Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SINIF MÜCADELESİ VE SOSYALİZM > Sendikal Hareket > İşçi Sendika


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Odessa’da sendika binası ateşe verildi, 31 kişi hayatını kaybetti
Cevaplar
27
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
2674
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03.Mayıs.2014, 12:19   #1
 
Akseymen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Akseymen
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 24.Şubat.2012
Üye No: 42196
Bulunduğu yer: ANTALYA
Mesajlar: 3,007
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10,084
1,699 Mesajına 4,241 Teşekkür Aldı
Standart Odessa’da sendika binası ateşe verildi, 31 kişi hayatını kaybetti

Ukrayna’nın Odessa kentinde, Rusya yanlılarıyla aralarında faşist grupların olduğu Kiev yanlıları arasındaki çatışmalar sırasında bir sendika binası ateşe verildi. En az 31 kişi yanarak veya dumandan zehirlenerek hayatını kaybetti

Ukrayna’da çatışmalar liman kenti Odessa’ya sıçradı, Rusya yanlıları ile aralarında faşist gruplarında bulunduğu Kiev yanlıları çatıştı. Rusya yanlıları sendika binasına sığındı. Çatışmalar bir süre daha burada devam etti ve ardından bina ateşe verildi.
Yangın sonrası ilk olarak çoğunluğu Rusya yanlısı 38 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Ancak daha sonra İçişleri Bakanlığı ölü sayısını 31 olduğunu duyurdu. Odessa’da gün içinde devam eden çatışmalarda 4 kişi daha ölmüş, 15 kişi ise yaralanmıştı. Son gelişmelerle bilanço şimdilik 35 ölü 65 yaralı oldu.
Kiev yönetimi, dün (2 Mayıs) Rusya yanlılarına yönelik operasyona başlamıştı.
Ukrayna geçici Devlet Başkanı Aleksandr Turçinov, operasyonun istedikleri hızda ilerlemediğini ancak çok sayıda Rusya yanlısının öldürüldüğünü belirtmişti.
Sabah saatlerinde Ukrayna’nın Slavyansk kentinde de Rusya yanlıları 2 Ukrayna helikopterini düşürmüştü, 2 pilot yaşamını yitirmişti.
Bu arada Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Odessa’da 31 kişinin ölümü, 50 kişinin yaralanmasıyla neticelenen trajik olayları kınadı.
Açıklamada, “Yaşanan olayları, federalleşme yanlılarına fiziksel terör uygulayan, aralarında Sağ Sektör’ün de yer aldığı milliyetçi radikal grupları şımartan Kiev yönetiminin suçlu sorumsuzluğunun başka bir tezahürü gibi kabul ediyoruz” ifadesine yer verildi.
Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev ise Facebook hesabından, Ukrayna ordusunun doğudaki Slavyansk kentinde bugün başlattığı operasyona ilişkin “Kiev yönetimi kendine gelmeli ve kendi halkını öldürmeye son vermeli, aksi halde ülkenin kaderi oldukça üzücü olur” ifadesini kullandı.
YouTube’de yayınlanan görüntülerde binanın Kiev yanlıları tarafından ateşe verildiği görülüyor.
Akseymen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Akseymen Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 03.Mayıs.2014, 13:17   #2
 
Hüseyine Sözümüz Devrim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hüseyine Sözümüz Devrim
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 08.Temmuz.2013
Üye No: 47067
Mesajlar: 396
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 57
84 Mesajına 179 Teşekkür Aldı
Standart

Hmm, mis gibi devrim. Alırım bi dal.

"Buradan faşizm çıkmaz rererörö" diyen arkadaşlar bi gelsenize, bi' şey deniycem.
Hüseyine Sözümüz Devrim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hüseyine Sözümüz Devrim Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 9 Kisi:
Alt 03.Mayıs.2014, 13:59   #3
 
kendinol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kendinol
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 05.Ağustos.2010
Üye No: 30577
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 872
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 1,166
230 Mesajına 435 Teşekkür Aldı
Standart

Sevgili arkadaşlar,

Başta gençliğimiz olmak üzere İşçi sınıflarımıza ve halklarımıza ders olması bakımından çok önemli bir olay...

A.Negri ve M.Hart İmparatorluk diye bir kitap yazmışlardı. Özetle Post Marksist bir içerik taşımaktaydı. ABD'nin tek dünya imparatorluğundan bahsediyordu.

Oysaki Sınıflı Toplum tarihinin hiç bir döneminde tek bir imparatorluk insanlığa egemen olmamıştı.

Kapitalist/Emperyalist sistemde de tek bir ABD imparatorluğu olamazdı. Ve hayat bu durumu ispatladı.

Şu an için Başını Rusya ve Çin'in çektiği Şanghay Beşlisi ile ABD ve Avrupa arasında ''derin'' bir sürtüşme bulunmaktadır.

ABD ve Avrupa, Rusya'nın arka bahçesini kontrol altına almaya çalışırken; Rusya buralar benimdir demektedir. Sorunun ana kaynağı budur.

Kapitalist/Emperyalist sistemi oluşturan bu yapılar Çıkarlar ortaklaştığı zaman özellikle gelecekte büyüyecek olan Anti Kapitalist mücadeleye karşı ''Domuz Topu''Olacaklardır.

Peki bu çatışmalarda İşçi ve emekçilerin ne işi var. Kişiler çağında her kişi/sınıf/grup kendi adına Daha ileri Kapitalizm yaşama arzusu duydukları için bu iki Kapitalist/Emperyalist cepheden birine sarılmaktadırlar.

Arada TELEF olmaktadırlar. Çok Yazık.

Türkiye de giderek her iki cepheden yararlanmak üzere tavrını daha da netleştirecektir.

Gençlerimiz,işçi sınıfı ve halklarımız bu noktadan doğabilecek bazı anlaşmazlıklarda Dikkat etmek zorundadır. Bunlara Yem olmamalıdırlar.

Bağımsız, bilimsel bilinçle,gerçek kurtuluşları olan Doğa ve İnsanın kurtuluşunu temel almak zorundadırlar.

Bunun dışında ki her mücadele adı ne olursa olsun Kapitalist/Emperyalist sisteme HİZMET etmekten başkaca CİDDİ bir işe yaramaz...

Saygılar...
______________________________________________________
kendinol
kendinol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
kendinol Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 03.Mayıs.2014, 14:42   #4
 
Akseymen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Akseymen
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 24.Şubat.2012
Üye No: 42196
Bulunduğu yer: ANTALYA
Mesajlar: 3,007
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10,084
1,699 Mesajına 4,241 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
kendinol Nickli Üyeden Alıntı
Sevgili arkadaşlar,

Başta gençliğimiz olmak üzere İşçi sınıflarımıza ve halklarımıza ders olması bakımından çok önemli bir olay...

A.Negri ve M.Hart İmparatorluk diye bir kitap yazmışlardı. Özetle Post Marksist bir içerik taşımaktaydı. ABD'nin tek dünya imparatorluğundan bahsediyordu.

Oysaki Sınıflı Toplum tarihinin hiç bir döneminde tek bir imparatorluk insanlığa egemen olmamıştı.

Kapitalist/Emperyalist sistemde de tek bir ABD imparatorluğu olamazdı. Ve hayat bu durumu ispatladı.

Şu an için Başını Rusya ve Çin'in çektiği Şanghay Beşlisi ile ABD ve Avrupa arasında ''derin'' bir sürtüşme bulunmaktadır.

ABD ve Avrupa, Rusya'nın arka bahçesini kontrol altına almaya çalışırken; Rusya buralar benimdir demektedir. Sorunun ana kaynağı budur.

Kapitalist/Emperyalist sistemi oluşturan bu yapılar Çıkarlar ortaklaştığı zaman özellikle gelecekte büyüyecek olan Anti Kapitalist mücadeleye karşı ''Domuz Topu''Olacaklardır.

Peki bu çatışmalarda İşçi ve emekçilerin ne işi var. Kişiler çağında her kişi/sınıf/grup kendi adına Daha ileri Kapitalizm yaşama arzusu duydukları için bu iki Kapitalist/Emperyalist cepheden birine sarılmaktadırlar.

Arada TELEF olmaktadırlar. Çok Yazık.

Türkiye de giderek her iki cepheden yararlanmak üzere tavrını daha da netleştirecektir.

Gençlerimiz,işçi sınıfı ve halklarımız bu noktadan doğabilecek bazı anlaşmazlıklarda Dikkat etmek zorundadır. Bunlara Yem olmamalıdırlar.

Bağımsız, bilimsel bilinçle,gerçek kurtuluşları olan Doğa ve İnsanın kurtuluşunu temel almak zorundadırlar.

Bunun dışında ki her mücadele adı ne olursa olsun Kapitalist/Emperyalist sisteme HİZMET etmekten başkaca CİDDİ bir işe yaramaz...

Saygılar...
Kendinol Dostum..

Sadece gözden kaçırılmaması gereken bir nokta ..Belki de sadece bir nokta şimdilik ama büyütüp yeşertmek komünistlerin elinde..Ukrayna hükümeti,AB ve ABD cephesi gerici ve faşist hatta ırkçı oluşumları kullandılar bu süreçte.
Bunları kullanmalarının amaçlarından biride doğacak tepkilere sokakta ve hatta parlamentoda faşist şiddet göstererek korkutmak ve sindirmekti..Bu görüntüler de özellikle tv. lerde yayınlandı.

