Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu  

Ana Sayfa Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Go Back   Sosyalist Forum - Sosyalizm Okulu > SİYASET > Dünya Ekonomisi ve Krizleri

Dünya Ekonomisi ve Krizleri Dünya kapitalist ekonomisi haberleri


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Yunanistan Neden Ekonomik Krizde?
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
1318
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 30.Haziran.2015, 12:23   #1
 
FıratınSuyu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
FıratınSuyu
Okuyucu
Kullanıcı Profili
Üye No:
Mesajlar: n/a
Teşekkür Grafikleri
Standart Yunanistan Neden Ekonomik Krizde?

Aşağıda Yunanistan ekonomisinin en önemli göstergelerini içeren 7 tane grafik sunuyorum. Bu grafiklere bakarak Yunanistan’ın bugünkü duruma niçin düştüğünü kısaca yorumlar bölümüne yazar mısınız? Yorumlar yazıldıktan sonra ben bu yazıya geri dönerek yazının altına kendi görüşümü yazacağım. Kendi görüşümü yazarken yorumunu beğendiğim okurlarımın görüşlerinden de yararlanacağım. Bakalım hangi noktalarda aynı şeyleri yazacağız?







Analiz için ipuçlarına ulaşmak (ekonomik krizin incelenme şekli olay yeri incelemesine benzer)
Bir cinayetin işleniş biçimini anlamak için olay yeri incelemesi yapmak gerekir. Bunu tam anlamıyla yapabilmek için kimse müdahale etmeden olay yerine gidip, inceleme yapmak ve varsa kanıtları toplamak gerekir. Olay yeri incelemesi yapacak olan detektif ve/veya adli tabip çok dikkatli ve titiz davranmalıdır. Ayrıca kendisini ön yargılardan kurtarmış olmalı ve analitik bakış açısına sahip olmalıdır. Ne kadar çabalanırsa çabalansın hiç bir cinayet, iz bırakmayacak kadar mükemmel değildir. İnceleme mükemmel yapılmışsa mutlaka bazı izler bulunur. Eğer incelemeyi yapanlar zor bulunan izleri bulmakta beceriksizce davranırlarsa, olayın öncesini ve sonrasını iyi araştırmazlarsa, cinayet aydınlanmadan kalabilir. Olay yeri incelemesi bittikten sonra detektif, o verileri ve sonradan çıkacak olan laboratuar incelemesi sonuçlarını da alarak işin önünü, arkasını inceleyerek, akıl yürüterek sonuca varmaya çalışır.

Bir ekonomik krizin nedenlerini anlamak için olay yeri incelemesi yapmak gerekebilir ama şart değildir. Asıl olarak eldeki verileri incelemek gerekir. Ekonomik krizin nedenini büyük ölçüde anlayabilmek için nerede olunursa olunsun sağlıklı verilere ulaşmak yeterlidir. Verileri inceleyecek olan iktisatçının her türlü ön yargıdan uzak olması ön koşuldur. Aksi takdirde olayın iç yüzünü anlayamaz. Takıldığı ön yargılar onun krizin gerçek nedenini bulmasına engel olabilir. Hatta bazen bazı veriler, ön yargıyla konuya yaklaşanları destekler ve yanlış yola girmesine neden olur. Verilere bakarak sonuç çıkarmak mümkün olsa bile işin derinliğini anlayabilmek için krizin çıktığı toplumun yapısını, tarihini, sosyolojisini, siyasal ve kültürel eğilimlerini incelemek, eldeki verileri doğru analiz ederek daha doğru sonuçlara varmayı kolaylaştırabilir.

Okur yorumlarının genellenmesi:
Yorumları toparlamaya çalışırsak Yunanistan’ın bugünkü durumuna düşmesinin temel nedenlerini kabaca şu başlıklarda gruplandırabiliriz:
(1) Tasarrufların artırılamaması: Tasarruflarda yaşanan düşüş, yatırımlarla aradaki farkın açılması, yani cari açığın giderek büyümesi. İkiz ve üçüz açıkların (bütçe açığı, cari açık ve yatırım tasarruf açığı) ortaya çıkması.

(2) Kamu açıklarının düşürülememesi: Bütçe açıklarında başlayan artışların bütçe dengesini bozması. Maaş ve ücretlerin yüksek olmasının kamu açıklarında artmaya neden olması. AB fonları desteğinin devletin harcamalarını artırmasına yol açması. Borçlanmaya ağırlık vererek geleceği satıp gününü gün eden bir ekonomik model uygulanması.
(3) Üretim - tüketim dengesinin bozulması: Üretmeden tüketimin artırılması. Olimpiyatlara yapılan büyük harcamaların karşılıksız kalması.
(4) Yatırımların doğru yönlendirilmemiş olması: Dış borçlanmanın doğru yatırımlara yöneltilememesi. Yunanistan’ın savaş ekonomisine ağırlık vererek verimli yatırımlara girmemesi.
(5) Drahmiden Euro’ya geçişin yarattığı sıkıntılar: Para birimini değiştirip Drahmiden Euro’ya geçmiş olmaları. Euro’ya geçiş sonucu bağımsız para politikası izleme seçeneğinin yitirilmesi.

Bu şekilde toparlayarak özetlediğim yorumlar, okurların, yukarıda sunduğum grafiklere bakarak, Yunanistan’ın reel üretim anlamında yeterince üretim yapmayan, buna karşılık ürettiğinden fazlasını tüketen, bu nedenle üçüz açık veren, açıklarını da borçlanarak kapatan bir ekonomi olduğu izlenimi edindiklerini anlatıyor. Bu görüşlere ek olarak Yunanistan’ın Euro’ya girişinin bağımsız bir para politikası izlemesine engel olduğunu ve krizin çıkışını değilse de durdurulmasını önlediği görüşü öne sürülüyor.

