Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SF-Kütüphane > ÖNDERLER > Mao Zedung


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Mao’nun Paris Komünü Hakkındaki Açıklaması
Cevaplar
33
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
4927
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 23.Mart.2018, 01:39   #26
 
Mao Zedung - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mao Zedung
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Şubat.2018
Üye No: 55390
Mesajlar: 72
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10
21 Mesajına 30 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
ÖzgürToplumsallık Nickli Üyeden Alıntı
karşı tarafın ne düşündüğünden ziyade...kendi düşüncene göre başkasını bilim dışı "iyi niyetlilik" olarak suçlamak zaten aslen bilimsel zeminlere aykırılık teşkil eder...Bilim de mutlak diye bir şey yoktur...farklı paradigmalar birbirleriyle çatışır dururlar...sen Marksizm dışındakileri yanlış görüyor olsan da onları bilim dışı ya da "yetersiz" olarak niteliyorsan o zaman senin anlayışın temel olarak bilimi kendi mülkiyetine alıyor onu dogmatikleştiriyor demektir...zaten savunma yapılırken de hem bu minvalde yapılıyor...
Marksistler için Marx'ın; tarihi, siyaseti ve toplumsal yapıyı açıklamak üzere ortaya koyduğu ilkeler, bir eylem kılavuzu olarak bu konuları doğru bir şekilde analiz ve tahlil etmeyi mümkün kılacak bir perspektifi ifade eder. Eğer tarihin, siyasetin, sınıfsal ilişkilerin, toplumsal yapının bu paradigma doğrultusunda okunmasının, somut gerçekliği en doğru bir şekilde ortaya koyacak bir yöntem olduğunu düşünmeseydik zaten Marksist olmazdık. Dolayısıyla bizi bu Marksist anlayışla çelişen, hatta doğrudan onu hedef alan düşüncelere karşı Marksizmi düşünsel olarak müdafaa ettiğimiz için bilimi kendi mülkiyetimize aldığımız şeklinde suçlaman, son derece mantıksız. Marksizmi eleştirmek olağan karşılanıyorda, onun savunusunu yapmak niye dogmatik olmak oluyor?

Alıntı:
Ne biliyorsun...Blankiciler tarihin gelişiminin üretici güçlerin gelişimi...üretim ilişkilerinin de üretici güçlerin geldiği seviye olduğu gibi bir iddiaları mı varda...savundukları şey "nesnel koşulların" inkarı ve iyi niyet devrimciliği oluyor...Blankiciler sosyalist bir devrimin olabilmesi için kapitalizmin gelişmesi gerektiğine inanmıyorlar...devrimin nesnel şartların bir ürünü değil...mevcut nesnel şartlara müdahale eden toplumsal iradelerin bir ürünü olduğunu söylüyorlar...bu şekilde düşünüyorlarsa temel mesele bunların neden "nesnel koşulları" önemsemeyip devrime kalktıkları değil...neden nesnel koşulların devrimi gerekli kıldığı iddiasının savunulmasıdır..ya da neden devrim olması için maddi koşulların gelişmesi gerekliliğidir...
İşte bu şekilde bir anlayışa sahip oldukları için eleştiriyoruz zaten. Engels de bu başlık altında çeşitli cümlelerinin iktibas edildiği yazısında bunu dile getiriyor. Söz konusu Blankicilerin tek programı iktidarı ele geçirmekle sınırlı. Bundan sonrası için somut bir programları yok. Sadece radikalizm üzerine kurulu bir anlayışa sahipler. Bir devrim için belirleyici olan; devrimci güçlerin ve gerici güçlerin mevcut konumları, ülkedeki sosyal ve ekonomik krizin yoğunlaşma oranı, devrimci güçlerin iktidarı ellerinde tutup, tutamayacakları gibi nesnel şartları önemsemiyorlar. Onlar için devrimcilik sadece bir grup silahlı öncünün iktidarı zapt etmesi ile sınırlı. Dolayısıyla böyle bir anlayışın maddi bir gerçeklik temeli de bulunmuyor. Sadece radikal bir maceracılık anlayışından ibaret bir anlayış olarak kalıyor.