Diyalektik yasalar gereği,etki tepki doğurdu.Eski yeni tüm komünistler,sosyalistler kendilerini Rusya kampında buldular.Rus ulusalcı politikası da bunlara kucak açtı..Şimdi oradaki yoldaşların görevleri ne olabilir ?? Tartışılması gereken budur..
Akseymen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Akseymen Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 03.Mayıs.2014, 14:49   #5
 
Akseymen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Akseymen
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 24.Şubat.2012
Üye No: 42196
Bulunduğu yer: ANTALYA
Mesajlar: 3,007
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10,084
1,699 Mesajına 4,241 Teşekkür Aldı
Standart





Установлены имена вот этих мразей, которые помогали жечь людей в Одессе.
Мрази свои аккаунты в соцсетях поудаляли, но имена их известны.

Yangını başlatan pislikler..İnsanlara yardım edelim.İsimleri biliniyor..gibi bir anlam çıkıyor..(Google translate)
Akseymen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Akseymen Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 3 Kisi:
Alt 03.Mayıs.2014, 14:49   #6
 
Adalıİnsan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Adalıİnsan
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 01.Mayıs.2014
Üye No: 50031
Bulunduğu yer: Dünya
Mesajlar: 86
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 44
53 Mesajına 113 Teşekkür Aldı
Standart

avrupanın kışkırtmalarıyla özgürlük nasıl olur alın görün bakalım...

kievde abd ve avrupa kışkırtmalı olaylara bakıp, gezi günleri geldi, bu olaylar her yerde aynı, kardeşimsin kievde direnen, direnişçilere özgürlük, selam olsun ukraynanın direnen halkına gibi nidalar atan gezi ruhunu internette profiline yazı yazmak, fotoğraf paylaşmak ve insanlara aman yanlış anlaşılmasın diyerek savunduğunu söyleyen kardeşler! Size gelsin, kapağı yerden alın... Nedense sizle şu süregelen koyun sürüsü kesiminin pek farkı olmadığını üzülerek düşünmekteyim!
Adalıİnsan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Adalıİnsan Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 03.Mayıs.2014, 14:53   #7
 
Akseymen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Akseymen
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 24.Şubat.2012
Üye No: 42196
Bulunduğu yer: ANTALYA
Mesajlar: 3,007
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10,084
1,699 Mesajına 4,241 Teşekkür Aldı
Standart



Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi, Ukrayna aşırı milliyetçilerinin ilham aldığı Nazilerin işlediği suçları hatırlattığını söyledi.


Kiev makamlarının ülkenin güney ve doğusunda düzenledikleri tenkil operasyonlarıyla ilgili olarak dün gerçekleştirilen BM Güvenlik Konseyi’nin olağanüstü toplantısının ardından Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin özel bir açıklamada bulundu. Çurkin açıklamasında Odesa’da Sağ Sektör mensupları tarafından yakılan Sendikalar Binasında 43 kişinin hayatını kaybetmesi ve 170 kişinin yaralanması olayını da ele aldı.
Rusya BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin yaptığı açıklamada yasadışı Kiev makamlarının ve destek aldıkları radikallerin şiddet eylemleri konusundaki batılı ülkelerin memnuniyetleri ve sükûnetleri nedeniyle hayretler içinde olduğunu söyledi.
Çurkin, böyle bir destek gören radikallerin cezasız eylem yapabileceklerini düşünmelerinin şaşırtıcı olmadığını söyledi. Çurkin bu yaşananların Ukrayna aşırı milliyetçilerinin ilham aldığı Nazilerin işlediği suçları hatırlattığını söyledi.
Daimi Temsilci Moskova’nın, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, Britanya Dışişleri Bakanı William Hague dâhil olmak üzere Ukrayna makamlarının batılı destekçilerinin Rusya’ya katılacaklarını ve bu barbarca eylemi kınayacaklarını beklediğini ve talep ettiğini söyledi.
Tamamını oku: Sağ Sektör?ün eylemleri Nazilerin işlediği suçları andırıyor - Haberler - Rusya?dan haberler - Rusya'nın sesi

V

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi, Ukrayna aşırı milliyetçilerinin ilham aldığı Nazilerin işlediği suçları hatırlattığını söyledi.


Kiev makamlarının ülkenin güney ve doğusunda düzenledikleri tenkil operasyonlarıyla ilgili olarak dün gerçekleştirilen BM Güvenlik Konseyi’nin olağanüstü toplantısının ardından Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin özel bir açıklamada bulundu. Çurkin açıklamasında Odesa’da Sağ Sektör mensupları tarafından yakılan Sendikalar Binasında 43 kişinin hayatını kaybetmesi ve 170 kişinin yaralanması olayını da ele aldı.
Rusya BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin yaptığı açıklamada yasadışı Kiev makamlarının ve destek aldıkları radikallerin şiddet eylemleri konusundaki batılı ülkelerin memnuniyetleri ve sükûnetleri nedeniyle hayretler içinde olduğunu söyledi.
Çurkin, böyle bir destek gören radikallerin cezasız eylem yapabileceklerini düşünmelerinin şaşırtıcı olmadığını söyledi. Çurkin bu yaşananların Ukrayna aşırı milliyetçilerinin ilham aldığı Nazilerin işlediği suçları hatırlattığını söyledi.
Daimi Temsilci Moskova’nın, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, Britanya Dışişleri Bakanı William Hague dâhil olmak üzere Ukrayna makamlarının batılı destekçilerinin Rusya’ya katılacaklarını ve bu barbarca eylemi kınayacaklarını beklediğini ve talep ettiğini söyledi.
Tamamını oku: Sağ Sektör?ün eylemleri Nazilerin işlediği suçları andırıyor - Haberler - Rusya?dan haberler - Rusya'nın sesi



Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi, Ukrayna aşırı milliyetçilerinin ilham aldığı Nazilerin işlediği suçları hatırlattığını söyledi.


Kiev makamlarının ülkenin güney ve doğusunda düzenledikleri tenkil operasyonlarıyla ilgili olarak dün gerçekleştirilen BM Güvenlik Konseyi’nin olağanüstü toplantısının ardından Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin özel bir açıklamada bulundu. Çurkin açıklamasında Odesa’da Sağ Sektör mensupları tarafından yakılan Sendikalar Binasında 43 kişinin hayatını kaybetmesi ve 170 kişinin yaralanması olayını da ele aldı.
Rusya BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin yaptığı açıklamada yasadışı Kiev makamlarının ve destek aldıkları radikallerin şiddet eylemleri konusundaki batılı ülkelerin memnuniyetleri ve sükûnetleri nedeniyle hayretler içinde olduğunu söyledi.
Çurkin, böyle bir destek gören radikallerin cezasız eylem yapabileceklerini düşünmelerinin şaşırtıcı olmadığını söyledi. Çurkin bu yaşananların Ukrayna aşırı milliyetçilerinin ilham aldığı Nazilerin işlediği suçları hatırlattığını söyledi.
Daimi Temsilci Moskova’nın, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, Britanya Dışişleri Bakanı William Hague dâhil olmak üzere Ukrayna makamlarının batılı destekçilerinin Rusya’ya katılacaklarını ve bu barbarca eylemi kınayacaklarını beklediğini ve talep ettiğini söyledi.
Tamamını oku: Sağ Sektör?ün eylemleri Nazilerin işlediği suçları andırıyor - Haberler - Rusya?dan haberler - Rusya'nın sesi
Akseymen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Akseymen Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 03.Mayıs.2014, 15:55   #8
 
Akseymen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Akseymen
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 24.Şubat.2012
Üye No: 42196
Bulunduğu yer: ANTALYA
Mesajlar: 3,007
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10,084
1,699 Mesajına 4,241 Teşekkür Aldı
Standart







Ukrayna daki Kiev yönetimine bağlı güçler...İşçi sendikasını yaktı....35 kişi yanarak öldü...İşte Batı'nın özgürlükçü güçleri....Aynı Suriye'deki gibi zalim ve halk düşmanılar...

Bizim ''Enternasyonal'' TDH den tık yok.....
Akseymen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.Mayıs.2014, 16:40   #9
 
Komüncü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Komüncü
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 30.Ağustos.2013
Üye No: 47440
Mesajlar: 1,334
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 3,704
859 Mesajına 2,300 Teşekkür Aldı
Standart

Faşistler dünyanın her yerinde aynı! burdakiler gibi insan yakıyorlar... Yukardaki resimleri görünce sivas katliyamını hatırladım!
Ukraynadaki rus yanlıları bunun bedelini ödeteceklerdir diye düşünüyorum,arkalarında büyük bir güç var sonuçta.
Bu ülkedede faşizimden çeken insan çok ama,benim gibi düşünen insan yok denecek kadar az. Bende aynı şekilde faşistleri yakmak gerektiğini düşünüyorum,birde allahu ekber diyerek insan kesmeye gelene allahını s..... diyip alnının çatına mermiyi yapıştırıcan. şartlar bu... allahsızlığım tuttu yine.
Yarın öbür,gün aynısını burada sosyalist yada alevi lere yapacaklar. Ortada daha ne bir ittifak var nede savunma gücü! TDH bu hızla 40 yil sonra savunma gücünü kurar. KIZIL ORDU işte bu savunma gücünün içinden çıkıcak tabi oluşturulabilirse. Yukardaki kömürleşmiş resimlere iyi bakın yoldaşlar! Herkez sadece kendi grup çıkarını düşünürse,şu oportünüz bu revizyonist o reformis derse sonu yukardaki fotoğraf gibi olur! Peki tüm gruplar birleşirse? işte o zaman gücü giderek büyür halk ordusuna dönüşür. hatta ulusalcıların bile sana katılmaktan başka çaresi kalmaz...

Komüncü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Komüncü Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 03.Mayıs.2014, 16:41   #10
 
ML-Cephe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ML-Cephe
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 10.Nisan.2014
Üye No: 49870
Mesajlar: 59
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 39
24 Mesajına 51 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Akseymen Nickli Üyeden Alıntı






Ukrayna daki Kiev yönetimine bağlı güçler...İşçi sendikasını yaktı....35 kişi yanarak öldü...İşte Batı'nın özgürlükçü güçleri....Aynı Suriye'deki gibi zalim ve halk düşmanılar...

