik büyük bir teorik kafa karışıklığı yaşamaktadır. Bunun içinde P/C açısından “ezilen ulusun Ulusal hareketine önderlik eden burjuvazisinin” bayrağı altında toplanmakla “ezen ulusun Küçük burjuva hareketinin bayrağı altında toplanmak” arasında nitel fark vardır. O ezen ulus milliyetçiliğinden etkilenmiş, onun ideolojik hastalıklarına karşı aşı olmamış ve bünyesini açık hale getirmiş bir Küçük burjuva sınıf hareketidir. Kürt Ulusuna karşı Türk ulusunun ayrıcalıklarını daha az dert edinen Küçük Burjuva sınıfın temsilcisidir. P/C çağımızda ki ulusal sorun ve emperyalizm ilişkisi üzerine Leninist teoriye yönelik inceleme ve kavrayış noktasında bir yoğunlaşma sağlamadığı sürece ve temsil ettiği Küçük burjuva sınıfın “ezen ulus aidiyetine” yönelik hastalıklarını tespit edip onunla mücadeleyi göze alamadığı noktada soruna hiçbir zaman sağlıklı bakamayacaktır. Evet Kürt ulusuna karşı ya da Kürt ulusal hareketine karşı siyasal düşmanlık ya da duyarsızlık tespiti yapmak P/C için haksızlık olur. Ancak bu noktada “ideolojik” olarak defolu, sorunlu, tek yanlı ve şovenizmle mücadele yerine onu sosyal mücadele kılıfıyla besleyen bir yaklaşımı olduğu kabul edilmelidir. P/C sosyal şoven tutumunu gözden geçirmelidir. Zira tıpkı soğan olan özünü koruyan lale gibi dönüp dolaşıp hep aynı çiçeği veriyor. Bu noktada kendine yabancılaşma, bu yanıyla gerici özünü değiştirmesi devrimci bir görev olarak görülmelidir.
P/C “İdeolojik Olarak Herkes Öldü” Propagandasıyla Sadece Kendini İyi Hisseder Ama Gerçeğe Tabi Olmaz!
Devrimci örgütlerin “zayıflıklarından” kaynaklı Kürt hareketine eklemlendiği tespiti bir doğruyu barındırmaktadır. Ancak Küçük Burjuva devrimci hareketlerin “zayıflıktan” kaynaklı daha güçlü hareketlere yedeklenmesi bir sınıfsal hastalıktır. Bugün demokratik ve devrimci temelde mücadele yürüten Kürt Ulusal Hareketinin güçlü olması durumu o harekete daha fazla eklemlenmesini getirmektedir. Ancak aynı hareketler yarın Komünist hareket güçlenirse ve hatta P/C başat devrimci güç olursa ve küçük burjuva hareketlere belli oranda siyaset yapma hakkı ve özgürlüğü sağlarsa eminiz ki o hareketlere yedeklenecektir. Ancak aynı sınıfsal temsiliyete sahip hareketler kendisi güç olduğunda zayıf olanı kendisine tabi kılma mücadelesi yürütecektir. Bu siyasetin bir kuralıdır. Sorun şudur: Güçlü olanın bu siyaseti onun cephesinde mantıklıdır, doğrudur. Ancak sorun olan zayıf gücün kendisine yönelik ideolojik-politik cesaretsizliği ve güç tapınıcılığıdır. P/C sorunu Kürt hareketinde aramamalıdır ya da devrimci hareketlerin ideolojik olarak “ölmüş” olmasında da aramamalıdır. Sorun Küçük burjuva sınıfın temsilcilerinin sınıf karakterinde ve onun siyasal tutumunda aranmalıdır. Bugün nasıl P/C Küçük burjuva sınıfının sol ve sekter kesimini temsil ettiği için Ulusal soruna, İttifaklar meselesine yüzeysel ve dar bir pencereden bakarak keskin yaklaşıyorsa; diğer devrimci hareketlerde Küçük burjuvazinin uzlaşmacı ve güce tapınan karakteriyle beslenerek zayıf ve tabi olan bir siyasal tutumla hareket etmektedir. Bu durum içinden geçtiğimiz süreçte “ideolojik olarak ölmüşlük”ten kaynaklanmamaktadır. Zayıflık ya da güç olma durumunun düzeyi siyasal tutumların boyutunu etkilemektedir. P/C soruna yüzeysel bakarak ve var olan durumu abartarak KENDİ GERÇEKLİĞİNİ büyüten bir küçük burjuva siyasal uyanıklık yapmaktadır. Diğer hareketlerin “ideolojik olarak ölmüşlüğü” propagandası maalesef P/C’yi olduğundan daha büyük göstermiyor. P/C ise sadece öyle sanarak, kendisine dev aynası tutmaya çalışıyor.
P/C Kürt hareketinin Emperyalizmle olan ilişkisini ise çelişkinin gerçekliği üzerinden ele almamakta ısrarlı. Bu noktada tutarsızlığı ise baki! Kürt Hareketinin demokratik niteliğine dair eğer bir siyasal belirlemesi var ise P/C’nin, onun Emperyalizmle olan ilişkisine de bu eksende bakmak ve gerçeği tanımlamak zorunda. Kürt hareketini “emperyalizmin kara gücü” olarak tanımlamak gerçekliğin ters yüz edilmesi ve ussal bilgiyle değil algısal bilgiyle ilgilenen bir siyasal yaklaşımdır. Kürt hareketi Suriye politikasında emperyalizmle tehlikeli bir taktik yakınlaşma içindedir, bu doğru. Ancak bu yakınlaşma hala ve henüz stratejik bir düzeyde değildir ve evet bu da doğru ve referans olacak gerçeklikte budur. Kürt Ulusal hareketi demokratik niteliğini güçlü bir şekilde korumaktadır. Emperyalizm çağında demokratik mücadele ve karakterin tutarlılığı aynı zamanda o hareketin “anti-emperyalistliğiyle” ilintilidir. Zira demokratik tutum ve siyasal konumlanış “anti-emperyalist”liği doğal bir konumlanış haline