Alıntı:
Ape Che Engelsi Alman şovenizmiyle suçlamış...sen bu suçlamayı Engelsin Alman devrimcileri ya da halkını üstünlüğünü savunduğu temelli algılamışsın...evet Ape Che nin düşünceleri hakkında bir şey bilmiyor olabilirsin...belki kendisi de alıntılayarak değil mecazi bir anlatımla bunu sana aktarmaya denemiş olabilir...fakat bahsettiği şey bu değildi...
Söz konusu ''Alman şovenizmi'' ithamı, Engels'in, ''Gerçek Komünistler Alman Komünistleridir'' söylemi üzerinden yapıldı. Halbuki Engels Alman Komünistlerine bu payeyi, Alman oldukları için değil, onların ideolojik çizgilerinin doğruluğunu ifade etmek için vermişti. Dolayısıyla söz konusu yaklaşım üzerinden bir şovenizm vurgusunda bulunulamaz.

Alıntı:
Sonuç olarak bir örnekle bitireyim...İngiliz sömürgeciliğini Hindistan işgalinde meşru-devrimci bir güç görmek tek başına bu teorisyenleri "şovenist" yapmaz...fakat bazıları tarafından özellikle Anarşistler,Blankiciler ya da başka devrimci çizgiler tarafından şovenizme hizmet ya da destekle suçlama durumu olabilir...buna karşı yapılacak savunma Engelsin ne kadar enternasyonalist olduğu ya da koşullar gereği Hindistan da bunun gerektiği vesaire değildir...nesnel koşulların neden bu kadar belirleyici olduğunu ispatlamak-savunmaktır...yani mesele paradigmaların çatışması olmalı...yoksa tartışma anlamsız olur...
Bu da Marx üzerine yüzeysel bir okuma yapan kişilerin sıklıkla ortaya attığı ve duya duya artık ezberlediğimiz alıntı; ''İngiliz işgali Hindistan'da üretici güçleri geliştirdi''. Burada Marx sömürgeciliği olumlamıyor. Hindistan'da ki İngiliz işgalinin ortaya çıkardığı, kasıtlı olmayan bir sonucu ifade ediyor. Evet, sömürge rejiminin tüm insanlık dışı faaliyetlerine rağmen, Hindistan'da ki ilkel üretim ilişkilerinin gelişimi yönünde de etkileri oldu, diyor. Fakat Marx bunun üzerinden tüm emperyalist ülkeler, geri kalmış ülkeleri sömürgeleştirsin ve böylelikle bu ülkelerdeki üretim ilişkileri değişime uğrasın gibi bir model ortaya koymuyor. Mesela 2. Dünya Savaşı'nda Sovyetler Birliği, Nazi ordularının işgaline uğradı ve tüm ülke tahrip edildi. On milyonlarca insan katledildi. Fakat artan savaş sanayi ile birlikte ülkedeki sanayileşmenin yoğunluğuda arttı. Şimdi bu gerçekliği söylediğim zaman ''iyiki Sovyetler Birliği işgal edildi, milyonlarca insan katledildi'' demiş mi olurum? Hayır, sadece bu savaşın ortaya çıkardığı somut bir gerçekliği ifade etmiş olurum. Marx'ın Hindistan konusundaki değerlendirmesi de bu kapsamda anlaşılmaya çalışılmalıdır.
Mao Zedung isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.Mart.2018, 02:59   #27
 
ÖzgürToplumsallık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ÖzgürToplumsallık
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 11.Ocak.2016
Üye No: 54673
Mesajlar: 425
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 97
165 Mesajına 259 Teşekkür Aldı
Standart

Mao Zedong arkadaş,karşı tarafın söylediklerine değil...kendi kafanda kurduğun anlayışa göre söylenenleri eleştiriyorsun...bu noktada seninle tartışmak zorlaşıyor...fakat iyi niyetinden şüphem yok...