Bizim ''Enternasyonal'' TDH den tık yok.....
Burada tam olarak Ukrayna halkına onculuk edecek ıdeolıjıde ve gucte bır sosyalıst yapılanma yok..Yani tam olarak Tam Bağımsız Ukrayna sloganını atan bir parti yok.

Bu sene ki 1 mayıs da sosyalistler Odessa Rusya'nındır diye slogan attılar siz düşünün artık..

Yakılan belediye binasıdır.Orada asıl hedef olan ise aylardır orada çadır ve bayrakları ıle bekleyen Rusya yanlıları ve sosyalistlerdir..Kievden gelen 5 bin kişilik faşist bir guruh ile Odessa'daki Chernomorets macından cıkan faşistler ile saldırdılar o insanların üstüne ve diri diri yaktılar..

Olay en başta şehrin merkezinde başladı sabah saatlerinde sosyalistler ve faşistler karşı karşıya geldi daha sonra akşam saatlerinde faşistler toplanarak ve yüzlerce molotof atarak binayı ve tüm çadırları ateşe verdi.

Akseymen burada sana soylecegım TDH nin eksıklıgını gormekden cok buradakı enternasyonalıst cızgıde cıddı zayıflık oldugunu soyleyebılırım.

Durumlar iyice karıştı Odessa şehri için şuanda Kırımdan askerlerin gelecegı soylenıyor hazırladıkları bır vıdeoda cocuklarınızı ve kadınlarınızı sokaga cıkarmayın gelıyoruz bu katlıamın hesabını soracagız dedıler..İşte o video;

https://www.youtube.com/watch?v=cN2q...&feature=share

Bu vıdeoda ıse saldırı anı ve ondan sonrakı yaralılar var bır cogu Barandba Partısının uyesı(sosyalıst parti)

https://www.youtube.com/watch?v=wQdgXmD8xx4
ML-Cephe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
ML-Cephe Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 03.Mayıs.2014, 19:59   #11
 
Sevdadan Kavgaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sevdadan Kavgaya
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 16.Ekim.2011
Üye No: 38846
Mesajlar: 559
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 122
80 Mesajına 206 Teşekkür Aldı
Standart

Kanım dondu!
Sivas ile ne kadar benzer. İnsanlığın umudu yakılarak öldürülüyor. FAŞİSTLER tarafından!
Sevdadan Kavgaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Sevdadan Kavgaya Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 03.Mayıs.2014, 21:24   #12
 
Quarter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Quarter
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Kasım.2012
Üye No: 44201
Mesajlar: 1,943
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 101
340 Mesajına 887 Teşekkür Aldı
Standart

Biz Ukrayna'daki ayaklanmanın faşist ve ırkçı bir kalkışma olduğunu, Nazilerin 1923 ayaklanmasından hiçbir farkı olmadığını, ayaklanmanın başarılı olması halinde Ukrayna'da faşist ve ırkçı bir iktidar olacağını söylerken, bu faşist ayaklanmaya destanlar düzenler, faşistlerin çok küçük bir azınlığı oluşturduğu söyleyenler nerede şimdi ?

Bunlar da surat yerine kösele olduğu için utanma falan da olmaz. Suriye'de barbarların ayaklanmasına özgürlük destanları yazarlar, o barbarlar katliama başlayınca kaybolurlar ortadan. Sonra Ukrayna'da faşist ayaklanma başlayınca yine çıkarlar ortaya o "özgürlük destanları" ile...

Çok açık söylüyorum, Kapitalizm ve Emperyalizmin cephanesinin bir kısmı faşistlerse, bir kısmı da bu tür sol geçinen asalaklardır.

Faşistler ve onların sol görünümlü goygoycularının bu yanmış bedenler üzerinde sorumluluğu eşittir benim nazarımda.

Yoldaşınız Odessa Valisi açıklama yapmış yakılarak ölenlerle ilgili : Teröristler imha edildi. Alkışlayın devrimci yoldaşınızı...
Quarter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Quarter Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 6 Kisi:
Alt 03.Mayıs.2014, 21:54   #13
 
Ekim Arat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ekim Arat
Proleter Devrimci
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 25.Temmuz.2007
Üye No: 712
Mesajlar: 10,214
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 1,263
1,748 Mesajına 4,610 Teşekkür Aldı
Standart

Halkın önemli bir kesimi özörgütlenme yolu ile oligarklar ile de hesaplaşarak ileriye dönük önemli kazanımlar elde edecektir.
Bu bir devrimci süreç batı Ukrayna için karşı devrimci olarak işlyen süreç doğuda bir devrimi tetiklemiş gözüküyor.Halk Rusya'ya yakın dursa da uzun süre sonra özyönetim ve sovyeti yeni kuşaklar ile buluşturmuş görünüyor.
Bu sadece bayraklarda posterlerde değil.Örgütlenmede ve hayatı inşa uğraşında da böyle.Batıdaki faşizmi alt edecektir bu.
Rus oligarkları burnunu sokmadığı sürece ki denetim altında tutup kendi kıçlarını güvenceye almayı isteyecekleri kesindir, bu devrime doğru yürüyecek bir ilk ön eylem birikimi ve bilinç birikimi yaratmıştır.Diğer sovyet geçmişi olanların bu yolu tutmasından korkuyor Rusya egemenleri.
Bundan sonrası için üretim araçları ile olan ilişkiler gündeme gelecektir.Tarım maden ve enerji üzerinden halkın taplepleri bulunmaktadır.
Kiev yönetimi ise götündeki dona kadar borçlandırılıp soyulma ile yüzyüzedir
Şovenist faşist gericilik o kadar kördür ki kendi geleceğini göz kırpmadan efendilerine pazarlayıp satabilir.Yaptıkları da budur.
Bu anlamda sosyalistlerin faşistleri desteklemesi mümkün değildir.Batı Ukrayna ezilmelidir.Halk tarafından ezilmelidir.Faşizme geçit yok!
Bu tehlike tüm Avrupa için geçerlidir.
Bu tarafta ki hali ise dinsel gericiliktir bu faşizmin...
______________________________________________________
sınıfa karşı sınıf,
düzene karşı devrim,
kapitalizme karşı sosyalizm!!!!!
------------------------------------------------------
‎"Komünistlerin vardıkları teorik sonuçlar, hiç bir biçimde, şu ya da bu sözde evrensel reformcu tarafından icat edilmiş ya da keşfedilmiş düşüncelere ya da ilkelere dayandırılmamıştır. Bunlar ancak, gözlerimizin önünde cereyan eden tarihsel bir hareketten, varolan sınıf mücadelesinden doğan gerçek ilişkilerin genel bir ifadesidir."
KARL MARX
Ekim Arat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Ekim Arat Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 03.Mayıs.2014, 23:14   #14
 
Akseymen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Akseymen
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 24.Şubat.2012
Üye No: 42196
Bulunduğu yer: ANTALYA
Mesajlar: 3,007
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10,084
1,699 Mesajına 4,241 Teşekkür Aldı
Standart

















KAHROLSUN FAŞİZM.....
Akseymen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Akseymen Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 3 Kisi:
Alt 03.Mayıs.2014, 23:39   #15
 
spartaküs rızo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartaküs rızo
LA COMMÜNE ROJAWA-KOBANİ 2014
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 02.Aralık.2013
Üye No: 48501
Bulunduğu yer: Dünyalı...
Mesajlar: 4,720
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 4,745
2,192 Mesajına 4,808 Teşekkür Aldı
Standart

tüm insanlık düşmanı katliamlara lahanet olsun....
______________________________________________________
Başka halklar üzerinde baskı uygulamak, özünde kendi halkı üzerindeki baskıyı, gizlemeye ve unutturmaya yöneliktir.
ŞEYH BEDREDDİN.

DİKTATÖRLÜK YIKILANA KADAR BİN DEFA SEÇİM OLSA BİN DEFADA

HDP
spartaküs rızo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
spartaküs rızo Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 3 Kisi:
Alt 04.Mayıs.2014, 00:28   #16
 
İNCE MEMED. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İNCE MEMED.
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 29.Ekim.2009
Üye No: 26604
Mesajlar: 1,947
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 2,764
566 Mesajına 1,437 Teşekkür Aldı
Standart

Faşistler her yerde tiksindirici her yerde insanlık düşmanı resimlere bakarken kanım dondu resmen.
______________________________________________________
İşçi Sınıfı Partisiyle Güçlüdür
İNCE MEMED. isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
İNCE MEMED. Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 3 Kisi:
Alt 04.Mayıs.2014, 11:40   #17
 
Ekim Arat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ekim Arat
Proleter Devrimci
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 25.Temmuz.2007
Üye No: 712
Mesajlar: 10,214
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 1,263
1,748 Mesajına 4,610 Teşekkür Aldı
Standart

Sağcı-faşist koalisyon Ukrayna’yı iç savaşa sürüklüyor
04.05.2014 - 08:34 Dünya

Önümüzdeki dönemde Ukrayna’da çatışmaların daha da şiddetlenmesi olasıdır. Doğu ve güney kentleri halkının kukla yönetimi meşru kabul etmesi mümkün görünmüyor. Kukla yönetim ise, batılı efendileri emir vermezse saldırıyı sürdürecek. Askeri saldırıyı Rusya’ya baskı yapmak için gündeme getiren batılı emperyalistler ise, belli ki, kan dökülmesinden rahatsız değiller.