getirmektedir. Kürt Ulusal Hareketi Cihadist gericiliğe ve Ulusal Haklarına yönelik saldırılara karşı ABD, Rusya gibi emperyalist ülkelerle taktik ilişkiler geliştirmektedir. Yer yer Rakka operasyonu gibi mücadelelerde emperyalist güçlerle tehlikeli ilişkilere de girmektedir. Ancak bu durum Kürt hareketinin “emperyalist işbirlikçisi” olduğunu göstermez. Kürt ulusal hareketi taktik ilişkilerle süreci yönetmektedir. Stratejik bir ilişki söz konusu değildir. Devrimci hareket bu eksende taktik ilişkinin tehlikelerine yoğunlaşmak ve odaklanmak, gelecekte olası stratejik ilişkilerin oluşmasına değil var olan andaki gerçekliğe göre konumlanmak zorundadır. P/C gelecek tasavvuru ve sol sekter bir yaklaşımla bu soruna yaklaşmaktadır. Ancak aynı P/C Gerici ve ezen Arap Ulusunun temsilcisi Esat’ı emperyalizme karşı mücadele eden bir güç olarak tanımlamaktan da geri durmamaktadır. Maalesef Esat’a gösterdiği toleransı Kürt hareketine göstermemektedir. Bunda P/C’nin sosyal-şoven tutumunun etkisi vardır. Ancak emperyalizm tanımında ki tek yanlılık onun daha büyük sorunudur. ABD’yi sadece emperyalist güç olarak tanımlayacak bir noktaya savrulma noktasındadır. Esat’ın Rus emperyalizmiyle ilişkisi, ülkesinde askeri üslere izin vermesi, gerici ve baskıcı karakteri, Kürt ulusal haklarına yönelik düşmanlığı ve hatta ABD emperyalizmiyle flörtleri P/C için görünmez, olmayan şeyler kategorisindedir. P/C emperyalizm tanımını, emperyalist güçleri, demokratiklik ölçütlerini vs yeniden gözden geçirmek zorundadır. Aksi takdirde yanlış siyasal tutumlar, hatalı ittifaklar politikası ve zayıf ve tek yanlı bir anti-emperyalist mücadele hattından kurtulamayacaktır.
P/C ile Rojava’da gerçekleşen devrimci sürecin siyasal niteliği konusunda da uzlaşamıyoruz. Partinin yaptığı açıklamadan uzunca bir alıntı yaparak şunu söylemektedirler: “Amasız, ancaksız bir tanımları yok. Hem nalına, hem mıhına… Kurduğu bir doğru cümleyi bir sonrakinde “ancak” diyerek boşa çıkartıyor… “Rojava Ulusal Kurtuluş Devrimi” olarak tanımlıyoruz diyor ve hemen arkasından “şerh”ini koyuyor. Amerika’nın kara gücü olarak nasıl ulusal kurtuluş devrimi yapılıyor? Rojava’ya ilişkin tespitlerinizde emperyalizmi görmeden tek bir doğru cümle kuramazsınız.” P/C net olun çağrısı yapıyor bize. Onun net olmaktan kastı “tek yanlı idealizm”dir. P/C hiçbir olguyu ikili karakteriyle değerlendirme zahmetine katlanmıyor. Bu ikili karakterden ileri ve geri olanı tespit etmeyi, bunların mücadelesini zerre kadar önemsemiyor. P/C bu anlamda diyalektik-tarihsel materyalist yöntemi değil “idealizmi” savunuyor. Rojava’nın demokratik-devrimci bir siyasal niteliğe sahip olduğunu bir kez daha söylüyoruz. Gerçekleşen devrimin niteliğinin de “Ulusal Kurtuluş devrimci süreci” olduğunu ifade ediyoruz. “Amalı”, “ancaklı” kurulan her cümle netsizliği değil ikili karakteri tanımlamak üzerine kurulur. Ulusal hareketlerin niteliği konusunda, ikili yapısı konusunda P/C’yi “Lenin okumaya” davet etsek yeter mi? Eğer o yetmezse diyalektik-tarihsel materyalizm okumaları yapmaya ve şeylerin, olguların ikili karakterine, çelişik yapısına dair inceleme yapmaya ama yetmez kavramaya davet edelim. Ancak Küçük burjuvazinin sınıfsal karakteri onu bu açıdan Marksizme yabancılaştırmaktadır. Marksizmden sadece etkilenen, onun devrimci teorisinden esinlenen bir özelliği vardır. P/C’de bundan mustariptir.
P/C’nin HBDH’ye yönelik eleştirileri oldukça yüzeysel, üstün körü, ideolojik ve politik içerikten yoksun, sosyal şovenizmden mustariptir. Partinin HBDH’den ayrılma gerekçesini de bu yönüyle anlama sorunu yaşamaktadır. Partimiz Kürt ulusal hareketini dost ve müttefik güç olarak görmekte, onunla en ileri düzeyde ortak mücadele etmeyi benimsemektedir. Bunun dün olduğu gibi bugünde tüm gereklerini yerine getirmeye çalışmaktadır. HBDH programı altında bir eylem ve politik temelde birliği kendi siyasi çizgisiyle uyumlu görmemektedir. Ancak mücadeleye dair eylem birliği temelinde HBDH dışında yapılacak her türlü ittifaklık ilişkisine ve eylem birliğine de açıktır. Parti tüm dost ve devrimci güçlerle ilkesel tutumlarını zedelemeyen her türlü esnekliği göstererek ortak mücadele yürütmeye hazırdır. Buna sadece açık değildir bunu aynı zamanda gerekli, önemli ve zorunlu görmektedir. Bu nokta soruna P/C gibi bakmadığımız açıktır. Biz proletaryanın sınıf saikleriyle soruna yaklaşıyoruz. İlkeselliğimiz ve esnekliğimiz o eksene oturuyor, P/C ise sosyal şovenizmden mustarip, ben merkezci, tek yanlı ve sol sekterlikle bezenmiş Küçük burjuva sınıf tutumuyla yaklaşıyor.