öncelikle ben Marksistlerin kendilerini savunmasına falan bir şey söylemedim...bunu iddia etmen de anlamsız...sözlerimde gayet açık bir şekilde Marksistlerin kendilerini nasıl savunması gerektiğini açıklamak istemiştim aslında...sen ters anlamışsın...

ben her karşı ideolojik çizgiye...teorik yetersizlik,iyi niyetlilik,anti-bilimsellik,ütopiklik vb eleştirilerin demagojik tartışma biçimleri olduğunu ifade ettim...onun yerine tartışılması gereken zihniyet biçimleri(paradigmalardır)...sen kendi düşünceni bilimsel doğru...başkasınınkini ise bilimsel yanlış olarak görüyorsan...karşı tarafa "bilimsel" değilsin diye değil...neden yanlış olduğunu açıklayarak cevap vermelisin...mesele burada doğruluk-yanlışlık...bilimsellik-ütopiklik değil...

bu anlamda başkasını bilimsel olmamakla suçlayabilirsin elbette...fakat bu karşı tarafın ideolojik çizgisine değil...onun uygulanış ve çözümleme biçimine karşı bir eleştiri olabilir...yani yöntemlerini ya da çözümlemelerini bilimsel bulmayabilirsin...fakat bir ideolojiyi ya da çizgiyi bilimsel olmamakla suçlamak abestir...

misal bir Marksist olarak başka bir Marksistin Türkiye değerlendirmesini "bilimsel" bulmayabilirsin...birisi yarı-feodal yarı sömürge der...diğeri ise kapitalist üretim ilişkileri egemen der...burada temel fark çözümleme meselesindedir ve Bilimsel bir okul olarak Marksizm açısından bir "yöntem" farklılığına işaret eder...bu yönteme uygun olarak da sen karşı tarafa itiraz edersin...

onun dışında söylediklerine gelirsem...

İşte bu şekilde bir anlayışa sahip oldukları için eleştiriyoruz zaten. Engels de bu başlık altında çeşitli cümlelerinin iktibas edildiği yazısında bunu dile getiriyor. Söz konusu Blankicilerin tek programı iktidarı ele geçirmekle sınırlı. Bundan sonrası için somut bir programları yok. Sadece radikalizm üzerine kurulu bir anlayışa sahipler.

misal bu yaptığın demagojik bir eleştiridir..hatta eleştiri değildir...o yüzden karşı çıkıyoruz...bu ne demek? sanki ortada tek bir doğru var...Blankiciler de onu kabul etmiş ama ortaya program koymayıp,radikalizm oynamışlar gibi...oysa alakası yok...

Blankicilerin somut bir programının olmadığı iddiası tartışılır...ortada bir program varki Engels bunu alıyor ve eleştiriyor...kendince yorumluyor...fakat programda hatalı bulduğu kısımlar özünde kendi çizgisinde mevcut olan gerçekliklerle ilgili...

Blanqui de Fransa nın sosyo-ekonomik durumu ve üretici güçlerinin geldiği aşama ile ilgili bir değerlendirme ve devrimin ne zaman-hangi koşullar gerçekleşeceği gibi bir düşüncesi yoktur...zira buna katılmamaktadır...Blanqui ye göre devrim...devrimci örgütün...ezilenleri örgütleyip başlattığı bir silahlı mücadele sonucunda iktidarı ele geçirip...geçici bir devrimci iktidar aracılığıyla...toplumun kendi örgütlenmesini güçlendirerek komünizme varmasıdır...buna bir program değildir demek anlamsızdır...gayet ciddi bir programları vardır aslında...nasıl örgütlenecekleri...nasıl ayaklanacakları...iktidarı aldıklarında ne yapmaları gerektiğini yazılarında anlatırlar...fakat bu iktidarın alınması için nesnel koşulların uygun olmasını beklemeliyiz demezler...zira böyle bir ideolojik zeminleri yoktur...

Anarşistlerin de yoktur...onlar bu anlayışa reformizm diyorlar...önce kapitalizm gelişecek...proletarya gelişecek...kendi içinde krizler yaşayacak...ve iktidar proletarya tarafından ele geçirilecek..ve bütün bunlar nensel koşulların toplumsal iradeyi "zorlamasının" bir sonucu olarak gelişecek...böyle bir şeye inanmamış olmaları...ve ona karşı kapitalizmin gelişmesini değil de kendi sistemlerini kurmaya çalışmaları...onları "ütopik" yapıyorsa burada tartışılması gereken bir şeyler vardır

yani onların zihniyet biçimleri Marks-Engels gibi değil...toplum bilimi(sosyoloji) anlayışları da aynı değil...eleştiri sundukları bir şey üzerinden onları anti-bilimsel olarak değerlendirmek hangi aklın ürünüdür...bu mümkün müdür bu bile tartışmalı...