ABD-AB emperyalistlerinin sevk ve idare ettiği Ukrayna’daki sağcı-faşist koalisyon, ülkenin güney ve doğu kentlerinde katliamlara başladı. Kentleri ele geçirmek için hem karadan hem havadan askeri saldırı başlatan Kiev’deki kukla yönetim, bu kentlerde yaşayan halkın direnişiyle karşılaştı. Faşist çetelerin olası saldırılarına karşı silahlanan “Halk Savunma Komiteleri” (HSK), kentlerini savunmak için direniyorlar.

Güney ve doğu kentleri, batılı emperyalistlerin güdümündeki darbeci yönetimi tanımayı reddetmiş ve oluşturdukları komitelerle, kentlerini yönetmeye başlamışlardı. Darbe ile Kiev’de yönetime gelen sağcı-faşist koalisyon, şimdi silah zoruyla bu kentlerde otorite sağlamaya çalışıyor.

Kentleri ele geçirmek için askeri saldırıyla yetinmeyen Kiev’deki kukla yönetim, faşist çeteleri de meydana sürdü. Son günlerde hem Ukrayna ordusunun askerleri hem faşist çeteler katliama giriştiler. Sağcı-faşist koalisyonun başlattığı bu saldırı, Ukrayna krizini tetikleyen batılı emperyalistlerin çatışmaları kışkırtmaya devam ettiklerini birkez daha kanıtladı.



Odessa’da vahşi kıyım
Kiev’deki kukla yönetimin Kramatorsk, Sloviansk, Odesa, Donetsk, Luhansk ile diğer doğu ve güney kentlerini silah zoruyla ele geçirmek için başlattığı saldırı, Ukrayna krizinin kanlı safhasını açmış görünüyor. Saldırıda tanklar, zırhlı araçlar, helikopterler kullanan kukla yönetim, faşist çeteleri de provokatif saldırılar için seferber etti.

Polonya ve baltık cumhuriyetlerinden devşirilen faşistlerin de içinde yer aldığı bu çeteler, Nazi SS’lerinin kuruluş yıldönümünü kutlama küstahlığında bulunarak gerilimi tırmandırmayı hızlandırdılar. Kukla yönetimi tanımayan bu kentlere sevk edilen faşist çeteler, birçok provokasyon gerçekleştirip cinayet işlemeye başladılar. Kendi geleceklerini belirlemek için referandum yapılmasını telap eden bu kentlerdeki halkın oluşturduğu HSK’lar öncülüğünde kitle gösterileri gerçekleştirildi ve pekçok kez faşist çetelerle çatışmalar yaşandı.

Odessa’daki çatışma esnasında sendika binasına sığınan kukla yönetim karşıtları, Sivas Madımak’ta olduğu gibi, faşist çetelerin binayı kundaklaması sonucu katledildi. 38 kişinin yaşamını yitirdiği, 80’i aşkın kişinin yaralandığı kundaklama olayı, kukla yönetim ve batılı emperyalistler tarafından desteklenen faşist çetelerin, Ukrayna’da iç savaşın fitilini ateşlemekten kaçınmayacakaların gözler önüne serdi.

Yeni Nazi olduklarını ilan eden, Hitler’in SS’lerinin kuruluş yıldönümünü kutlayan, vahşi katliamlar yapmaktan çekinmeyen faşist çeteler, batılı emperyalistlerin Ukrayna’daki “gözdeleri” durumundadır.



Ordu sivilleri katlediyor
Doğu ve güney kentlerine karşı askeri saldırı başlatan Kiev’deki sağcı-faşist koalisyon, HSK’ların direnişiyle karşılaştı. Saldırının başlatıldığı gün üç helikopteri düşüren HSK’lar, kentlerini savunmak için savaşacaklarını ilan ettiler.

HSK’lar Ukrayna ordusunun saldırısına direnirken, sivil halk ise, (Rusya’da 1917 Şubat Devrimi ve sonrası aylarda yaşananlara benzer bir şekilde) yollara düşerek, askerleri saldırıdan vazgeçirmeye çalıştılar. Ancak saldırıyı durdurmak için askerleri ikna etmeye çalışan sivil halk, kurşunlarla karşılaştı. Kitleyi tarayan askerler ve onlar arasında bulunan faşist çeteler, on kişiyi, çoğunu sırtından vurarak katlettiler, 40’ı aşkın kişiyi de yaraladılar.

Peş peşe yaşanan iki vahşi katliamın doğu ve güney kentlerindeki gerilimi tırmandırmasına rağmen, Kiev’deki kukla yönetimin şefleri, askeri saldırının devam edeceğini ilan ederek, yangına körükle gidiyorlar.



Batı medyası faşist çetelerin suç ortağı
ABD-AB emperyalistlerinin Ukrayna krizini tetikledikleri geçen Kasım ayından bu yana batı medyası, gerici kışkırtıcılığın borazanlığını yapıyor. Yani batılıların Rusya’nın “yumuşak” karnı saydıkları Ukrayna’yı hedef alan emperyalist müdahalenin medya ayağı da, önden hazırlıklıydı. Zira ilk günden bu yana, kaba bir Rus düşmanlığı ve sağcı-faşist koalisyonun sözcülüğünü yapıyor bu medya.

Son iki katliam örneğinde de durum değişmedi. Katliamı örtmeye çalışan BBC ve diğer batılı haber ajansları, kundaklamayı, “binanın yanması sonucu çok sayıda Rus yanlısı öldü” şeklinde sunarken, diğer katliamı da “orduyla çatışmaya giren çok sayıda Rus yanlısı öldürüldü” şeklinde duyurdular.

Oysa kundaklama olayı kameralar önünde yaşandı. Diğer olayda öldürülen siviller ise silahsızdı ve çoğunluğu sırtından kurşunlandı. Kuşku yok ki, olayların mahiyetini en iyi bilenler, batılı emperyalistler ve onların medyasıdır. Hal böyleyken batı medyasının Ukrayna ordusu ve faşist çetelerin katliamlarına kılıf uydurmaya çalışması, suç ortaklığından başka bir şey değildir.



Rusya iç savaş tehlikesine dikkat çekiyor
Kukla yönetimin askeri saldırısı, batılı emperyalistlerin Rusya’ya karşı yaptırımları genişleteceklerini açıklamalarının ardından başlatıldı. Kiev’deki kukla yönetimin emperyalist efendilerinden emir almadan böyle bir saldırı başlatması imkansızdır. Dolayısıyla saldırı, yaptırımların devamıdır.

Hem yaptırımlara hem askeri saldırıya sert tepki gösteren Rusya, karşı tedbirler alacağını ve yaptırımların, uygulayanların çıkarlarına da zarar vereceğini ilan etti.

Askeri saldırı ve ardından yapılan katliamları da sert bir dille kınayan Moskova, Kiev’deki kukla yönetimi saldırıyı durdurması ve ordu güçleri ile faşist çeteleri geri çekmesi konusunda uyardı. ABD ve AB şeflerine de, “Kiev’deki kuklalarınızı durdurun” çağrısı yapan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, sorunu BM Güvenlik Konseyi’nin gündemine de taşıdı.

ABD emperyalizmi ile destekçileri, konunun Güvenlik Konseyi’nde görüşülmesini engellediler. Kiev’deki sağcı-faşist koalisyonun sözcüleri ise, askeri saldırının devam edeceğin ilan ettiler.

Halen soruna doğrudan müdahale etmekten kaçınan Rusya, ABD, AB ve onların güdümündeki kukla yönetimin Ukrayna krizini çözmek yerine derinleştirdiği, bunun ise ülkeyi iç savaş riskiyle karşı karşıya bıraktığı konusunda uyardı. Krizin ancak Ukraynalı güçlerin geniş katılımıyla düzenlenen bir konferans ve siyasal uzlaşma ile çözülebileceğini belirten Rus yetkililer, aksi halde iç savaşı önlemenin çok zor olacağı konusunda uyarıyorlar.

Önümüzdeki dönemde Ukrayna’da çatışmaların daha da şiddetlenmesi olasıdır. Doğu ve güney kentleri halkının kukla yönetimi meşru kabul etmesi mümkün görünmüyor. Kukla yönetim ise, batılı efendileri emir vermezse saldırıyı sürdürecek. Askeri saldırıyı Rusya’ya baskı yapmak için gündeme getiren batılı emperyalistler ise, belli ki, kan dökülmesinden rahatsız değiller. Görünen o ki, bu koşullarda çatışmalar, ancak Ukrayna askerleri ile faşist çetelerin doğu ve güney kentlerinden çekilmeleriyle mümkün olabilir.
KIZIL BAYRAK: Sağcı-faşist koalisyon Ukrayna?yı iç savaşa sürüklüyor
______________________________________________________
sınıfa karşı sınıf,
düzene karşı devrim,
kapitalizme karşı sosyalizm!!!!!
------------------------------------------------------
‎"Komünistlerin vardıkları teorik sonuçlar, hiç bir biçimde, şu ya da bu sözde evrensel reformcu tarafından icat edilmiş ya da keşfedilmiş düşüncelere ya da ilkelere dayandırılmamıştır. Bunlar ancak, gözlerimizin önünde cereyan eden tarihsel bir hareketten, varolan sınıf mücadelesinden doğan gerçek ilişkilerin genel bir ifadesidir."
KARL MARX
Ekim Arat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Ekim Arat Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 04.Mayıs.2014, 13:18   #18
 
Ekim Arat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ekim Arat
Proleter Devrimci
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 25.Temmuz.2007
Üye No: 712
Mesajlar: 10,214
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 1,263
1,748 Mesajına 4,610 Teşekkür Aldı
Standart

Ukrayna krizi farklı cephelerde sürüyor
30.04.2014 - 09:07 Dünya

Ukrayna krizi hem içerideki kitle hareketleri ve çatışmalarla hem uluslararası alanda Rusya ile batılı emperyalistler arasındaki sürtüşmelerle devam ediyor. ABD ve işbirlikçileri, halen Kırım yarımadasının Rusya’ya dahil edilmesini sindirememenin histerisi içindeyken, Ukrayna’nın doğu kentlerinde yaşayan halklar da, günden güne Kiev’den uzaklaşıyor.