Kaynak: IKK
______________________________________________________
YAŞASIN HALK SAVAŞI
toprock isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.Mart.2017, 14:30   #2
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

Parti Cephe ye laf etmeden önce Kürt Irkçıları ve Kemalizmi kurtuluş değilde ciddi anlamda faşizm bilen İbocular kendi saflarında çarpışan insanların sol adına insanlara nasıl zarar verdiklerine baksınlar.Bizler ne bir sahte kemalistiz ne de Irkları yüceltecek dereceye gelen amaçsız sosyalistleriz .
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.Mart.2017, 19:54   #3
 
toprock - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
toprock
PARTIZAN
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Temmuz.2013
Üye No: 47160
Mesajlar: 83
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 51
26 Mesajına 37 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
thkctuzla Nickli Üyeden Alıntı
Parti Cephe ye laf etmeden önce Kürt Irkçıları ve Kemalizmi kurtuluş değilde ciddi anlamda faşizm bilen İbocular kendi saflarında çarpışan insanların sol adına insanlara nasıl zarar verdiklerine baksınlar.Bizler ne bir sahte kemalistiz ne de Irkları yüceltecek dereceye gelen amaçsız sosyalistleriz .
Kemalizmi kurtulus olarak goruyorsan sosyalist platformlar yerine gidip tgb nin yuruyuslerinde poster tasiyabilirsin. Onder Ibrahim Kaypayyakanin doktrin ve tezlerinin zerresini okumadan ve Kurt silahli mucadelesini fasizm olarak goruyorsan burda gercek sosyalist havassi basma lutfen. Elestiri kaldiramiyorsaniz da devrimci ahlaka yonelik bir revizasyona ihtiyaciniz var demektir. Bahse girerim o yazinin tamamini da okumamissindir zaten. Yazida partiye senin deyiminle 'laf atan' P/C elestiriliyor ve cevabi veriliyor. Irklari yuceltmeyiz dedigin ise Lenin'in self determinasyon hakkini tanimamaktan oteye gitmiyor. Bu yazinla sosyal sovenizminizi pekistirdigin icin tesekkurler.

Amacsiz sosyalistler degillermis... Git kahve basip pompaliyla iceride ates et sonra bildiri okuyup topukla simdi.
______________________________________________________
YAŞASIN HALK SAVAŞI
toprock isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
toprock Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 14.Mart.2017, 16:30   #4
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
toprock Nickli Üyeden Alıntı
Kemalizmi kurtulus olarak goruyorsan sosyalist platformlar yerine gidip tgb nin yuruyuslerinde poster tasiyabilirsin. Onder Ibrahim Kaypayyakanin doktrin ve tezlerinin zerresini okumadan ve Kurt silahli mucadelesini fasizm olarak goruyorsan burda gercek sosyalist havassi basma lutfen. Elestiri kaldiramiyorsaniz da devrimci ahlaka yonelik bir revizasyona ihtiyaciniz var demektir. Bahse girerim o yazinin tamamini da okumamissindir zaten. Yazida partiye senin deyiminle 'laf atan' P/C elestiriliyor ve cevabi veriliyor. Irklari yuceltmeyiz dedigin ise Lenin'in self determinasyon hakkini tanimamaktan oteye gitmiyor. Bu yazinla sosyal sovenizminizi pekistirdigin icin tesekkurler.

Amacsiz sosyalistler degillermis... Git kahve basip pompaliyla iceride ates et sonra bildiri okuyup topukla simdi.
16 nisan'dan sonra Kemalizm i her ne kadar bu ülke için tavsiye etmesemde ne kadar gerekli olduğunu anlayacaksın . Kemalizm evet bir nevi asimile güdüyor ama düşünsene bu ülkeyi Kemalist türkler değilde kürtler filan yonetseydi kürtler de türkleri bir nevi asimile etmeye çalışırdı ama Kemalizm tam olarak yoğun bir asimile de gutmuyor gutse emin ol ülkede türk dışında başka ırka mensub insan birakmazlardi.16 nisandan sonra bu ülkede kemalist propagandanın sona ereceğini biliyorsun ve emin ol sosyalistler olarak ne yapacağımızı şaşıracagiz.Self determinasyon demissin bu şu anda imkansız self determinasyonu şu anda savunmak bir nevi emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmek olur .Yoksa emin ol turklerinde kürtlerin de birbirileriyle yan yana yaşamak gibi bir isteği ve derdi yok iki tarafta bir nevi birbirini sevmiyor zaten sevmek gibi bir durumda olamaz.Osmanlının geçmişte güttüğü ve halen şu zamana kadar süregelen bir asimilenin etkilerini görüyoruz.16 nisandan sonra daha etkili bir biçimde göreceksin onun için self determinasyonu düşünde şu anda ulusların kendi hakkını tain etme gibi bir durumu olmaz olamaz.
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.Mart.2017, 00:33   #5
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,192
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,444
2,079 Mesajına 5,906 Teşekkür Aldı
Standart

"16 nisan'dan sonra Kemalizm i her ne kadar bu ülke için tavsiye etmesemde ne kadar gerekli olduğunu anlayacaksın"

Yani; yeni Koçgiriler,Dersimler,Maraş,sivas,Çorumlar daha hızlı devam edecek diyorsun.
Yani; Kuzey Kürdistan'daki katliamlar,yakıp yıkmalar acemi işi,Kemalizm özünde hareket ederse ülke "güllük gülistanlık" olacak.

Öylemi?

Kemalizm Faşizmdir demiyeceğim, medet uman aptalları gündem yaparım diyedir.

İdeoloji diye yutturulan neyse'de bu "Kılıç artıkları" neden cellatlarına hep aşık olur onu anlamıyorum.
("Kılıç artıkları" ironidir. Bu cümleyi sarf eden de koyu bir Kemalisttir, Bahçeli)


______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Apé Che Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 15.Mart.2017, 00:51   #6
 
toprock - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
toprock
PARTIZAN
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Temmuz.2013
Üye No: 47160
Mesajlar: 83
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 51
26 Mesajına 37 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
thkctuzla Nickli Üyeden Alıntı
16 nisan'dan sonra Kemalizm i her ne kadar bu ülke için tavsiye etmesemde ne kadar gerekli olduğunu anlayacaksın . Kemalizm evet bir nevi asimile güdüyor ama düşünsene bu ülkeyi Kemalist türkler değilde kürtler filan yonetseydi kürtler de türkleri bir nevi asimile etmeye çalışırdı ama Kemalizm tam olarak yoğun bir asimile de gutmuyor gutse emin ol ülkede türk dışında başka ırka mensub insan birakmazlardi.16 nisandan sonra bu ülkede kemalist propagandanın sona ereceğini biliyorsun ve emin ol sosyalistler olarak ne yapacağımızı şaşıracagiz.Self determinasyon demissin bu şu anda imkansız self determinasyonu şu anda savunmak bir nevi emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmek olur .Yoksa emin ol turklerinde kürtlerin de birbirileriyle yan yana yaşamak gibi bir isteği ve derdi yok iki tarafta bir nevi birbirini sevmiyor zaten sevmek gibi bir durumda olamaz.Osmanlının geçmişte güttüğü ve halen şu zamana kadar süregelen bir asimilenin etkilerini görüyoruz.16 nisandan sonra daha etkili bir biçimde göreceksin onun için self determinasyonu düşünde şu anda ulusların kendi hakkını tain etme gibi bir durumu olmaz olamaz.