Söz konusu ''Alman şovenizmi'' ithamı, Engels'in, ''Gerçek Komünistler Alman Komünistleridir'' söylemi üzerinden yapıldı. Halbuki Engels Alman Komünistlerine bu payeyi, Alman oldukları için değil, onların ideolojik çizgilerinin doğruluğunu ifade etmek için vermişti. Dolayısıyla söz konusu yaklaşım üzerinden bir şovenizm vurgusunda bulunulamaz.

öncelikle neden "Alman" komünizmi denmiş hiç sorguladın mı? yani neden bir etnik sıfat ile ifade edilmiş...neden bizlerden öğrenmeliler diye dememişte "Alman komünistlerinden" öğrenmeliler demiş...

zira Alman "komünistleri" olarak kendileri farkındalar...kapitalizmin az geliştiği bir ülke olarak...ara istasyon olarak gördükleri burjuva devrimi ve gelişimine destek sunmaları gerekiyor ki...buradan komünizme ulaşabilsinler...

Fransız proletaryası öyle mi...her an devrimci durumu yaşıyor...her an devrimci durumu yaratmak için silahı eline alıp direniyor...

Ape Che burada Alman şovenizmi iddiasında bulunmakta çok da haksız sayılmaz...Engels kendini savunurken "Alman" komünizmi iddiasıyla aslında Almanya daki sosyo-ekonomik koşulların geliştirdiği komünist bilinç ile...Fransa daki sosyo-ekonomik koşulların yarattığı komünist bilinci kıyaslıyor...Almanya daki komünistler burjuva iktidarının yayılıp gelişmesi için destek sunarken...Fransız komünistleri bunu önemsemeyip ayaklanıyorlar...

yani burada bir devletin bakiyesindeki bir komünist aklı öne çıkarma anlayışı var...ve gerçekleşende Almanya da burjuva iktidarının gelişmesine ön ayak olan komünistlerin ön plana çıkarılıp...aynı haltı işlemeyen Fransız komünistlerin yerden yere vurulması...tabii ki bu Almanların üstünlüğünden kaynaklanmıyor...fakat nesnel koşulların olgunlaşması için Almanya da burjuvaziye destek veren komünist anlayışın başka bölgelerde aynı süreci işletmeyen komünistlere "komünistlik" dersi vermesinden kaynaklanıyor...onu tek bilimsel süreç...diğerlerini ise iyi niyetli,eğitilmesi gereken ve hatta ütopik gören yaklaşım...işte bu bir devletin bakiyesindeki komünistleri öne çıkarma durumudur...başka tarafta savaşanlara da çamur atma durumudur...

sonuncu olarak da...

Hindistan meselesine ilişkin söylediğine karşı bir şey söylemedim...Marksı sömürgeci de ilan etmedim,etmem...söylemlerin doğru bulmam ama bunun nedeni devrim anlayışımın Marks gibi olmamasıdır...

üstelik verdiğin 2.Dünya Savaşı örneği ise kötü bir örnek olmuş...evet somut koşullar noktasında haklısın fakat burada tartışılan şey bir sistem olgusudur...yani İngiltere eninde sonunda Hindistanı ele geçirecek tarzı somut bir koşuldan değil...İngiltere nin orada kurduğu sömürgeci egemenliğin "ilerici" yönünden bahsetmektedir asıl olarak...zaten kim ne diye İngiltere nin Hindistanı işgal etmeyeceğini iddia edebilir ki...

yani Nazi ler SSCB ye savaş ilan ettiğinde...ve SSCB de sanayileşme yoğunlaştığında(ki savaş aynı zamanda çok büyük bir yıkıma da yol açmıştır bu mantıkla aslında ciddi bir gerileme den de söz edilebilir) ...Nazilerin bu savaşı "haklı" mı olmalıdır yani...fakat İngilizlerin Hindistan üzerindeki egemenliği tarihsel şartlara göre haklı bir eylem olarak hatta devrimci bir eylem olarak görülebiliyor...