Ukrayna’da odaklanan hegemonya çatışmaları genelde Rusya ile batılı emperyalistler arasında cereyan etse de, ABD ile AB emperyalistleri arasında da bir rekabet olduğu gözleniyor. Kanada ve Japonya’nın gerici rejimleri, ABD emperyalizminin izinden giderken, AB şefleri bu konuda daha temkinliler.

Duruşu net olan Rusya ise, doğu kentlerindeki kitle hareketlerini destekliyor, ancak Ukrayna sorununun ulusal diyalog ve uzlaşmayla çözülmesi gerektiğini de savunuyor. AB şefleri, özellikle de Alman emperyalizmi, Ukrayna’da etkili olmak için Rusya ile rekabet ederken, ABD’ye tam teslim olmak da istemiyor. Özellikle Rusya’ya uygulanacak ekonomik yaptırımlar konusunda ABD ile AB farklı telden çalıyorlar.



Doğu kentlerinde “halk cumhuriyetleri…”
Ezici çoğunluğu Rus asıllı veya Rusça konuşan doğu kentlerindeki halklar, Kiev’deki sağcı-faşist koalisyonu tanımayı kesin olarak reddediyorlar. Rusya sınırına da yakın olan doğu kentlerinin çoğunda yerel parlamentolar, refarandum talep eden göstericiler tarafından ele geçirildi. Bu kentlerin çoğunda Kiev’e bağlı yerel parlamentolar fesh edildi ve her kentte yerel “halk cumhuriyeti” kuruldu.

Doğu kentlerinde “halk savunma birlikleri” kuran güçler, referandum düzenlenmesi talebiyle her gün kitle gösterileri düzenliyorlar. Kitlesel katılımın olduğu gösterilerde Kiev’deki darbe yönetimini ve yeni Nazileri hedef alan şiarlar yükseltiyorlar.

Doğu kentlerine sızan faşist çeteler ise, kitle eylemlerine ve “halk savunma birlikleri”nin kurduğu kontrol noktalarına saldırıyorlar. Bazı bölgelerden silahlı çatışmaya da dönüşen saldırılarda, onlarca kişi öldürüldü. Kiev’deki darbeci yönetimin, elindeki tek işlevli araç, faşist çetelerdir. Provokasyon yaratmak ve kitlelere karşı faşist şiddet uygulamak için doğu kentlerine sevk edilen bu çeteler, henüz çok etkili sayılmazlar. Ancak kullandıkları provokatif yöntemler, iç çatışma riskini de arttırıyor. Nitekim faşist çetelerin yaygınlaşan saldırılarına dikkat çeken birçok gazeteci ve siyasi analizci, Ukrayna’da iç savaş riskinin yüksek olduğunu ifade ediyorlar.

Faşist çetelerin, Nazi SS’lerinin kuruluş yıldönümünde gösteri düzenlemeleri ve bazı bölgelerde referandum talep eden göstericilere saldırmaları, doğu kentlerindeki halkın öfkesini büyütmektedir. Faşist Nazi işgaline karşı savaşan ve ağır bedel ödeyen kuşağın torunlarına meydan okuyarak, SS’lerin kuruluş yıldönümünde sokaklara çıkarak küstahça provokasyon yaratmaya çalışan faşist çetelerin arkasında, Kiev’deki darbeci yönetim ve bizzat batılı emperyalistler bulunuyor. Batılı emperyalistlerin, özellikle de ABD’nin faşist çetelerden medet umması, Kiev’deki kukla yönetimin aczinin de göstergesidir. Faşist çetelerin ortalığı terörize etmek amacıyla teşvik edilmeleri, doğu kentleri halklarının öfkesini daha da arttırmaktan başka bir sonuç yaratmıyor.



ABD’den Rusya’ya yeni yaptırımlar
Ukrayna’nın karıştırılmasından birinci derecede sorumlu olan ABD emperyalizmi, bu uğursuz rolünü halen en kirli yöntemleri kullanarak sürdürüyor. Üst düzey ABD’li yetkilerin Kiev’i yol eylemleri, iç çatışma riskinin artış sebebini de açıklıyor.

Kırım’ı Rusya’nın elinden almak için yollar arayan Barack Obama yönetimi, bir yandan kuklaları eliyle faşist çeteleri organize ediyor, öte yandan ise, Rusya’ya karşı uyguladığı yaptırımı genişletiyor. Bu çabaların ilki, gizli tutulmaya çalışılırken, ikincisi ise, doğrudan Beyaz Saray şefleri tarafından ilan ediliyor.

Nitekim Barack Obama’nın Rusya’ya yönelik yeni yaptırımların geleceği yönündeki açıklamasının üzerinden çok zaman geçmeden, dün Beyaz Saray’dan yeni yaptırım açıklaması geldi.

Konuyla ilgili açıklamada, dört bankanın da aralarında bulunduğu 17 şirkete ve Putin'e yakın iki kişinin yer aldığı üst düzey yedi Rus yetkiliye yeni yaptırımlar getirildiği söylendi.

ABD’nin yeni ilan ettiği yaptırımlar Rus ve Ukraynalı kişi ve şirketlere getirilen yaptırımların da dördüncüsü oldu. Son açıklama ile ABD'nin yaptırım uyguladığı kişi sayısı 45'e şirket sayısı ise 19'a yükseldi.

Rusya tarafından sert açıklamalarla protesto edilse de, şu ana kadar ilan edilen yaptırımların, etkisi sınırlıdır. Yeni açıklanan listede Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakın isimlerin de hedef alınması dikkat çekti. Fakat yine de bu yaptırımların Rusya’nın Ukrayna politikasını değiştirmesine yol açması olası değil.



AB yaptırımlara hevesli değil
ABD’nin yaptırımları ağırlaştırma yönünde attığı adımlar, AB üzerinde bir basınca dönüşüyor. Zira Rusya’ya karşı ABD ile aynı safta yer almasına rağmen, yaptırımların şirketleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi, AB şeflerinin işine gelmiyor. Bundan dolayı AB, sadece 15 kişiyi “kara liste”ye aldı. Ancak AB, Rus şirketleriyle bankalarını listeye almaktan yana değil.

AB’nin yaptırımlar konusunda ayak sürümesi rastlantı değil. ABD ve Rusya arasında ticaret hacmi 2012 yılında 26 milyar dolar iken, AB ülkeleri ile Rusya arasındaki ticaret hacmi 370 milyar dolara ulaştı. Yanısıra, AB şirketlerinin, özellikle de Alman şirketlerin Rusya’da pekçok alanda yaptırımları var. Yani Rusya’yı hedef alacak yaptırımlar, bu şirketlere de zarar verecektir. Bundan dolayı AB şefleri, yaptırımları kişilerle sınırlı tutmaya çalışıyor.

AB’nin bu tutumu, ABD yaptırımlarının etkisini daha da sınırlıyor. Ayrıca Ukrayna’yı birlikte karıştıran ABD-AB ikilisinin, yaptırımlar konusunda ortaklaşmaları zor. Bu da Obama yönetiminin çırpınışlarının devam edeceği anlamına geliyor.



Rusya tarafsız Ukrayna istiyor
ABD ve işbirlikçilerinin Rus yetkililere veya şirketlere yaptırım uygulama kararı almaları, Rusya’nın sert tepkisiyle karşılanıyor. Batılı emperyalistlerin çifte standarda dayalı, ikiyüzlü politikaları teşhir ediliyor, faşist çetelere destek vermeleri kınanıyor. Yaptırımların tek taraflı kalmayacağını, Rusya’nın da kendi önlemlerini alacağını ve bunun batılı şirketleri de zarara uğratacağı konusunda uyarılar yapan Rus yetkililer, tek çözüm yolunun, Ukraynalıların ulusal bir diyaloga girmeleri ve tüm tarafların hassasiyetlerini gözeten bir uzlaşmaya varmaları olduğu vurgulanıyor.

Doğu kentlerindeki kitle hareketlerini destekleyen Rusya, Kiev’deki yeni Nazilerin yönetimden temizlenmeleri gerektiğinin altını çiziyor. Varılacak uzlaşmada doğu kentlerindeki halkın ve azınlıkların taleplerinin de dikkate alınması gerektiğini savunuyor.

Kendi çizgisinde gerçekçi bir politika izleyen Rusya, batılı emperyalistlerle anlaşarak, Ukrayna’da orta yolu bulmaya çalışıyor. Ukrayna’nın NATO üssü olmasını kabul etmeyen Rusya, bu ülkenin kaosa sürüklenmesini ve iç savaşla parçalanmasını engellemek için bu ara çözümün şart olduğunu savunuyor.

Hegemonya çatışmasının arenası haline gelen Ukrayna, ekonomik iflasın da eşiğinde bulunuyor. Enflasyon yükseliyor, hayat pahalılaşıyor, işsizlik artıyor, işçi ve emekçilerin gelir düzeyi düşüyor. Ülkenin toplumsal servetini gasp ederek dolar milyarderi olan oligarklar, şimdi de batılı emperyalistlerin Ukrayna’ya musallat olmalarına aracılık ediyorlar.

Batılı emperyalistler Rusya’yı kuşatma derdinde, soyguncu oligarklar ise, emperyalist efendilerinin desteği ile iktidarı ele geçirme derdindeler. Kendi çıkarlarını korumaya odaklanan Rusya ise, batılı emperyalistlerin planını bozmaya çalışıyor.