Siz simdi devrimci misiniz? Metrolopden oturdugun yerden Kurtlerin kendi kaderini tayin hakkini tasfiye etmek sana mi dusuyor? Bir nevi asimilasyon guduyor demissin bir de utanmadan. Hatta once bir nevi asimile guduyor demissin sonra da tam olarak asimile de gutmuyor diyerek cirpinma cabalarini sergilemissin. Dilin yasaklanmasindan buyuk asimilasyon mu var? 1930 da zilani, 38 de dersimi bombalayim 30 binden fazla insani olduren rejimi burda milli kurtulus diye satmaya calisiyorsun ya, senin o bozuk malin burda gecerlilik gormuyor kirve. Lenin self determinasyon doktrinini yazdiginda emperyalistlerin ekmegine yag mi surdu? Siz hangi ideolojiye baglisiniz acaba? "Bu ulkeyi kurtler filan yoneyseydi" ne demek? Kurtlerin senin ankaranda adananda gozu mu var? Kurtlerin Turkleri sevmedigi ise koskoca bir yalan ve anti-propagandadan ileri gitmez. Kurtlerin Turk halkiyla bir problemi yoktur, Turk Devletiyle bir problemi vardir. Size derneklerde ne okutuyorlarsa once kaynagini bir arastir istersen, zira sozlerin sosyalist-komunist terminolojide kabul gormuyor.
______________________________________________________
YAŞASIN HALK SAVAŞI
toprock isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
toprock Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 15.Mart.2017, 15:51   #7
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
toprock Nickli Üyeden Alıntı
Siz simdi devrimci misiniz? Metrolopden oturdugun yerden Kurtlerin kendi kaderini tayin hakkini tasfiye etmek sana mi dusuyor? Bir nevi asimilasyon guduyor demissin bir de utanmadan. Hatta once bir nevi asimile guduyor demissin sonra da tam olarak asimile de gutmuyor diyerek cirpinma cabalarini sergilemissin. Dilin yasaklanmasindan buyuk asimilasyon mu var? 1930 da zilani, 38 de dersimi bombalayim 30 binden fazla insani olduren rejimi burda milli kurtulus diye satmaya calisiyorsun ya, senin o bozuk malin burda gecerlilik gormuyor kirve. Lenin self determinasyon doktrinini yazdiginda emperyalistlerin ekmegine yag mi surdu? Siz hangi ideolojiye baglisiniz acaba? "Bu ulkeyi kurtler filan yoneyseydi" ne demek? Kurtlerin senin ankaranda adananda gozu mu var? Kurtlerin Turkleri sevmedigi ise koskoca bir yalan ve anti-propagandadan ileri gitmez. Kurtlerin Turk halkiyla bir problemi yoktur, Turk Devletiyle bir problemi vardir. Size derneklerde ne okutuyorlarsa once kaynagini bir arastir istersen, zira sozlerin sosyalist-komunist terminolojide kabul gormuyor.
İlerde yazdıklarımın anlamını daha iyi anlayacağını düşünüyorum tutturmussun bir self determinasyon gidiyorsun sovyetler zamanında sovyetler ulusların kendi haklarını taini konusunda bir izin verdi mi ? Sovyetler sovyetlerin topraklarının büyük bir çoğunluğunu oluşturan orda bulunan türki halklara ayrı bir egemenlik devlet sözü verdi mi ve yahut bunu uygulamaya geçirdi mi ? Hayır tabikide bunları yapmadı.Sovyetler parcalandiktan sonra türki halklar kendi devletlerini eski de olduğu gibi elde ettiler . Şimdi gelmiş self determinasyon dan bahsediyorsun bu ülkede şu anda bunu uygulamak yasalar temelinde illegal birşey devlet içinde devlet kurmak istiyorsun.Kürtlerin türklerle bir sorunu yok yazmışsın doğal olarak kürtlerin türk devleti ile sorunu varsa senin dediğin bu çünkü türklerle de sorunu olmuş oluyor devlet demek benim bildiğim bir ülkedeki tüm halkları temsil eder hatta türklerle değil dolayli olarak diğer türkiye halkları ile de bu insanların sorunu olmuş olur devleti karşıya aldıkları zaman.Bu ülkede devletin sistemine karşı olan sadece kürtler değil benim sana anlatmak istediğim bu durum sadece kurt halkını ilgilendirmiyor tamamen türkiye halklarini ilgilendiriyor . Bir self determinasyon ü tartisicaksak türkler içinde bir self determinasyon olmalı çünkü bu boktan devlette kimse yaşamak istemiyor.Bir devrimci isen ki devrimci duygularına saygım sonsuzdur sadece kurt halkı üzerine düşünmek yerine diğer halklar üzerine de düşünmelisiniz.Kirvem ******* un dersimdeki yaptıklarını dili yasaklama olaylarını filanda iyi biliyorum ama şunu da bir düşün onlar şu şekilde düşünüyorlar bir millet bilinci oluşturmak lazımdı ve bunlar gerekli görüldü .Yapılmaması gerekli olan şeylerdi kimse inanki olmasını istemezdi.Kürtlere gelince kürtler en büyük hatayı yavuz zamanında yavuza boyun egmekle yaptılar eger ki boyun eğmeyip ezilen halkın yanında yer alsaydilar.Bugün bu duruma dusmezlerdi emin ol.Tarih tarihi doğurur her bir olayda bir sonucu .Devrimci literatür de kullandığım sözlerin bir karşılığı olmayabilir bu sözlerle benim düşüncelerimi ve yahut ideoloji mi sozlerinle sorgulamak ta kimsenin haddine değil.Şu anda bir dernekle bağlantım yok.Eski cepheli olduğumu bir konuyu açıp belirtmiştim.Örgüt adı kullanmamam gerek çünkü şu anda bağlı değilim bilgilendirmek amaçlı kullandım.Mahir Çayan in kemalizm ile ilgili sözlerini okursan düşüncelerimi daha iyi anlarsın .Sen İbocu olduğun için ve onun üzerine yoğunlaştığın için bu şekilde düşünüyorsun herkes aynı düşünmek zorunda değil tabikide ama ilerki zamanlarda bu farklı düşüncelerimiz emin ol bizi aynı noktada buluşturacak oda feda yolu devrim yolu kurt türk tanımadan tüm halkların uğruna ölme yolu.İyi günler . Umudun Adı THKP-C.YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.Mart.2017, 15:55   #8
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Apé Che Nickli Üyeden Alıntı
"16 nisan'dan sonra Kemalizm i her ne kadar bu ülke için tavsiye etmesemde ne kadar gerekli olduğunu anlayacaksın"