Kısacası burada yaptığın benzetme doğru değil...fakat sen benim herhangi bir liberal ya da klasik bir anti-marksist gibi olaya yaklaşıp Marksın Hindistan çözümlemelerini eleştireceğimi zannettiysen yanılıyorsun...Hayır öyle yapmam..ben Marksı kendi ideolojik çerçevesinde...sunduğu paradigma üzerinden eleştirmek isterim...kendi düşüncelerim üzerinden bir çözümlemeye bakıp bu "anti-bilimseldir" dersem zaten kendi söylediğimle çelişmiş olurum...

Bunu da yapmak istemem...

Teşekkürler cevap verdiğin için...
ÖzgürToplumsallık isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.Mart.2018, 03:12   #28
 
ÖzgürToplumsallık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ÖzgürToplumsallık
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 11.Ocak.2016
Üye No: 54673
Mesajlar: 425
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 97
165 Mesajına 259 Teşekkür Aldı
Standart

komüniter ve Akseymen arkadaşlara ve başka forumlardaki okuyuculara...

öncelikle ben Ape Che nin iğneleyici ve dahi mecazi konuşmalarına katılan biri değilim...fakat kendisinin ne demek istediğini en azından anlamaya çalışıyorum...yani bu insan bir "deyyus" demiş başka yerde Mussollini gibi demiş...bu forumda Stalin-Troçki meselesi...Anarşistler-Marksistler meselesi...Kronştad meselesi üzerine yapılacak bir tartışma içerisinde geçebilecek...çok daha ağır itham ve hakaretler mevcutken...tarihte bunlar yapılmış ve hatta şiddete dahi başvurulmuş...fakat bunlara rağmen bir ortaklaşma sürecinde yer alınabiliyorken....Ape Che nin ettiği laflara takılı kalmak bence anlamsız...ne anlamda söyledin diye sorasınız...kendisi gerçekten hakaret etti mi etmedi mi bunu tartışabilecek bir seviyeye sahiptir size söyler...ki söylemiştir...

Ben şimdi Ape Che ye ne diyeyim...Ape musluğun ağzını çok açma mı diyeyim...arada çizgiyi aşıyorsun geri bas mı diyeyim...

Fırtına Kuşu konusunda haklısınız...ona bunları deme hakkına sahiptik zira aynı haltı üst üste işliyordu...

Ape Che nin yazma stiline ve cevap tarzına bakıp bunları gerçekten "hakaret" anlamında söylediğine inanıyorsanız sizleri bilmem...ben çok öyle düşünmüyorum

burada hakaret meselesi tartışılır...politik tespit ve buna karşı ithamlar da olabilir bunlarda tartışılır...Ape Che nin söylediği sözler "hakaret" mi yoksa "itham" mı derseniz...bence ithamdır ama altını doldurursan...doldurmadığın vakit hakaret olarak anlaşılır karşı tarafa çatmış olursun...

Ben bunu yapmıyorum diye...ve yapmayı savunmuyorum diye...Ape nin görüşlerine ek olarak bir savunma yapmam...Ape nin her dediği lafı da onaylayacağım anlamına gelmiyor...

forumun ihtiyarı olarak görün ve her dediği lafın üstüne gidin o zaman ne diyeyim
ÖzgürToplumsallık isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
ÖzgürToplumsallık Adli üyeye bu mesaji için Teşekkür Eden 2 Kisi:
Alt 23.Mart.2018, 04:13   #29
 
Apé Che - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Apé Che
İŞÇİ...
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 13.Temmuz.2007
Üye No: 4
Mesajlar: 8,192
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 6,444
2,079 Mesajına 5,906 Teşekkür Aldı
Standart

ÖzgürToplumsallık iyi açıklamıssın da. Şu "İhtiyarın üstüne gidin" lafı olmamış.

Yoruldum artık.

Kimse üstüme gelmesin.

Ama bu yorgunlukta bile Marks'ın tipini beğenmeyip de açlığını giderdiği için arkadaşlığa aldığı şu kapitalisti yine de sevmiyorum.