Bu iktidar ve hegemonya savaşında taraf olmayan işçi ve emekçiler ise, çatışmanın bedelini ödüyorlar. Bu trajik duruma son vermek, ancak işçi sınıfı ile emekçilerin devrimci siyasal önderliğe kavuşmasıyla mümkün olacaktır. Aksi durumda egemenler arasındaki çatışmanın kaybedenleri ve kurbanları olmaktan kurtulamayacaklar.
Kızıl Bayrak
______________________________________________________
sınıfa karşı sınıf,
düzene karşı devrim,
kapitalizme karşı sosyalizm!!!!!
------------------------------------------------------
‎"Komünistlerin vardıkları teorik sonuçlar, hiç bir biçimde, şu ya da bu sözde evrensel reformcu tarafından icat edilmiş ya da keşfedilmiş düşüncelere ya da ilkelere dayandırılmamıştır. Bunlar ancak, gözlerimizin önünde cereyan eden tarihsel bir hareketten, varolan sınıf mücadelesinden doğan gerçek ilişkilerin genel bir ifadesidir."
KARL MARX
Ekim Arat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.Mayıs.2014, 13:24   #19
 
KOBA2052 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
KOBA2052
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ekim.2010
Üye No: 31995
Mesajlar: 1,126
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 181
180 Mesajına 447 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Akseymen Nickli Üyeden Alıntı






Ukrayna daki Kiev yönetimine bağlı güçler...İşçi sendikasını yaktı....35 kişi yanarak öldü...İşte Batı'nın özgürlükçü güçleri....Aynı Suriye'deki gibi zalim ve halk düşmanılar...

Bizim ''Enternasyonal'' TDH den tık yok.....

Sevgili Akseymen muhterem şahsınız ve TKP -Atılım olarak adlandırdığınız hareketiniz ''TDH'' içinde değil herhalde ,çünkü TKP-Atılım yapılanmasından da bir ses yok.


Türkiye ve K. Kürdistan topraklarına yetmeyen sol (Ki Rusya ve Ukrayna'da da kendine yetmiyor)Kuzey''devrimine mi' yetişecek, bir üst kutuda Quarter yazmış,olayların başladığı gün ertesi akıllı ve devrimci olanlar Ukrayna hareketi hakkında olumsuz tavırlarını bildirdiler ve bu kalkışmanın bir faşist kalkışma olduğunu söylediler.
Dünya'ya bakış yaparsak M-l ve reformist solun 1871'den beri ilk defa bu kadar gerilediği ve halkta taban bulamadığını görüyoruz,bir iki ülke hariç sol yeryüzünde flu duruyor,güney Amerika örneklerinde ise umutlanmak boş gibi,bu neden aslında Hasan KARATAŞ arkadaş bunu en iyi analiz yapanlardan ,yazılarına bakın anlarsınız.

Ukrayna'da olanlar ,Türkiye'de niye olmadı çünkü en zayıf anlarında bile Sosyalist devrimci sol olayların akışını iyi tahlil etti ve gerektiği yerlerde önderlik yaptı,bunun sonucu devrimci bir gencimizin uğurlanmasına 3 milyona yakın insan eşlik etti.

Ukrayna'da ki olanlar burada olmaz mı idi ,bilhassa büyük nüfusu olan 4-5 şehirde evet ama sonuç faşist ve ulusalcı güçlerin lokomotif olmasına kadar varır ve yenilgi kaçınılmaz olurdu. (NOT. Ukrayna ile Türkiye /K.Kürdistan siyasi açıdan(konjenktür) karşılaştırılamaz.Konumlar değişiktir).

Ama dün(1 Mayıs) gördük ki zafer hep halktan yana. Birde batının planları ve Ukrayna ,Suriye örneği var,Ukraynayı biraz anlattık,ama Suriye ,bazı aşan beyanatlar solun tavrını Esad güçleri yani mevcut Suriye hükümetinden yana gösterdi,doğrumu ben ilk baştan yanlış dedim,bilhassa Cephe hareketinin bazı saptamaları Şam hükümetini över gibi idi,ama şunu da söyleyelim yukarıda yazdığımız gibi,destek olundu da ne oldu ,aynen Ukrayna'ya bakıştan farklı olmadı.
Bugün Ukrayna ve Suriye örneklerinde (özel bölge) en istikrarlı politikayı Rojova'da ki yönetim uyguluyor,buna rağmen ne kadar zor durumda olduğunu da görüyoruz.
Bunlar neden oluyor,çünkü devrimci sol müdahale edecek güce sahip değil,mücadele edenlerinde ilerici unsurları yeterli değil ,onun için hep kaos ve bir bilinmezlik. Eğer bugün Ukrayna ve Suriye örneklerinde ,bu ülkelerde ki ve örneğin Türkiye ,Kuzey Kürdistan ve Rusya'da sol,hatta Yunanistan'da devrimci sosyalist sol güçlü olsa idi suyun akışı böyle mi olacaktı.
İşte burada ustanın bize bıraktığı miras devreye giriyor. Ulusların kaderini tayin hakkı-Lenin.

Sevgilerimle.
KOBA2052 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.Mayıs.2014, 13:58   #20
 
Ekim Arat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ekim Arat
Proleter Devrimci
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 25.Temmuz.2007
Üye No: 712
Mesajlar: 10,214
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 1,263
1,748 Mesajına 4,610 Teşekkür Aldı
Standart

Devrim, kuvvetli ve birleşmiş bir karşı devrim doğurarak ilerler, yani düşmanı daha aşırı savunma çarelerine başvurmaya ve bu yolda daha güçlü saldırı araçları bulmaya zorlar.
Lenin
“... Durmadan sistemli ve planlı hazırlıktan söz ettik; ama amacımız asla, istibdadın ancak düzenli bir kuşatmayla ya da örgütlü bir saldırıyla yıkılabileceğini ima etmek değildir. Böyle bir görüş, hem saçma, hem de hayattan kopuk bir görüş olur. Tam tersine, istibdadın, kendisini sürekli olarak tehdit eden kendiliğinden patlamaların ya da önceden görülemeyen siyasi karışıklıkların etkisi sonucu çökmesi son derece mümkündür ve böyle olasılık tarihi olarak çok daha fazladır. Ama maceracı kumarlardan sakınmak niyetinde olan bir siyasi parti, faaliyetlerini, böyle patlamaları ve karışıklıkları beklemeye dayandıramaz. Biz kendi yolumuzda ilerlemeli ve düzenli çalışmamızı sebatla sürdürmeliyiz. Beklenmedik olaylara ne kadar az bel bağlarsak, herhangi bir ‘tarihi dönemeç’ karşısında hazırlıksız yakalanmamız da o kadar imkansız olur.”
LENİN (Nereden Başlamalı?)

M.İ.Kalinin, genç komünistlere verdiği söylevde şöyle diyor.
" Sınıf hareketinin temposu herzaman yüksek olmaz, öyle ki, sık sık gerilemek zorunda bile kalabiliyor. Tekdüze yıllar insan yaşmının %99'unu kapsar. Sıradan günlük işler insan yaşamının büyük bölümünü oluşturur.
Sınıf mücadlesinin yükseldiği yerlerde ve anlarda, sınıf bilincide süratle yükselir. Bunu öğrenmek ve bu koşulları hazırlamak her sınıf devrimcisinin en önemli ödevidir."

Yukarda devrimci kriz anlarının yani bir diğer deyişle tarihin ve kitlelerin bilincinde yaşanan devasa sıçramaların devrimlerde ifade bulduğuna dair sözler bulunmakta.Tarihi evrimci değil devrimci bir tarzda ele almalıyız.Mucizeler olmasada sıçramaların hayatı ve bilinci altüst eden yeni bir toplumu şekillendiren muazzam gücünü tarihe bakarak da görebiliriz.
Bu yüzden somut durumu ele alırken bu gerçeği gözden kaçırmamalılıyız.
Biz yeni bir bunalımlar savaşlar ve devrimler çağının içinde olduğumuzu söylemiştik.Ne Ukrayna ne de Rojava'da yaşananlar bunun dışında değil.Elbette bu dönemde ortaya çıkacak devrim ve karşı devrimin çatışmasında önden birikim ve hazırlık çok önemlidir.Lakin karamsarlık değil gerçekçiliktir bizim yüzümüzü döneceğimiz yön...
Henüz sonuçlarına vardırılmamış savaşlar içinden kestirmeden yorumlar yapmamak gerekiyor.Ukrayna'da yaşanan gelişmelere ve Rojava'ya başından beri bu çizgiden bakıyorum.
Kitlelerin hayata çok daha net müdahil olduğu ve silahlandığı örnekler bunlar.Ve kolay kolay alt edilemezler.Şimdiden güçlü izleri bırakılmıştır.
Haziran direnişi ve sonuçlarınıda yaşıyoruz.Ankara'da demirden kale kuracak kadar düşkünleşmiş bir düzen var sonucunda.İstanbul'da ticaret turizm engellenecek deyip fincancı dükkanına girmiş fil gibi her yeri dağıtan budala bir düzen var.Ama bunlar sadece budalılıkla açıklanamaz.Devrimden kitlelerden gelmekte olandan duyulan büyük korku var.
Kendileri korkutmaya çalışıyor ama bunu yaptıkça kendi korkuları büyüyor.
Üç gündür gözaltıları bırakmıyor.Zavallı durumdalar kısaca.
İşler iyidir ...
______________________________________________________
sınıfa karşı sınıf,
düzene karşı devrim,
kapitalizme karşı sosyalizm!!!!!
------------------------------------------------------
‎"Komünistlerin vardıkları teorik sonuçlar, hiç bir biçimde, şu ya da bu sözde evrensel reformcu tarafından icat edilmiş ya da keşfedilmiş düşüncelere ya da ilkelere dayandırılmamıştır. Bunlar ancak, gözlerimizin önünde cereyan eden tarihsel bir hareketten, varolan sınıf mücadelesinden doğan gerçek ilişkilerin genel bir ifadesidir."
KARL MARX
Ekim Arat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.Mayıs.2014, 14:31   #21
 
kümül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kümül
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 23.Aralık.2012
Üye No: 44641
Mesajlar: 1,213
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 1,075
481 Mesajına 1,161 Teşekkür Aldı
Standart Ukrayna’nın Sivas katliamı!