Yani; yeni Koçgiriler,Dersimler,Maraş,sivas,Çorumlar daha hızlı devam edecek diyorsun.
Yani; Kuzey Kürdistan'daki katliamlar,yakıp yıkmalar acemi işi,Kemalizm özünde hareket ederse ülke "güllük gülistanlık" olacak.

Öylemi?

Kemalizm Faşizmdir demiyeceğim, medet uman aptalları gündem yaparım diyedir.

İdeoloji diye yutturulan neyse'de bu "Kılıç artıkları" neden cellatlarına hep aşık olur onu anlamıyorum.
("Kılıç artıkları" ironidir. Bu cümleyi sarf eden de koyu bir Kemalisttir, Bahçeli)


Yeni gelen sistemin kemalizmden bin kat daha kötü olduğunu anlatmak istedim tabii tercih senin ya devrim i seçersin bu şu anda ütopya ya kemalist sistemi ya da islami bir rejimi . Erdoganin akıttığı kan kemalin akıttığı kandan daha da çok olacak o zaman sözlerimi anlarsın.aptal demek istemissin kötü söz sahibine aittir
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.Mart.2017, 21:06   #9
 
toprock - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
toprock
PARTIZAN
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Temmuz.2013
Üye No: 47160
Mesajlar: 83
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 51
26 Mesajına 37 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
thkctuzla Nickli Üyeden Alıntı
Şimdi gelmiş self determinasyon dan bahsediyorsun bu ülkede şu anda bunu uygulamak yasalar temelinde illegal birşey devlet içinde devlet kurmak istiyorsun.Kürtlerin türklerle bir sorunu yok yazmışsın doğal olarak kürtlerin türk devleti ile sorunu varsa senin dediğin bu çünkü türklerle de sorunu olmuş oluyor devlet demek benim bildiğim bir ülkedeki tüm halkları temsil eder hatta türklerle değil dolayli olarak diğer türkiye halkları ile de bu insanların sorunu olmuş olur devleti karşıya aldıkları zaman
Tamam sen devletin yasalarina gore illegal oldugu icin bazi sosyalist normlari reddetmeye devam et. Illegallik tasavvurunu devlet endeksli aciklaman da ayri bir sahane olmus tabi. Neyse bu yazdigini elestirmeyecegim bile, forumdakilerin takdirine birakiyorum.
______________________________________________________
YAŞASIN HALK SAVAŞI
toprock isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.Mart.2017, 21:18   #10
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
toprock Nickli Üyeden Alıntı
Tamam sen devletin yasalarina gore illegal oldugu icin bazi sosyalist normlari reddetmeye devam et. Illegallik tasavvurunu devlet endeksli aciklaman da ayri bir sahane olmus tabi. Neyse bu yazdigini elestirmeyecegim bile, forumdakilerin takdirine birakiyorum.
Belki de eleştiemeyeceksindir bunu bilemem lafı ortaya atan tartışmayı başlatan sendin bu formun bir amacı biligilendirmek değil mi o zaman bilgilendir bazı şeyleri bilmiyorsam anlayamıyorsam.
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.Mart.2017, 21:23   #11
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,192
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,444
2,079 Mesajına 5,906 Teşekkür Aldı
Standart

Bireylere "Aptal" deme gibi bir huyum yok arkadaşım. Bugün Kemalizm eşittir devlettir, bugün kapitalizm yarın Sosyalizmi getirseniz bile alınan miras katlayarak devam eder.

Sanıyormusun ki Apo veya HDP batıdan onca desteği sırf "Kürtlerin özgürlüğünü anlatarak" aldılar?
Burjuva politikasının dibine vurup tavan yaptırdılar; "Kemalizmle sorunumuz yoktur" dediler, biliyorlardıki bu halkın aptallığı mahkeme kararıyla tescillenmişti. (Aziz Nesin'in "Türk halkı aptaldır" sözlerinin mahkemelerde onaylanması.Çünki Nesin o mahkemeleri kazandı)

Bir gün Aziz Nesin'e yakın arkadaşı sorar,
-Yaa Aziz %60'ı aptaldır diyeceğine neden %40'ı akıllıdır demedin?
Nesin yanıt verir.
-O zaman kendini %40'ın içinde görürdün.

"Kötü sözü" sahibine iade etmeden bir kere daha düşün derim Tuzlalı.




______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.Mart.2017, 22:00   #12
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Apé Che Nickli Üyeden Alıntı
Bireylere "Aptal" deme gibi bir huyum yok arkadaşım. Bugün Kemalizm eşittir devlettir, bugün kapitalizm yarın Sosyalizmi getirseniz bile alınan miras katlayarak devam eder.

Sanıyormusun ki Apo veya HDP batıdan onca desteği sırf "Kürtlerin özgürlüğünü anlatarak" aldılar?
Burjuva politikasının dibine vurup tavan yaptırdılar; "Kemalizmle sorunumuz yoktur" dediler, biliyorlardıki bu halkın aptallığı mahkeme kararıyla tescillenmişti. (Aziz Nesin'in "Türk halkı aptaldır" sözlerinin mahkemelerde onaylanması.Çünki Nesin o mahkemeleri kazandı)

Bir gün Aziz Nesin'e yakın arkadaşı sorar,
-Yaa Aziz %60'ı aptaldır diyeceğine neden %40'ı akıllıdır demedin?
Nesin yanıt verir.
-O zaman kendini %40'ın içinde görürdün.