Geçmişten gelen şu mektuplar yavaş yavaş açıklıyorlardı. Fakat ne olduysa birden Rus tarafı bazı mektupları açıklamaktan vaz geçti. Tabi Almanlar da.

Engels Alman şovenisti olsaydı almanlar bütün mektuplarını çarşaf çarşaf dökmezmiydi?

Demi?

Acaba diyorum, o zamanda Lenin'in Karl ve Rosa üstünden Engelse küfür ettiği ortaya mı çıkardı?
Kimbilir...
Marksizmin duayeni Kautsky için binbir "duaları" ard arda sıralayanın sağı solu bellimi olur.

Neyse...
Bu Almanlar gerçekten iyi birileriymiş.
Büyük Britanya için "güneşi batmayan ülke" diyenler b.k yemiş. Güneşi batmayan, dünya Devrim tarihini hallaç pamuğu gibi atıp paçavraya çevirenlerin tamamı Alamanyalı.

Bunların çevirileriyle Lenin'i tanıyıp,yaptıkları Kapitalizmin eleştirileri-tespitleriyle sosyalist devrim yapacak, Komünizme ulaşacaktınız.
Yani Fransa'da "72 günde olsa" denenmiş olana.

Ah Fransızlar. Bir de proğramınız olsaydı, 75'i bilmem ama kesin 74 gün yaşatırdınız Komün deneyimini

Kafam bozuldu...
Ulan hıyar ağası... (Kimsenin şahsına değildir bu argo terim)
Senin Marksist Lenin'in 200 milyonluk Rusya'da sosyalist Devrim yapıyor, (Daha doğrusu ne yaptığını da bilmiyor) sonra Krupskaya'ya soruyor; "Devrim yaptık,Devleti yıktık. Yerine ne koyacağız?"

Blanquistler proğramsız ya Marksistlere göre?

Tıpış tıpış Çar'ın devlet kadrolarını geri çağırıyor. Yiyim sizin proğramınızı.

Tabi gidip de gelen DEVLET, 72 günü çarpanıyla hesaplayıp,72 yıl sonra cehennemin dibine gönderiyor "Proğram sahibi Sosyalist sistemi"

İki arada bir derede kalmış Lenin ne yapsın bu işe? Teorisi Marksizm,Pratiği Blankici. bir elma ile beş kapitalizmin eleştirisi bir doğru etmiyor

Bu olaya; "Laf yapma elinde ne var onu göster" diyorlar.

Yani Komünist Devrim yaptınmı?

Bak elin Kürdü babalar gibi bastığı her yere Komünal tohumu serperek yürüyor.

Sen?







______________________________________________________


TARİHTE ZORUN ROLÜNÜ EN DOĞRU OLARAK KAVRAYARAK DEVRİMCİ ŞİDDETİ PROLETARYANIN HİZMETİNE ÖRGÜTLÜ OLARAK VERENLERİZ.

Bu büyük devrimci komünistin çalışma biçimini zamanımızın sınıflar mücadelesine en uygun ve en doğru cevabı olarak kabul ettiğimiz için BİLİMSEL SOSYALİZMin kurucuları tarafından da tastik edildiği için

Bizler
BLANQUİST Devrimci Komünistleriz !




Apé Che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Apé Che Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Alt 23.Mart.2018, 11:57   #30
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,810
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 505
400 Mesajına 1,053 Teşekkür Aldı
Standart

Blanquistlerin programı yok geçiniz bu hezeyanı,bay engels ve Marx nryin üzerine çözümleme yaptı eleştirdi.

Blanquistler darbecididir,bu olguda hezeyandır,darbecilik devleti deveran ettirene denir.Blanquistlerin önderliğinde KOMÜN kuruldu.

Blanquistler dar kadro örgütüdür.İşte bu yalanın daniskasıdır 43.000 bin Blanquist militan vardı.Leninin fedaileri bile 22.000 civarındaydı ne dar örgütü,ne darbecisi.Kaldıki Bu işi en profesyonel yapan Lenin değilmidir?Lenin bize devrimciler örgütü verin rusyanın altını üstüne getirelim diyen değilmidir.Aynı Lenin başarısız ayaklanmadan sonra bu sözleri kendine yediremeyip kendini ateşten çemberden geçitirterek özeleştiri yapan değilmidir.