2013 Kasım ayından Şubat sonuna kadar süren bir mücadele sonunda Ukrayna emperyalizmin kampına doğru bir geçiş yaptı. Daha doğrusu, başkent Kiev ve ülkenin batı bölgeleri, ABD, AB ve NATO ile bütünleşme yolunda büyük bir adım attı. Batı ve Türkiye medyası, Maidan ya da sonradan konulan adı ile Euro-Maidan denen merkezi meydanda toplanan kitlelerin AB yanlısı liberal bir eğilimde olduğu temasını işliyordu. Oysa halktan gizlenen çok farklı bir şey vardı: Euro-Maidan’ın esas gücü, Svoboda (ironi duygusuyla seçilmiş bir isimle “Özgürlük”) ile Praviy Sektor (Sağ Sektör) adlarındaki açıkça faşist, hatta Nazi örgütleri ve onların silahlı adamlarıydı. Bu büyük gücün yarattığı ağırlık, Batı’nın esas muhatabı olan liberallerin kurduğu hükümete Nazilerin de altı bakanla katılması ile sonuçlanacaktı. Uzun yıllardır faşizm Avrupa’da yalıtılmış, kıstırılmış, bastırılmış bir siyasi akımdı. Şimdi ilk kez bir Avrupa ülkesinde faşist hareket hükümet koalisyonunun ortağı!
Ukrayna’nın doğusu ise bu gerici ayaklanmayı sindiremedi. Nüfusunun büyük çoğunluğu düpedüz Rus olan Kırım, kısa süre içinde düzenlenen bir referandumla Ukrayna’dan ayrıldı, Rusya’ya iltihak etti. Ama iş bununla kalmayacaktı. Tarihsel nedenlerle ülkenin batısı Avrupa kültürü ile bütünleşmiş olduğu halde doğusu çok daha fazla Rus kültürünün bir parçası olmuştur. Çoğunun ana dili Rusçadır, bazısı doğrudan doğruya Rus ailelerden gelmektedir. Doğu aynı zamanda Ukrayna proletaryasının da merkezidir. Özellikle Donbas adını taşıyan il, hem kömür madenleriyle, hem de demir-çelik sanayisiyle proletaryanın merkezidir. İşte bu bölgeler Kiev’deki liberal-faşist ittifakına karşı çıkmaktadır. Birçok kentte (Slavyansk, Kromatorsk, Donetsk, Odessa ve onlarca daha küçük kentte) halk belediye binalarını, yerel başka yönetim organlarının binalarını, sendika binalarını ele geçirerek barikatlar kurmuş, kimi yerde eski orak-çekiçli Sovyet bayrağının da kullanıldığı bir “halk cumhuriyet”i ilan etmiştir. Kiev Ukrayna ordusunu bu asilerin üzerine göndermeye kalktığında, askerler Ukrayna’nın yeni cumhurbaşkanı Turçinov’un ifadesiyle “düpedüz ihanet” içine girmiştir. Sokaklardaki sıradan halka ateş etmekten kaçınmış, yer yer halkın yanına geçmiştir. Kısacası, Doğu’da basbayağı bir halk ayaklanması başlamıştı ve Kiev’deki haydut hükümet bu ayaklanma ile başa çıkamıyordu.
İşte Praviy Sektor’un faşist çeteleri bu aşamada harekete geçti. Birkaç bin Praviy Sektor taraftarı silahlandırılmış olarak doğuya, isyan halindeki halkın üzerine yollandı. Çeşitli şehirlerde çatışmalarda bazı insanlar öldü. Ama en ağır bilanço liman kenti Odessa’da yaşandı. İsyancılar “Sendikalar Evi” olarak bilinen binayı işgal etmişlerdi. Faşistler binayı sardılar ve kundakladılar. İtfaiye ve polis bir buçuk saat boyunca gelmedi. Olayın sonunda kimi yanarak, kimi dumandan boğularak, kimi binadan aşağıya atladıktan sonra faşistler tarafından katledilerek henüz sayısı tam olarak bilinmeyen onlarca insan (40 rakamı sık sık telaffuz ediliyor) hayatını yitirdi. Ukrayna’nın Sivas’ı! Bu katliam, ABD’nin, AB’nin ve NATO’nun özgürlük ve demokrasi adına desteklediği bir hükümetin bakışları altında ve o hükümetin ortaklarından birinin militanları tarafından işlendi!
Kurbanlardan biri de Devrimci İşçi Partisi’nin Ukrayna’daki kardeş örgütü Akıntıya Karşı’nın üyelerinden Elena Radzihovskaya'nın oğlu olan Andrey Bradhevskiy. Yukarıda ve aşağıda resmini gördüğünüz Bradhevskiy ilerici ve ülkeyi oligarkların değil halkın yönetmesi gerektiğine inananların sendikası olan Borotba’nın üyesi.
Ukrayna’nın bütün asilerine, faşistlere karşı mücadele içinde halkın iktidarını kurmak için mücadele eden bütün insanlara başsağlığı dileriz. Yoldaşımız Elena Radzihovskaya’ya yaşadığı bu derin acı dolayısıyla sabır dileriz. Devrimci İşçi Partisi ve kardeş güçleri, Ukrayna işçi sınıfını ve emekçi halkını yalnız bırakmayacaktır! Mücadele uluslararası bir mücadeledir. Odessa'daki Sendikalar Evi'nin yakılışı, Avrupa çapında faşizmin Mart ayında isyancı işçilerin Saraybosna'da hükümet konağını yakışına bir cevap olarak okunmalıdır. (Elbette orada kimse ölmemişti. Sadece gaddar bir iktidar sisteminin simgesi olan bir bina yakılmıştı.)
Bütün dünyanın işçi hareketini, sosyalistlerini ve anti-faşistlerini Ukrayna’daki kardeşlerimizin çevresinde safları sıklaştırmaya çağırıyoruz.
gercekgazetesi






















Etiketler:
______________________________________________________
var.. yetmediğim.yetemediğim şeyler var...gözümün göremediği.kulağımın duyamadığı.bilincimin kavrayamadığı şeyler var...beni aşan şeyler var...
yılmaz güney
kümül isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
kümül Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 3 Kisi:
Alt 04.Mayıs.2014, 17:17   #22
 
GuyF@wkes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
[email protected]
A Las Barricadas
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 09.Eylül.2013
Üye No: 47539
Mesajlar: 633
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 235
144 Mesajına 423 Teşekkür Aldı
Standart

Her zamanki gibi Türkiye solu çok laf az icraat peşinde... Orda faşist bir katliam yaşanmış, sol'un tüm özneleri kin kusuyor ama tek bir eylem duymadım ben. Duyan varsa da söylesin. Mesele burdan laf çakmakla sahte bir orgazm yaşamak değil, gerçek dayanışmayı göstermek. O yüzden sol'un bu tavrı bana samimi gelmiyor, bir kere bile sokağa cıkıp onlar için sesini yükseltmediysen, burdan esip gürlemen sadece komik olur. Herkese tavsiyem örgütlerinize baskı yapın, sokağa çıkın, gerekirse destek olmak için o topraklara gidin. Tavsiyem ve eleştirilerim sosyalist ve anarşist tüm örgütler için gecerlidir. Bunun dışında yapılacak herşey oturduğun yerden esip gürlemekten başka birşey değildir.
______________________________________________________
Dertleri içine sığmayan onlar
Hayatta umudu kalmayan onlar
Sürüne sürüne yaşayan onlar
Yakarsa dünyayı garipler yakar !


Müslüm Gürses
GuyF@wkes isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
[email protected] Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 3 Kisi:
Alt 04.Mayıs.2014, 19:23   #23
 
Akseymen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Akseymen
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 24.Şubat.2012
Üye No: 42196
Bulunduğu yer: ANTALYA
Mesajlar: 3,007
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10,084
1,699 Mesajına 4,241 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
KOBA2052 Nickli Üyeden Alıntı
Sevgili Akseymen muhterem şahsınız ve TKP -Atılım olarak adlandırdığınız hareketiniz ''TDH'' içinde değil herhalde ,çünkü TKP-Atılım yapılanmasından da bir ses yok.


Türkiye ve K. Kürdistan topraklarına yetmeyen sol (Ki Rusya ve Ukrayna'da da kendine yetmiyor)Kuzey''devrimine mi' yetişecek, bir üst kutuda Quarter yazmış,olayların başladığı gün ertesi akıllı ve devrimci olanlar Ukrayna hareketi hakkında olumsuz tavırlarını bildirdiler ve bu kalkışmanın bir faşist kalkışma olduğunu söylediler.
Dünya'ya bakış yaparsak M-l ve reformist solun 1871'den beri ilk defa bu kadar gerilediği ve halkta taban bulamadığını görüyoruz,bir iki ülke hariç sol yeryüzünde flu duruyor,güney Amerika örneklerinde ise umutlanmak boş gibi,bu neden aslında Hasan KARATAŞ arkadaş bunu en iyi analiz yapanlardan ,yazılarına bakın anlarsınız.