"Kötü sözü" sahibine iade etmeden bir kere daha düşün derim Tuzlalı.




Bu biraz da etnik kimliğe yönelik bir durum ben kurt kökenli olsaydım pkkyi desteklerdim bir türk te kendi kimliğine zarar gelmemesi için kemalizmi destekliyor.Ben kemalizm taraftarı değilim geçici süreliğine bu sistemi revizyon etmeliyiz zaten kemalist sistem çökecek olan bir sistemdir .
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.Mart.2017, 22:21   #13
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,192
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,444
2,079 Mesajına 5,906 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
thkctuzla Nickli Üyeden Alıntı
Bu biraz da etnik kimliğe yönelik bir durum ben kurt kökenli olsaydım pkkyi desteklerdim bir türk te kendi kimliğine zarar gelmemesi için kemalizmi destekliyor.Ben kemalizm taraftarı değilim geçici süreliğine bu sistemi revizyon etmeliyiz zaten kemalist sistem çökecek olan bir sistemdir .

E bende Türküm ve ortaasyadan geleli daha yüz yıl olmadı. Ezileni desteklemek konusunda etnik kimliğim engel mi olmalı?
Ben Komünistim kardeşim,ideolojim bana "ezileni şartsız şurtsuz destekleyeceksin" der.
Ne yapacağız şimdi?
Yani Kürtleri ve onun çocuklarının savaşını desteklemek için Türklükten istifamı edeceğiz?
Ya da yüceler yücesi,has babanın gönlü olsun diye Kürde kuyruk takıp alaya devammı edeceğiz?

Kemalizm ne sistemdir ne de herhangi birşeydir. Devletin halk üzerindeki baskısını devam ettirmenin bir aracıdır yani 16/17 açık ağız anahtar kadar harbiyeti olan; Mecliste Celal Bayar tarafından ortaya atılmış "cambaza bak" oyunudur.

Yukarıdaki yazını mesajımı yazdıktan sonra okudum thkctuzla. Birçok konuda bilgin yok ya da yanlış biliyorsun.
Ve dürüstçe "bilgilendir" diyorsun.

Devlet halkı ya da halkları temsil etmez. Sınıf temellidir,iktidardaki sınıfı temsil eder. Kapitalist üretim sisteminde burjuvaziyi,Sosyalizm'de ise işçi sınıfını temsil eder. (Daha doğrusu partisini temsil eder,işçi yine işçi olarak kalır,kaymağını partideki üçbeş zibidi yer. Örnek;SBKP)
Devlet; İktidardaki sınıfın ZOR aygıtıdır,halk arasındaki tanımı yanlıştır ve Polis-yargı-cezaevi dışındaki hiçbir kurum devlet değildir.
Atıyorum,bir nüfus memuru görevi başında cinayet işlerse 20 yıl yer. Polis,savcı,gardiyan "görevi" başında (İşkenceyle) cinayet işlerse kamuoyuna cambaza bak denilip daha güzel yerlerde saklarlar.

Sovyetler Birliği'nin bileşenleri baskı yoluyla Sovyetlere dahil olmadı ki dağıldığında özgürlüğüne sahip olsun. Gönüllü birlikti.

Anadolu'da saf Türk olarak pek insan bulunmaz,eğer kastın buysa. Devlette Türkleri asla temsil etmez.
Adının Türk olması da devleti Türk yapmaz.
Kürtlerin Türklerle hiçbir sorunu yoktur,asıl Türklerin Kürtlerle çok büyük sorunu vardır. Sosyoloji ve psikoloji bilimi şunu ispatlamıştır ki,"Aileye sonradan dahil olan dominant olmak için ömrünü harcar.




______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Apé Che Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 15.Mart.2017, 22:31   #14
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Apé Che Nickli Üyeden Alıntı

E bende Türküm ve ortaasyadan geleli daha yüz yıl olmadı. Ezileni desteklemek konusunda etnik kimliğim engel mi olmalı?
Ben Komünistim kardeşim,ideolojim bana "ezileni şartsız şurtsuz destekleyeceksin" der.
Ne yapacağız şimdi?
Yani Kürtleri ve onun çocuklarının savaşını desteklemek için Türklükten istifamı edeceğiz?
Ya da yüceler yücesi,has babanın gönlü olsun diye Kürde kuyruk takıp alaya devammı edeceğiz?

Kemalizm ne sistemdir ne de herhangi birşeydir. Devletin halk üzerindeki baskısını devam ettirmenin bir aracıdır yani 16/17 açık ağız anahtar kadar harbiyeti olan; Mecliste Celal Bayar tarafından ortaya atılmış "cambaza bak" oyunudur.

Yukarıdaki yazını mesajımı yazdıktan sonra okudum thkctuzla. Birçok konuda bilgin yok ya da yanlış biliyorsun.
Ve dürüstçe "bilgilendir" diyorsun.

Devlet halkı ya da halkları temsil etmez. Sınıf temellidir,iktidardaki sınıfı temsil eder. Kapitalist üretim sisteminde burjuvaziyi,Sosyalizm'de ise işçi sınıfını temsil eder. (Daha doğrusu partisini temsil eder,işçi yine işçi olarak kalır,kaymağını partideki üçbeş zibidi yer. Örnek;SBKP)
Devlet; İktidardaki sınıfın ZOR aygıtıdır,halk arasındaki tanımı yanlıştır ve Polis-yargı-cezaevi dışındaki hiçbir kurum devlet değildir.
Atıyorum,bir nüfus memuru görevi başında cinayet işlerse 20 yıl yer. Polis,savcı,gardiyan "görevi" başında (İşkenceyle) cinayet işlerse kamuoyuna cambaza bak denilip daha güzel yerlerde saklarlar.

Sovyetler Birliği'nin bileşenleri baskı yoluyla Sovyetlere dahil olmadı ki dağıldığında özgürlüğüne sahip olsun. Gönüllü birlikti.

Anadolu'da saf Türk olarak pek insan bulunmaz,eğer kastın buysa. Devlette Türkleri asla temsil etmez.
Adının Türk olması da devleti Türk yapmaz.
Kürtlerin Türklerle hiçbir sorunu yoktur,asıl Türklerin Kürtlerle çok büyük sorunu vardır. Sosyoloji ve psikoloji bilimi şunu ispatlamıştır ki,"Aileye sonradan dahil olan dominant olmak için ömrünü harcar.