Birileri çıkıyor darbeciydi ufak azınlığın terörist örgütlenmesi diyor birileride bunu yiyor.(Leninde yemiş ama pratik öğretilerden vazgeçmemiş doğru bildiğini okumuş.)
Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.Mart.2018, 12:27   #31
 
Mao Zedung - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mao Zedung
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Şubat.2018
Üye No: 55390
Mesajlar: 72
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10
21 Mesajına 30 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Gudrun Nickli Üyeden Alıntı

Blanquistler dar kadro örgütüdür.İşte bu yalanın daniskasıdır 43.000 bin Blanquist militan vardı.Leninin fedaileri bile 22.000 civarındaydı ne dar örgütü,ne darbecisi.
Evet haklısın, Lenin 23 bin fedai ile (!) Rusya gibi dünyanın en büyük ülkelerinden birisinde devrim yaptı! Gerçi kadro sayısı üzerinden hangi hareketin toplumda daha fazla kitleselleştiği sonucuna varabilen birisinin böyle saçma sapan bir çıkarımda bulunmasını yadırgamamak gerek.

Bolşevik devrimi, öncü bir azınlığın değil, sınıfsal bir devrimci atılımın ürünüdür. Tabi burada kitlelerden kopuk bir grup silahlı öncü anlayışını eleştirirken, bunun karşısına Lenin'in deyimiyle halkın ''yapmacık bir çoğunluğunu'' koymuyoruz. Ya da kafa saymıyoruz. Hareketin sınıfsal niteliğini, bir sınıfa dayanışını ve bu sınıfın öncü gücünü ifade ediyoruz.

Lenin'in ifade ettiği şekliyle; ''Başarmak için, ayaklanma bir komploya değil, bir partiye değil, ama en ileri sınıfa dayanmalıdır. Birincisi bu. Ayaklanma halkın devrimci atılımına dayanmalıdır. İkincisi bu. Ayaklanma, yükselen devrim tarihinin, halkın ileri saflarının etkinliğinin en büyük olduğu, düşman saflarında ve devrimin güçsüz, kararsız, çelişki dolu dostlarının saflarında duraksamaların en güçlü olduğu bir dönüm noktasına dayanmalıdır. Üçüncüsü de bu.Marksizmin blankicilikten ayrılması sonucunu veren üç koşul işte bunlardır.''

Lenin bunları Ekim devriminin arefesinde yazmıştı. Lenin öncelikle devrime yön verecek temel niteliğin herhangi bir kişi veya parti değil ( burada parti ve öne çıkan liderlik mekanizmasının önemini inkar etmiyorum yanlış anlaşılmasın), sınıf olduğu gerçeğini vurguluyor. Yani hareket işçi kitlelerden kopuk değil, onun devrimci atılımının bir ürünü. İkincisi ise sözünü ettiğim nesnel ve mevcut şartların tahlilinin önemini ortaya koyuyor; devrimci safların en güçlü, karşı devrimci safların ise en zayıf ve kararsız olduğu dönem... Zaten bu yüzden 3-4 Temmuz'da iktidarı ele geçirebilmek için bir fırsat doğmasına rağmen Bolşevikler harekete geçmiyor. Çünkü, iktidarı ele alsalar bile ellerinde tutabilecekleri şartlar henüz oluşmuş değil.

Bu sebeple Blankicilere has özellikleri, Leninistlere yaftalamaya kalkma boşuna...
Mao Zedung isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.Mart.2018, 12:39   #32
 
Mao Zedung - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mao Zedung
Üyeliği durduruldu
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 15.Şubat.2018
Üye No: 55390
Mesajlar: 72
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 10
21 Mesajına 30 Teşekkür Aldı
Standart

Alıntı:
Apé Che Nickli Üyeden Alıntı


Senin Marksist Lenin'in 200 milyonluk Rusya'da sosyalist Devrim yapıyor, (Daha doğrusu ne yaptığını da bilmiyor) sonra Krupskaya'ya soruyor; "Devrim yaptık,Devleti yıktık. Yerine ne koyacağız?"