Ukrayna'da olanlar ,Türkiye'de niye olmadı çünkü en zayıf anlarında bile Sosyalist devrimci sol olayların akışını iyi tahlil etti ve gerektiği yerlerde önderlik yaptı,bunun sonucu devrimci bir gencimizin uğurlanmasına 3 milyona yakın insan eşlik etti.

Ukrayna'da ki olanlar burada olmaz mı idi ,bilhassa büyük nüfusu olan 4-5 şehirde evet ama sonuç faşist ve ulusalcı güçlerin lokomotif olmasına kadar varır ve yenilgi kaçınılmaz olurdu. (NOT. Ukrayna ile Türkiye /K.Kürdistan siyasi açıdan(konjenktür) karşılaştırılamaz.Konumlar değişiktir).

Ama dün(1 Mayıs) gördük ki zafer hep halktan yana. Birde batının planları ve Ukrayna ,Suriye örneği var,Ukraynayı biraz anlattık,ama Suriye ,bazı aşan beyanatlar solun tavrını Esad güçleri yani mevcut Suriye hükümetinden yana gösterdi,doğrumu ben ilk baştan yanlış dedim,bilhassa Cephe hareketinin bazı saptamaları Şam hükümetini över gibi idi,ama şunu da söyleyelim yukarıda yazdığımız gibi,destek olundu da ne oldu ,aynen Ukrayna'ya bakıştan farklı olmadı.
Bugün Ukrayna ve Suriye örneklerinde (özel bölge) en istikrarlı politikayı Rojova'da ki yönetim uyguluyor,buna rağmen ne kadar zor durumda olduğunu da görüyoruz.
Bunlar neden oluyor,çünkü devrimci sol müdahale edecek güce sahip değil,mücadele edenlerinde ilerici unsurları yeterli değil ,onun için hep kaos ve bir bilinmezlik. Eğer bugün Ukrayna ve Suriye örneklerinde ,bu ülkelerde ki ve örneğin Türkiye ,Kuzey Kürdistan ve Rusya'da sol,hatta Yunanistan'da devrimci sosyalist sol güçlü olsa idi suyun akışı böyle mi olacaktı.
İşte burada ustanın bize bıraktığı miras devreye giriyor. Ulusların kaderini tayin hakkı-Lenin.

Sevgilerimle.
Sayın KOBA....

Öncelikle ben TDH dedim..Özellikle dedim.Kendimde TDH nin bileşeniyim.Kendi sempatizanı olduğum siyaseti de yeri geldiğinde eleştiririm.Benim siyasetim ne yaparsa doğru yapar diyenlerden değilim..
TKP dende henüz bu konuyla ilgili bir bildiri gelmedi.Ama 40 kişinin ölümü üzerinden de ben daha devrimciyim tartışması yapmam..Bilmem anlatabildimmi.????
Forum arşivinde duruyor bakın lütfen..Ukrayna ile ilgili başlıkları kim açmış.Kim ne demiş..
QUARTER sonuna kadar haklıdır.Bizler bunun faşist bir ayaklanma olduğunu savunduğumuzda..Devlete karşı olan her ayaklanma kabulumüzdür diyenler destekledi.H.karataş da bu gruba dahil oldu..Anarşist arkadaşlar Maydan da olmayı seçti...
Yani genel kanıya göre doğru kabul edilen ''Nerde hareket orda bereket''savı doğru değilmiş demekki...
Beni ve siyasetmi eleştirmeden önce Entenasyonalizm konusunda herkes nerde olduğuna bir baksın..Sonra tüm eleştiriler kabulümdür...
Saygılarımla...
Akseymen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Akseymen Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 04.Mayıs.2014, 19:56   #24
 
GuyF@wkes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
[email protected]
A Las Barricadas
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 09.Eylül.2013
Üye No: 47539
Mesajlar: 633
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 235
144 Mesajına 423 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Akseymen Nickli Üyeden Alıntı
Sayın KOBA....

Öncelikle ben TDH dedim..Özellikle dedim.Kendimde TDH nin bileşeniyim.Kendi sempatizanı olduğum siyaseti de yeri geldiğinde eleştiririm.Benim siyasetim ne yaparsa doğru yapar diyenlerden değilim..
TKP dende henüz bu konuyla ilgili bir bildiri gelmedi.Ama 40 kişinin ölümü üzerinden de ben daha devrimciyim tartışması yapmam..Bilmem anlatabildimmi.????
Forum arşivinde duruyor bakın lütfen..Ukrayna ile ilgili başlıkları kim açmış.Kim ne demiş..
QUARTER sonuna kadar haklıdır.Bizler bunun faşist bir ayaklanma olduğunu savunduğumuzda..Devlete karşı olan her ayaklanma kabulumüzdür diyenler destekledi.H.karataş da bu gruba dahil oldu..Anarşist arkadaşlar Maydan da olmayı seçti...
Yani genel kanıya göre doğru kabul edilen ''Nerde hareket orda bereket''savı doğru değilmiş demekki...
Beni ve siyasetmi eleştirmeden önce Entenasyonalizm konusunda herkes nerde olduğuna bir baksın..Sonra tüm eleştiriler kabulümdür...
Saygılarımla...
Aslında KOBA'ya cevaben yazmışsın ama bende üstüme alındığım için cevap vereyim. Sürecin basından beri ayaklanmanın "faşist bir ayaklanma" olarak başlamadığını iddia ettim. Hala da iddiamın doğru olduğunu düşünüyorum. Homojen halk kitlelerinin, anarşistlerin de içinde bulunduğu bir ayaklanma olarak başladı. Ayaklanmanın asıl belirleyeni harekete kimin rengini çalacağıydı, zira anarşistler başarısız ya da yetersiz oldular, komünistlerse hiç içinde bulunmadılar. Harekete rengini çalan faşistler oldu, kazanım elde edende. Şunda herkes hemfikirdir, alanı boş bırakırsan mutlaka dolduracak birileri çıkacaktır. Burda bir ayaklanmayı nasıl faşistlerin ele geçirdiğini görüyoruz. Konuyu çok uzatacak değilim, aynı tartışmaya tekrar girmenin anlamı yok.

Aslında konu başından beri bilinçli bir şekilde "bakın biz haklı çıktık" mevzusuna çekilmeye çalışılıyor. Senin için söylemiyorum akseymen arkadaş ama bunu sürekli dillendiren kişinin derdi orda ölen 40 kişi de değil, eğer derdi bu olsaydı zaten faşizme karşı mücadele de insanları kamplaştırmaya, bölmeye değil, en geniş cepheyi yaratmaya çalışırdı. Birileri "ben haklı cıktım" diyerek psikolojik bir orgazm yaşamaya devam etsin, bizim derdimiz haklı çıkmak değil, faşizme karşı en geniş cepheyi yaratmak olmalı. Neler yapılabilir, nasıl destek olunabilir bunları konuşmak gerekiyor. Gereksiz insanların böyle bir gündemi bile iğrenç bir şekilde egolarını tatmin etmek için kullanmasına izin vermeyin.
______________________________________________________
Dertleri içine sığmayan onlar
Hayatta umudu kalmayan onlar
Sürüne sürüne yaşayan onlar
Yakarsa dünyayı garipler yakar !


Müslüm Gürses
GuyF@wkes isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
[email protected] Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 04.Mayıs.2014, 20:50   #25
 
Umudun Zeybeği - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Umudun Zeybeği
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 07.Eylül.2012
Üye No: 43253
Mesajlar: 434
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 405
113 Mesajına 289 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Akseymen Nickli Üyeden Alıntı
Sayın KOBA....

Öncelikle ben TDH dedim..Özellikle dedim.Kendimde TDH nin bileşeniyim.Kendi sempatizanı olduğum siyaseti de yeri geldiğinde eleştiririm.Benim siyasetim ne yaparsa doğru yapar diyenlerden değilim..
TKP dende henüz bu konuyla ilgili bir bildiri gelmedi.Ama 40 kişinin ölümü üzerinden de ben daha devrimciyim tartışması yapmam..Bilmem anlatabildimmi.????
Forum arşivinde duruyor bakın lütfen..Ukrayna ile ilgili başlıkları kim açmış.Kim ne demiş..
QUARTER sonuna kadar haklıdır.Bizler bunun faşist bir ayaklanma olduğunu savunduğumuzda..Devlete karşı olan her ayaklanma kabulumüzdür diyenler destekledi.H.karataş da bu gruba dahil oldu..Anarşist arkadaşlar Maydan da olmayı seçti...
Yani genel kanıya göre doğru kabul edilen ''Nerde hareket orda bereket''savı doğru değilmiş demekki...
Beni ve siyasetmi eleştirmeden önce Entenasyonalizm konusunda herkes nerde olduğuna bir baksın..Sonra tüm eleştiriler kabulümdür...
Saygılarımla...

"Nerede hareket orada bereket savı doğru değilmiş demekki"



Özeleştiri önemli bir mekanizmadır. Kendimizin örgütümüzün eksik kaldığı noktada bunu harekete geçirmemiz bizi geri değil ileri götürür.

Nasıl Suriye halkının, Rojava halkının yanındayız diyebiliyorsak, Ukrayna'da faşizme direnen halkın da yanında olmalıyız. Bunu duyurmalı, eylemler gerçekleştirmeli ve enternasyonal dayanışmayı büyütmeliyiz.

ESP açıklama yapmış. Cephe de ilişkili olduğu sosyal medya sayfalarından bu katliamı elinden geldiğince teşhir ediyor. Ama bence de yeterli değil, anti faşist direnişe buradan nasıl daha fazla katkı sunabiliriz, bunu düşünelim ve tartışalım.
Umudun Zeybeği isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Umudun Zeybeği Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com