Bu türklük konusunda yani ırk bakımından anlatılacak çok konu varda anlatması uzun sürer ama yine tartışırım ırklar birer saçmalık ben ırkların varlığına inanmak dahi istemiyorum ırk diye birşey benim gözümde yok Engels doğanın diyalektiginde enerjinin sakinimi kanunundan ve niteligin nicelige dönüşmesi yasasından bahsediyor evren bir enerjiden meydana geldi ve sürekli bu enerji nitelik ten nice lige devir daim ederek dönüşüm içerisinde bu birer süreç insanlar ırkların olmadığını ve benim sahsimca ırk kavramlarının sadece devlet denilen yapıyı ayakta tutmak için kaynak olarak kullanıldığını anlasalar bu kavgalar 30 yıldır belkide asırlardır sürmez.Tasavvuftan da söz etmek isterim Hacı Bektaşi Veli nin dediği gibi 72 millete bir nazarla bakarız .Ama bunu kurtculuk yahut türkçülük yaparak değil sadece insanları iyi ve kötü olarak ayırt etmeliyiz bana sorarsanda pkk böyle giderse zaten bitmiş durumda şu anda feda desen feda yönünden de Dev Genç ve diğerleri kadar kararlı bir yapıda değiller ama keşke bir birlik olsa birbirimize sarilabilsek şu oligarsiyi yerle yeksan edip fakirin işçinin emekcinin yüzünü guldursek biliyorum kemalizm de bir nevi burjuvaziyi ayakta tutuyor belirli bir kesime hitap ediyor ama bizlerin burdaki rolü nedir ne yapip ta herkesin yüzünün gulmesini sağlayabiliriz?
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.Mart.2017, 22:40   #15
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Apé Che Nickli Üyeden Alıntı

E bende Türküm ve ortaasyadan geleli daha yüz yıl olmadı. Ezileni desteklemek konusunda etnik kimliğim engel mi olmalı?
Ben Komünistim kardeşim,ideolojim bana "ezileni şartsız şurtsuz destekleyeceksin" der.
Ne yapacağız şimdi?
Yani Kürtleri ve onun çocuklarının savaşını desteklemek için Türklükten istifamı edeceğiz?
Ya da yüceler yücesi,has babanın gönlü olsun diye Kürde kuyruk takıp alaya devammı edeceğiz?

Kemalizm ne sistemdir ne de herhangi birşeydir. Devletin halk üzerindeki baskısını devam ettirmenin bir aracıdır yani 16/17 açık ağız anahtar kadar harbiyeti olan; Mecliste Celal Bayar tarafından ortaya atılmış "cambaza bak" oyunudur.

Yukarıdaki yazını mesajımı yazdıktan sonra okudum thkctuzla. Birçok konuda bilgin yok ya da yanlış biliyorsun.
Ve dürüstçe "bilgilendir" diyorsun.

Devlet halkı ya da halkları temsil etmez. Sınıf temellidir,iktidardaki sınıfı temsil eder. Kapitalist üretim sisteminde burjuvaziyi,Sosyalizm'de ise işçi sınıfını temsil eder. (Daha doğrusu partisini temsil eder,işçi yine işçi olarak kalır,kaymağını partideki üçbeş zibidi yer. Örnek;SBKP)
Devlet; İktidardaki sınıfın ZOR aygıtıdır,halk arasındaki tanımı yanlıştır ve Polis-yargı-cezaevi dışındaki hiçbir kurum devlet değildir.
Atıyorum,bir nüfus memuru görevi başında cinayet işlerse 20 yıl yer. Polis,savcı,gardiyan "görevi" başında (İşkenceyle) cinayet işlerse kamuoyuna cambaza bak denilip daha güzel yerlerde saklarlar.

Sovyetler Birliği'nin bileşenleri baskı yoluyla Sovyetlere dahil olmadı ki dağıldığında özgürlüğüne sahip olsun. Gönüllü birlikti.

Anadolu'da saf Türk olarak pek insan bulunmaz,eğer kastın buysa. Devlette Türkleri asla temsil etmez.
Adının Türk olması da devleti Türk yapmaz.
Kürtlerin Türklerle hiçbir sorunu yoktur,asıl Türklerin Kürtlerle çok büyük sorunu vardır. Sosyoloji ve psikoloji bilimi şunu ispatlamıştır ki,"Aileye sonradan dahil olan dominant olmak için ömrünü harcar.




Sovyetler birliğinin bileşenlerinin gönüllü birliği olduğunu yazmışsınız bende diyorum ki madem gönüllü bir birlikti neden Sultan Galiyev türki halklara yapılan baskıyı engellemek amacıyla Sosyalist bir Turkistan kurmak isteyip bu uğurda Kgb tarafından amacının engellenmesi için öldürüldü.Sovyetler birliğinde tam bir komünizm oldu mu ? Sovyetler birliği halklara ne getirdi bunu da bir düşünmek gerek.Neden türkiye de Sosyalist bir rejimi tam olarak uygulamaya geciremiyoruz neden her insan eşit yaşayamıyor.Misal bir çocuk düşünün çocuk küçüklüğünde bir oyuncak görür ve yahut çevresindeki çocuklar sayilarca oyuncağı vardır o çocukta bir oyuncak almak ister ama imkanı el vermez ailesi alamaz bu sistem bizi bu hale getiriyor varsın yerle yeksan olsun bu sistem birde türkiye de komünist denilince akla anında dinsiz kelimesini getirip bizleri ezmeye çalışıyorlar ya akıl var mantık var komünizm bana göre bir vicdan meselesi ve sosyalizmde ısrar insan olmakta isrardir.
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16.Mart.2017, 06:06   #16
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

Yönetici arkadaşım birkaç mesajım yayınlanmadı.
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16.Mart.2017, 12:07   #17
 
Anarko Nihilizm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Anarko Nihilizm
Okul Üyesi
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 09.Mart.2017
Üye No: 55228
Mesajlar: 125
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
24 Mesajına 33 Teşekkür Aldı
Standart