Blanquistler proğramsız ya Marksistlere göre?
Lenin'in Nisan tezlerini okursan bir programa sahip olup, olmadıklarını görürsün.
Mao Zedung isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.Mart.2018, 13:01   #33
 
ahmetmehmed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ahmetmehmed
Aktif Üye
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 22.Mart.2018
Üye No: 55407
Mesajlar: 35
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 0
8 Mesajına 10 Teşekkür Aldı
Standart

"Blankistler" nerede başarılı oldu?

Biri çıkıp blankistler şunu "başardı" diyebilir mi?

Blankistler bana göre "ittihatçılara" benziyor.

Mesela "Babıali baskını" bana göre basbayağı blankist bir eylemdir.

Peki başarıya ulaştı mı?

Hayır zira bu baskının toplumda herhangi bir karşılığı yoktu.

İttihatçıların sonuda zaten sadece kendileri için değil bütün halklar için "trajedi" oldu.

Kürtler meselesine gelince.

Öcalan malum "pragmatiktir".

"Kemalizmi" övdüğü dönemlerde vardı.

"AKP'ye ben kurtardımda" demiştir.

Yani Öcalan yarın liberalde olabilir.

Bunuda eleştirmek saçma.

Zira kürt hareketi bir sınıf hareketi değildir.

Bir ulusal kurtuluş hareketidir.

Kemalistlerin sosyalistlerle "yakınlaşması" gibidir kürt hareketinin sosyalistlerle "yakınlaşması".

İdeolojik değil "faydacı" bir yakınlaşmadır bu.....
ahmetmehmed isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.Mart.2018, 19:14   #34
 
Nikolai Kibalchich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nikolai Kibalchich
Komün
Kullanıcı Profili
Üyelik tarihi: 03.Ocak.2009
Üye No: 16650
Mesajlar: 1,810
Teşekkür Grafikleri
Ettiği Teşekkür: 505
400 Mesajına 1,053 Teşekkür Aldı
Standart

Mao Zedong arkadaş,

Dünyanın en büyük ülkesi doğrudur.Yalnız iki şehirden,işçi mahalleti eksenli kadro üretiminin örgütsel içkinliğinin,planlı terörist pratiği sonucu devrim yapıldı(olmadı).Rusyada çar iki şehir üzerinde ayaktaydı bir ayağı kırık şekilde idi,boşevikler sağolsunlar.Avrupadaki devlet ile Rus tarzı farklıdır,avrupa mekansal olarak mukayase edilemeyecek kadar küçük,ayrıca çok etmenli faktörler yüzünden devlet orada ahtapot gibi.

Aynı Lenin,Narodnik gibi yaftalanmaktanda gurur duyuyordu ve o komplocu teröristlerin çoğunluğunu kendi örgütü içine çekmeyi başardı.Stalin Ve Lenin'in Bolşevik partiyi tanımlarından biride "Önderler Örgütü" betimlemesidir.

İsa aşkına tanrı aşkına lütfen!!,üniversiteli öğrencilerle ilişki kurun silah bulun,bomba bulun diye yakaranda Lenin idi.Ayaklanma kaçtı.

Bolşevik örgütlenme,toplumun atomlarına kadar gitmeyi başarmıştır. İşçi,köylü,asker, ezilenler ve sistemi yıkmayı hedefleyen tüm grup ve bireyleri örgüte,adeta görünmeyen halkalarla bağlamayı başarmıştır,bu halkaları gerilince biriken enerjiyle devrim yapmayıda başarmıştır.

Binlerce kez Blanquist diye yaftalanan Lenin öncülüğünde Bolşevikler, yaftalayanlar ozamanın en itibarlı Marksistleri, ayrıca Marx,Engels kitabelerini rusçaya çevirmiş çevirmenler,başta Phleanov. Benim yahut başka birinin Leninizme böyle birşey eklemeye niyetim yok.Leninin biçimlendirdiği model, tahritabı namümkün üstün bir hal.
Nikolai Kibalchich isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Nikolai Kibalchich Kullanicisina Bu Mesaji Için Teşekkür Edenler:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com