Yukarıda özetlediğim yorumlarla aynı kategoriye girmeyen (aykırı) görüşleri de üç başlıkta toparlayabilirim:
(1) Asıl suçlu kapitalizm ve/veya (paralarını yurtdışına çıkaran) Yunan sermayesidir.
(2) Yunan halkının tembelliği bu sonuca yol açmıştır.
(3) Borç verenlerin de suçu vardır.


Bu aykırı görüşlerden ilk ikisinde doğruluk payları olabilir ama bunların bu çapta bir krize yol açma yeteneğine sahip olabileceğini düşünmüyorum. Borç verenlerin kusuru meselesine gelince ilk bakışta doğru görünen bir yaklaşımdır bu. Eğer gidişatı gördükleri halde borç vermeye devam etmişlerse borç verenler de kusurludur. Yalnız ben, Yunanistan krizinin ilk çıktığı dönemlerde gazetelerde çokça yer alan bir konuyu hatırlıyorum. O dönemin gazeteleri Yunanistan’ın istatistikleri çarpıttığını, birçok veriyi olduğundan iyi gösterdiğini yazıyordu. Hatta IMF ve Avrupa Konseyi de kendilerine sunulan verilerin çoğunun doğru veriler olmadığını sonradan anladıklarını ifade ediyorlardı. Dolayısıyla kusurun bir bölümünün de borç verenlerde olduğunu söylemeden önce bu iddiaları da dikkate almak gerekir diye düşünüyorum.

Yorumlar içinde en fazla dikkatimi çekeni Hakan Eryalman’ın yorumu oldu. Bu yorumu buraya aynen alıyorum:

“Tablodaki veriler şunlar: (1) Tasarruf ve yatırım azalıyor. (2) Büyüme azalıyor. (3) işsizlik artıyor. (4) Enflasyon azalıyor. (5) Bütçe açığı artıyor. (6) Kamu borcu artıyor. (7) Cari açık artıyor.
Yorumlar: (1) Her ne kadar ikisi de azalsa da tasarrufa göre yatırım yüksek. Bu durumda sermaye yetersizliği borçlanma ile karşılanmış. Borcun maliyeti sürekli artarken yatırımlar azalmış. Tasarruf azlığı, tüketimin çok oluşu ve yatırım için gereken kredinin borçlanarak sağlanması temel sorun. (2) Yatırımın azalması büyümeyi azaltıyor. Üretime dayalı büyüme olmadığı gibi tüketime dayalı büyüme de yok. Bu durum, harcamaların ekonomiyi tetikleyen alanlara yapılmadığını ve belki de sadece mamul ithalatından ibaret olduğunu gösteriyor.
(3) Harcamaların ekonomiyi tetiklememesi ve tasarruf azlığı nedeniyle yatırımın azalması yeni iş alanları açmadığı gibi mevcut iş alanlarının da azalmasına neden oluyor.
(4) Enflasyon azalıyor. Euro bölgesi kuralları nedeniyle euro basmak mümkün olmuyor. Kendi para birimi olmadığı için duruma göre politika belirleyemiyorlar. Normal şartlarda enflasyon da olması gerekirdi. Böyle olsaydı, tüketim reel olarak azalacaktı.
(5) Memur ve maaş fazlalılığı nedeniyle üretim olmamasına rağmen kamunun sabit gider kaleminde azalma yok. Yani gelir azalırken gider azalamıyor. (6) Devlet kaynak ihtiyacını borçlanma ile karşılıyor. Devletin kasasında para yok, para basamıyor ve üretim de yok. Tek yol borçlanma. (7) Ekonomide katma değeri ve rekabet gücü yüksek üretim yok. Hizmete dayalı. Millet olmayan parasını yurtdışına harcıyor.”

Hakan Eryalman’ın yorumları bu görünüme bakarak benim yazmayı düşündüğüm yorumları büyük ölçüde içeriyor. O nedenle ben de aynı şeyleri bir kez daha yazmayacağım. Eryalman bu grafiklerden çıkarılması pek de mümkün olmayan bazı ek çıkarımlar yapmış. Örneğin 7 numaralı yorumunda yer alan “Ekonomide katma değeri ve rekabet gücü yüksek üretim yok. Hizmete dayalı. Millet olmayan parasını yurtdışına harcıyor” ifadesi doğru bir ifade de olsa, bu grafiklerden çıkacak bir yorum değil. Bu ifade, olay yeri incelemesinin öncesinde veya sonrasında ek çalışma yapan detektifin yapabileceği yoruma benziyor.

Bazı yorumlarda ürkek de olsa dillendirilmiş bir ifade var: Yapısal reformlar. Bence bu yorum ürkek olarak değil açık ve net olarak dile getirilmeli. Yukarıda çeşitli nedenlerle değindiğim gibi bu yorum da bu grafiklerden çıkmaz. Bu yorum, olsa olsa olay yeri incelemesinin öncesinde veya sonrasında ek çalışma yapan detektifin yapabileceği yorum gibi bir ifade niteliği taşıyor. Bu tür bir ek inceleme bize Yunanistan’ın yapısal reformları yapmamış olduğunu net olarak gösteriyor.

KENDİME YAZILAR - Mahfi Eğilmez yazıları: Yunanistan Nasıl Bu Hale Düştü?
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Çark Dönecek Çekiç Vuracak Sosyalist İktidar Kurulacak!
Saat...


Powered by vBulletin | Hosted by Linode.com