Kapitalist domuzlarla anladığı dilden konuşur Cephe. Bu bile saygıyı hak eder.
Anarko Nihilizm isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Anarko Nihilizm Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 16.Mart.2017, 19:48   #18
 
toprock - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
toprock
PARTIZAN
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Temmuz.2013
Üye No: 47160
Mesajlar: 83
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 51
26 Mesajına 37 Teşekkür Aldı
Standart

Arkadaslarin teorik acidan sikintilari oldugundan mutevellit bu argumani daha surdurmeyecegiz. Burada neden sosyalizme gecemiyoruz diye yazan ama ozelestiri vermeye cesaret edemeyen, ozelestiri kulturunden bir hayli uzak olan guruhlara da bir laf anlatmak gibi bir derdimiz yok, olmadi. Kurt silahli mucadelesini kurtculukle suclamak sacmaligin daniskasidir. Kalkip parti tuzugunden bihaber burada kemalizmin etkisinde kalarak ML ustasi takiliyorsunuz. Neden turkiyede sosyalist rejime gecemiyoruz diyecegine neden mahallelerde baska orgutlerin yazilamasini ve imzasini karalayip ustune cephe yaziyoruz falan diyebilirsiniz. Yada neden surekli sol ici catismanin merkezindeyiz diyebilirsin.
______________________________________________________
YAŞASIN HALK SAVAŞI
toprock isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16.Mart.2017, 19:59   #19
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
toprock Nickli Üyeden Alıntı
Arkadaslarin teorik acidan sikintilari oldugundan mutevellit bu argumani daha surdurmeyecegiz. Burada neden sosyalizme gecemiyoruz diye yazan ama ozelestiri vermeye cesaret edemeyen, ozelestiri kulturunden bir hayli uzak olan guruhlara da bir laf anlatmak gibi bir derdimiz yok, olmadi. Kurt silahli mucadelesini kurtculukle suclamak sacmaligin daniskasidir. Kalkip parti tuzugunden bihaber burada kemalizmin etkisinde kalarak ML ustasi takiliyorsunuz. Neden turkiyede sosyalist rejime gecemiyoruz diyecegine neden mahallelerde baska orgutlerin yazilamasini ve imzasini karalayip ustune cephe yaziyoruz falan diyebilirsiniz. Yada neden surekli sol ici catismanin merkezindeyiz diyebilirsin.
Teorik açıdan sıkıntılı olduğumu sanmıyorum genelleme yapmamanizi ve bir düşünceye bağlı kalmamanizi sizden rica ediyorum herhangi bir kurumla bağlantım yok.Evet ML ustası varsa senin bu kelimelerine karşı daha kibar olmak isterdim hoş karşılamak isterdim ama cidden ML ustaları varsa onlarda biziz hem teoride hem pratikte.Hangi Sol örgüt gidip nihat erimi gebertti hangi Sol örgüt bu ülkenin tekel ve gümrük bakanını gebertti.Hangi örgüt amerikan üslerine konsolosluklarina saldırdı.Hangi örgütün fedai milisleri Canlarından hayatlarından vazgeçip bir ömür denilen şu değersiz yaşama değer verip canını partisi ve halkı uğruna feda etti ? Bunlari yapmaya halk savaşı vermeye cesareti olmayanlar burda bizlere laf etmesinler.Evet eğer Cephe ordaki senin dediğine göre böyle birşey de yok aslında yazilamalarin silinmesi gibi bir durum çünkü ben rastlamadım.Cephe bağlı olduğu her mahallede diğer Sol örgütlere de bulunma firsati tanır.Yeterki sol adına halka zarar verebilecek eylemlerden kacsinlar.Düşünsene halk otobüsü yakıyor sözde bir Sol örgütün elemanları akıl var mantık var yaktiğin otobüsün parası yine halktan çıkıyor.Bizler bu örgütlerin arkasında mi durucaz bunlar için mi savaşım vereceğiz ?Pkk açık bir şekilde uyustucu ticareti de yapıyor anlatılacak çok konu var da anlatmak istemiyorum.

UMUDUN ADİ THKP-C
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16.Mart.2017, 21:09   #20
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,810
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 505
400 Mesajına 1,053 Teşekkür Aldı
Standart

İddian varsa ispatlarsın PKK nerrede uyuşturucu ticareti yapıyor.Bilmediğimiz varsa anlatırsın gerisi iftiradır.

Sol örgüt militanları halkın tomasını patlatıyor,halkın polisini öldürüyor parasını halk ödüyor?!?! Nasıl bir mantık bu.
______________________________________________________
Ni Dieu Ni Maitre , Ni Cité Ni State !
Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Nikolai Kibalchich Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 16.Mart.2017, 21:14   #21
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
PARTIZAN Nickli Üyeden Alıntı
İddian varsa ispatlarsın PKK nerrede uyuşturucu ticareti yapıyor.Bilmediğimiz varsa anlatırsın gerisi iftiradır.

Sol örgüt militanları halkın tomasını patlatıyor,halkın polisini öldürüyor parasını halk ödüyor?!?! Nasıl bir mantık bu.
Gazi mahallesine gidersen bunu gozlerinle görebilirsin.Ydgh adlı gençlik yapılanmasında bulunan milislerinin tabii sözde milis bunların hem kullanan bunların akrabalarininda satıcı olduğunu belirtebilirim.Kendi aralarında da satıcılar var .Yine okmeydaninda ve diğer semtlerimizde pazarlığı yürüten nedense yine bu elemanlar.
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 16.Mart.2017, 21:17   #22
 
thkctuzla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
thkctuzla
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 06.Mart.2017
Üye No: 55226
Mesajlar: 96
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 17
13 Mesajına 19 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
PARTIZAN Nickli Üyeden Alıntı
İddian varsa ispatlarsın PKK nerrede uyuşturucu ticareti yapıyor.Bilmediğimiz varsa anlatırsın gerisi iftiradır.

Sol örgüt militanları halkın tomasını patlatıyor,halkın polisini öldürüyor parasını halk ödüyor?!?! Nasıl bir mantık bu.
polislere bakış acimizi biliyorsun Politiklesmis Askeri Savas Stratejisini bilseydin burda polislerden bahsetmezdin halkın tomasi diye birşey yoktur.Polisler devletin paralı kopekleridir.Ve halkın asla polisi diye birşeyinin olması söz konusu dahi olamaz
thkctuzla isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com